sinirlendiğimde direkt gözlerimin dolmasından ve sesimin titremesinden nefret ediyorum.
cherry valley forever
No title available
Sweet Seals For You, Always
macklin celebrini has autism

Andulka
YOU ARE THE REASON

No title available

izzy's playlists!
PUT YOUR BEARD IN MY MOUTH
Lint Roller? I Barely Know Her
★
Monterey Bay Aquarium

blake kathryn
art blog(derogatory)
Misplaced Lens Cap
sheepfilms
No title available
No title available
Xuebing Du

Game Changer & Make Some Noise

seen from Finland

seen from United States
seen from United States
seen from United States

seen from United States

seen from Malaysia

seen from United States
seen from Jordan
seen from United States
seen from United States
seen from United States
seen from United States

seen from United States
seen from United States
seen from United States
seen from United States
seen from United States
seen from United States
seen from Malaysia
seen from Türkiye
@silatekerr
sinirlendiğimde direkt gözlerimin dolmasından ve sesimin titremesinden nefret ediyorum.
Yolların kapalıydı zorlamadım.
Allah acı çekebilme kabiliyetimden razı olsun benim.
-Çalıkuşu
" Arz-ı hâl etmeğe cânâ seni tenha bulamam,
Seni tenha bulıcak kendimi asla bulamam."
-Selîkî
" Bir nefes dîdâr içün bin cân fedâ itsem n'ola?
Nice demlerdür esir-i iştiyâkıdur gönül"
-Nef'î
O bana suda bir şey aramakta yardım etti.
Yaşamımdaki saklanmış şey bulundu.
Bir inci kolye dizdim, kadın olmanın anlamını düşündüm.
Onun için elinde çam dalı tutan bir gelin olmak isterdim.
Yok aşk değil, uyuşmak, anlaşmak,
Bütün o boktan şeyler değil.
Yok yok aşk değil, aşk hiç değil.
Onun bir sözcüğüyle,
Yaşamımda yer alan her şeyi çöpe atmak isterdim.
Gelgelim aşk değil bu, aşk hiç değil.
Bir şey arayan bir kadının aradığı şeyle,
Karşılaştığında kendine iskambillerden,
Kurduğu bir hayatın yıkılması gibi bir şey bu;
Doppler etkisi.
Ona yaklaşarak kayboldum.
Yaşamımdaki Y-faktörü yok oldu.
Yok aşk değil bu, aşk hiç değil.
Beta ışınına dönüşmek belki ama aşk değil.
Hep böyle kaybederek mi galip oluyor o?
Hep böyle umarsızca kendini silerek?
Hiçbir şey beklemediği için mi benden,
Ben her şeyimi vermek istiyorum ona?
Yoksa benden daha çok üzülmesi mi eski yaralarıma?
Ama kaldı mı böyle kişiler şimdi,
Ben mi yapıyorum kafamda yanılsama?
Tende kalan bir parıltı belki,
Aradığım şeyi bulduğumda karşıma çıkan eter,
Hep o aradığım gizemli pürlük;
Tadzio.
Nasıl tanımam onu karşıma çıkarıldığında
Nasıl asetonlamam beynimi,
Nasıl çam yeşili bir eter ve etera,
Gözlerini hep ayak uçlarına dikip durduğunda.
Belki Tadzio da değil o,
Belki başka bir şey.
Gizli tutulması gereken bir şey,
Ama nasıl, nasıl tanımam onu karşıma çıkarıldığında.
Enerjiye bağlanınca raslantılar,
Derin bir anlam kazanıyor: Esrarengiz Peru.
Yazmalarının dokuz sezgisinden ikincisi söylüyor bunu.
Gözlerimi kapadığımda nasıl bir sitar ve eter ve etera.
Yok yok aşk değil bu, aşk hiç değil.
Saf olana duyulan çılgın bir tutku bu,
Kuğu sürülerine duyduğum özlem,
Yüreğime eldiven gibi geçen bir şey.
Eskiden önemsediğim ne varsa,
Şiirim, dostlarım hatta gururum.
Hepsi iskambil kağıtları gibi yıkılıyor,
Ve belki de ben ilk kez aşık oluyorum.
-Lale Müldür
" Derd-i aşkı gayrıdan sorma ne bilsin çekmeyen;
Anı yine aşk-ı nalana söylen söylesin."
- Bakî
"Ölmeseler aşık olurlar, şiir yazarlar,
Ölümüne severlerdi.
Öldüler,
Şiirleri böldüler.
Bir güzel kıza değil
Bin cefaya güldüler...
Kırmızı bir gül vermek vardı Allah'ın emriyle
Ve gülmek Peygamber'in kavliyle.
Vazgeçtiler!
Allah'ın Peygamber'ine komşuluğu seçtiler...
~N.F.K.