sinirlendiğimde direkt gözlerimin dolmasından ve sesimin titremesinden nefret ediyorum.
h
Keni

tannertan36
styofa doing anything
DEAR READER

oozey mess
NASA
Monterey Bay Aquarium
sheepfilms

shark vs the universe
Cosimo Galluzzi

titsay
Misplaced Lens Cap
YOU ARE THE REASON

JBB: An Artblog!

No title available
i don't do bad sauce passes

Discoholic 🪩

No title available
Show & Tell
seen from Philippines

seen from Belgium
seen from Singapore

seen from Ireland
seen from Germany

seen from Singapore
seen from Indonesia

seen from United Kingdom

seen from T1
seen from United States

seen from Malaysia

seen from United States
seen from China
seen from United States

seen from Belgium

seen from United States
seen from Guatemala
seen from United Kingdom
seen from United Kingdom

seen from United States
@silatekerr
sinirlendiğimde direkt gözlerimin dolmasından ve sesimin titremesinden nefret ediyorum.
Yolların kapalıydı zorlamadım.
Allah acı çekebilme kabiliyetimden razı olsun benim.
-Çalıkuşu
" Arz-ı hâl etmeğe cânâ seni tenha bulamam,
Seni tenha bulıcak kendimi asla bulamam."
-Selîkî
" Bir nefes dîdâr içün bin cân fedâ itsem n'ola?
Nice demlerdür esir-i iştiyâkıdur gönül"
-Nef'î
O bana suda bir şey aramakta yardım etti.
Yaşamımdaki saklanmış şey bulundu.
Bir inci kolye dizdim, kadın olmanın anlamını düşündüm.
Onun için elinde çam dalı tutan bir gelin olmak isterdim.
Yok aşk değil, uyuşmak, anlaşmak,
Bütün o boktan şeyler değil.
Yok yok aşk değil, aşk hiç değil.
Onun bir sözcüğüyle,
Yaşamımda yer alan her şeyi çöpe atmak isterdim.
Gelgelim aşk değil bu, aşk hiç değil.
Bir şey arayan bir kadının aradığı şeyle,
Karşılaştığında kendine iskambillerden,
Kurduğu bir hayatın yıkılması gibi bir şey bu;
Doppler etkisi.
Ona yaklaşarak kayboldum.
Yaşamımdaki Y-faktörü yok oldu.
Yok aşk değil bu, aşk hiç değil.
Beta ışınına dönüşmek belki ama aşk değil.
Hep böyle kaybederek mi galip oluyor o?
Hep böyle umarsızca kendini silerek?
Hiçbir şey beklemediği için mi benden,
Ben her şeyimi vermek istiyorum ona?
Yoksa benden daha çok üzülmesi mi eski yaralarıma?
Ama kaldı mı böyle kişiler şimdi,
Ben mi yapıyorum kafamda yanılsama?
Tende kalan bir parıltı belki,
Aradığım şeyi bulduğumda karşıma çıkan eter,
Hep o aradığım gizemli pürlük;
Tadzio.
Nasıl tanımam onu karşıma çıkarıldığında
Nasıl asetonlamam beynimi,
Nasıl çam yeşili bir eter ve etera,
Gözlerini hep ayak uçlarına dikip durduğunda.
Belki Tadzio da değil o,
Belki başka bir şey.
Gizli tutulması gereken bir şey,
Ama nasıl, nasıl tanımam onu karşıma çıkarıldığında.
Enerjiye bağlanınca raslantılar,
Derin bir anlam kazanıyor: Esrarengiz Peru.
Yazmalarının dokuz sezgisinden ikincisi söylüyor bunu.
Gözlerimi kapadığımda nasıl bir sitar ve eter ve etera.
Yok yok aşk değil bu, aşk hiç değil.
Saf olana duyulan çılgın bir tutku bu,
Kuğu sürülerine duyduğum özlem,
Yüreğime eldiven gibi geçen bir şey.
Eskiden önemsediğim ne varsa,
Şiirim, dostlarım hatta gururum.
Hepsi iskambil kağıtları gibi yıkılıyor,
Ve belki de ben ilk kez aşık oluyorum.
-Lale Müldür
" Derd-i aşkı gayrıdan sorma ne bilsin çekmeyen;
Anı yine aşk-ı nalana söylen söylesin."
- Bakî
"Ölmeseler aşık olurlar, şiir yazarlar,
Ölümüne severlerdi.
Öldüler,
Şiirleri böldüler.
Bir güzel kıza değil
Bin cefaya güldüler...
Kırmızı bir gül vermek vardı Allah'ın emriyle
Ve gülmek Peygamber'in kavliyle.
Vazgeçtiler!
Allah'ın Peygamber'ine komşuluğu seçtiler...
~N.F.K.