“Söylemek iki türlü olur: Konuşarak ve susarak.”
★
The Bowery Presents

PR's Tumblrdome
Lint Roller? I Barely Know Her
Sade Olutola
ojovivo
The Stonewall Inn
No title available
cherry valley forever
official daine visual archive
Monterey Bay Aquarium
🪼

roma★

@theartofmadeline
No title available
Claire Keane
EXPECTATIONS
The Bright Sessions

No title available

Product Placement
seen from Italy

seen from United Kingdom

seen from France

seen from United States

seen from Australia

seen from Colombia
seen from Colombia
seen from United States
seen from United Kingdom

seen from France
seen from Iraq
seen from Kazakhstan

seen from Malaysia

seen from Congo - Kinshasa

seen from Singapore

seen from T1
seen from Maldives
seen from Pakistan
seen from Indonesia
seen from United States
@senelizam
“Söylemek iki türlü olur: Konuşarak ve susarak.”
Artık kimseyi kaybetmekten korkacak kadar sevmiyorum.
''Hala kırmızı kalabilmiş bir kalple, üzeri tozlanmış bir ciğerle, hafif sararmış parmaklarla,.....
Bir gün seninle aynı yatakta uyumanın hayali bile sarhoş edercesine.
Kelimelerin elleri var Eliza.. Kâh yüzümü alıyor avuçlarına,kâh şah damarından tutuyor kalbimi.. Kâh hevesimi bırakıyor kursağımda kâh dinsizleştiriyor tövbelerimin cümlesini, aminlerin peşi sıra.. Peki Sen Nerdesin? Kelimelerin ayakları var Eliza.. Perspektif bir resim çiziyorlar gözlerimin değmediği boşluğa..Ağır aksak kaçıyor harflerin minnacık kalıyorum ardında..Son sürat yakalanıyorum küfürbaz çevirmelerine.. Dönüp dolaşıp bana geliyor laflar, ne yaptımsa olduramıyorum adımı hiçbir şeyin./Peki Sen Nerdesin? Aynaların seslendiği uçurumdayım şimdi Eliza…Ilık bir rüzgarın teninde dağıt saçlarını..Hesaba katma yıl-dız/ların saçlarına devrilen aklığını..Sen Yaşlısın, göğsünde bir ağrı telaşı.Gözlerin tüm coğrafyaların an değmemiş toprağı..Nabzım kalp yetmezliğinden öldü benim Eliza.. Biraz şizofreni biraz alzaymır histerisi..Nasılsa Ölü sayım benimkisi.. Suyun hallerinden bahset bana Eliza.. Hangi haldeysem o kadar yıl eritelim kaskatı kesilen yamalarımızı, zamanın havanında./. Öfkene karışmıyorum nicedir…/ Kızıl öfkenin ufukları doğmadan atıyorum kendimi sokağa..Onlar sarılabiliyorlarken sana, kapının önünde sigara içiyorum bana aldırma..Ne haldeysem öyle kalışım bu yüzden sokağının başında…İçimdeki acının cesareti de bu yüzden.. Gece çıktığım yollar gelirken yoruluyor.. Nereye gitsem biraz senden geliyorum .. üstelik yorgunum Eliza.. Bir manası yok bunun yine de.. Peki Sen NERDESİN ELİZA?
Çirkin harflerle yazan parmaklarını merak ediyorum./. Aklıma geliyor baş parmağında derin iz bırakan kırmızı bıçağın keskin dudağı.. Acıyorum Eliza. /.
dünyanın en güzel görüntüleri
Niye çağırdın beni İstanbul (?) Annem ağlar geride, evimin ortağı çok.. Adımlarımda Hüzzam./. Ah sırtımda elin yok.\ O yakadan bu yakaya söyledim şarkıları, Sor istersen Galata'ya yediğim vurgunları(?) Kızkulesi'de bilir içimdeki yangınları..\ Nedir sendeki kibir, Öldürdün tüm duyguları (?)..\../
Heralde en sevdiğim
gitmesinin en kötü yanı da geri hiç dönmeyecek olması mı yoksa çevrende seni bir an bile kendi kendine bırakmayacak insanların olması mı bilememek
Yerin yüzüne tırmanırken kırılan hayallerin tırnak uçları da sevdaya dahil mi(?)
dahildir heralde.
Her/halde dahildir .../
Demek sen Kız kulesi , ben Galata,
Sen orta şekerinde kahvenin, ben çayı şekersiz içerim../
Yorgun kalplerin, acılı gecelerin, morali bozuk insanların yada sadece bir tepeden gökyüzüne bakarken hissedilen o anlatılamaz duyguların iç dökümü../
Ruhumun tozlanmış anılarını siler gibi... Tüm tabularımı ve putlarımı kendi eliyle yıkar gibi... Sesi şiir gibi...
Beni çok seveceksin, kalbimdeki ağrıyı seveceksin, Kavgayı vereceğim sana,seninle kavga edeceğim, kavgayı bende seveceksin.. Başımı ağrıttı hırçınlığım, Üstelik hiç kalmadı seninle içmeye bile sigaram... Mesafelerin ben taaa alnından öpeyim.. Neysee Eliza,sustum..
Güldüğünde avuçlarıma dökülen yıldızlar,
Ağladığında küfrün ana dili olan şarkılar ezberledim Eliza../
Sen bir Zümrüd-ü Anka, ben kanadında takılı aptaal çocuk..
Beni sana terk ettiğin bu diyarda,çok tuzlu susuyorum sana Eliza../
Kaç promil seversin beni yüreği aşkolik kadın../
Bahar gelmiş Eliza,gözlerini görünce anladım bahar gelmiş memleketime../