Siyah hastalık...
O her şeyi kendi yanından görüp almak istediğini alır, başka şey düşünmez beni unuturdu..
Onun her anı heyecan dolu, beni üzdüğü zamanlarda bile yokluğunu hissetmek beni korkuturdu..
Ben her şeyi onun için onun yanında yaparken, o hepsine uzaktn bakardı bir yabancı gibi...
Her sözümü dinliyor gibi beni kandırırken, içinden geçen binlerce ses bastırırdı sesimi...
O her günü yeni bir umutla bekler gibi görünür, yarına inanmaz beni avuturdu..
Onun her anı heyecan dolu, beni üzdüğü zamanlarda bile yokluğunu hissetmek beni korkuturdu...
Beni anlatan bir başka Teoman şarkısı daha.. Daha doğrusu beni değil O'nu anlatan.. İlk aşkımı, Siyahlım'ı... Onun egoistliğini, sadece kendini düşünen tavırlarını bundan daha iyi anlatan bir başka şarkı daha olamaz. Onun için yaptığım her şeyi yanlış anlayıp ya da hiç anlamayıp bana hakaretten başka bir şey söylemeyen kendini beğenmiş bir adamdan bahsediyorum. O zaman neden sevdin diyeceksiniz... Bunun cevabını bende bilmiyorum. Bulaşıcı bir hastalık gibiydi. Bütün hayatıma bulaşmıştı. Söküp atamıyordunuz. Onu söküp atarsam bütün hayat damarlarımda beraberinde yok olup gidecekti. Yaşayan bir ölüden farkım kalmayacaktı. Onu severken yaşıyor muydum? Hayır. O öyle bir hastalıktı ki. Beni yaşatmadığı gibi benle beraber herkesi de hayatımda yok eden bir hastalık. Siyah çirkin bir hastalık. Öldürmediği gibi yaşatmayan da bir hastalık.












