Şu an her şey yolunda gözükebilir. Herkese "hava hoş" olabilir. Savaşta ölen kadın ve çocuklardan habersiz olabiliriz. Ama bu olmadığı anlamına gelmez. Dünya çoğu birey için hala katlanılamaz seviyede acımasız, adaletsiz ve çekilmez. Sömürgecilik hala sürmekte. Sömürgeciliğin can almasıyla birlikte hayatta kalanların da yaşamaya devam ettikleri ortam büyük zorluk teşkil etmekte. Emeklerin sömürüsü de unutulmamalı. Çocukların çalıştırılması, kölelik çok acımasızca. Zor şartlar, açlık, köle muamelesi, eğitimsizlik. Toplumun ve devletin yükü olan bu zorluklar çocukların üzerine kalmakta. Yoksulluk, her türlü ziyanı beraberinde getirmekte. Bunların geneline baktığımızda benimle birlikte okurlarımın da "dünya düzeni" denen şeyin yürürlükte olmayan bir kavram olduğunu düşüneceklerine inanmaktayım.
Dünyada" çocuk olmak " eğer doğduğunuz coğrafyadan yana şansınız yoksa olabildiğine zor. Anne karnından doğduktan bu yana doğru dürüst protein, vitamin tüketemeden, eğitim göremeden başlarına bombalar yağan bireylerle aynı dünyada yaşıyoruz. Bu dünyada köle olan çocuklar var. Bu dünyada yemek nedir tadamayan, huzur nedir hissedemeyen, ev bilmeyen çocuklar var. Sömürülen ülkelerinde hayatta kalmaya çalışmak zorundalar.
Şimdi ne söylemem gerek bilmiyorum, neye bağlamalıyım bunca acınası hazneyi bilmiyorum. Durumu bir de sömürgecilik yapmak uğruna, üç karış toprak uğruna milyonlarca çocuğun hayatını kabusa çeviren devletlerden dinleyelim...
-Serpil Düzgün















