Samimiyetinden şüphe ettiğim insanlar hiç yanıltmadı beni. Sağ olsunlar.
Misplaced Lens Cap
Show & Tell
dirt enthusiast
KIROKAZE

Janaina Medeiros
Cosimo Galluzzi

oozey mess

Love Begins

Andulka

Kaledo Art

pixel skylines
Lint Roller? I Barely Know Her
Three Goblin Art
DEAR READER

ellievsbear
d e v o n
"I'm Dorothy Gale from Kansas"
Peter Solarz
$LAYYYTER
YOU ARE THE REASON
seen from United States

seen from United Kingdom
seen from United States
seen from United States

seen from Netherlands
seen from Bulgaria
seen from United States
seen from Bangladesh

seen from Vietnam
seen from Paraguay

seen from Brazil
seen from United States

seen from United States

seen from United States
seen from United States
seen from United States
seen from United States
seen from United States
seen from United States

seen from United States
@sinekvale-13
Samimiyetinden şüphe ettiğim insanlar hiç yanıltmadı beni. Sağ olsunlar.
Atatürk'üm sen ölmedin...
Hiç kimse çocuklara bayram hediye edecek kadar büyük olmamıştı… 23 Nisan Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramı kutlu olsun!… #23nisanulusalegemenlikveçocukbayramı #kutluolsun #atatürk #türkiye #turkey (İstanbul Turkey) https://www.instagram.com/p/B_Ugr5kFfDI/?igshid=d01dshpuaov0
işte ben de tüm dünyaya karşı seni savunurken böyleyim
Şair ölmüş Sen şiirini okumamışsın ..
Çıkmaz yol.
Merhaba anne. Sanırım iyi değilim..
“Biliyorum. Bana tutku verecek herhangi bir şeye ya da kimseye artık rastlamayacağımı biliyorum. Birisini sevmeye kalkışmak, önemli bir işe girişmek gibidir, bilirsin. Enerji, kendini veriş, körlük ister. Hatta başlangıçta bir uçurumun üzerinden sıçramanın gerektiği bir an vardır. Düşünmeye kalkarsa atlayamaz insan. Bundan böyle artık bu gerekli sıçrayışı yapamayacağımı biliyorum.”
“Şimdi kimseyi düşünmüyorum, sözcükleri bulmak için bile çabalamıyorum. Kimi zaman hızlı, kimi zaman yavaş bir şeyler akıyor içimden. Dokunmuyorum, bırakıyorum gitsin. Sözcüklere bağlanamadığım için düşüncelerim çoğu zaman karmakarışık. Belirsiz ve hoş şekiller halinde ortaya çıkıyor, sonra kayboluyorlar, hemen unutuyorum onları.”
Çooook canım sıkılıyor. Kuş vuralım istersen..
“Some people feel like they don’t deserve love. They walk away quietly into empty spaces, trying to close the gaps of the past.” #intothewild
01:20
Referandum
Kapım çalındı, biraz önce. Merdivenden düşüp ayağımı burkmam yüzünden dört gündür tek ayak üstünde sekerek gidişim yüzünden memnun değilim zilin sık sık çalınmasından. Neyse, binbir zahmetle vardım kapıya. Karşımda temiz yüzlü bir genç. Ancak 18’inde. Bir şey uzattı bana. Bir broşür. Üzerindeki “Mesele Memleket Meselesi Söz Konusu Vatan” yazan satırların altında Evet ibaresini gördüm. Genç, broşürü verip gidecekti ki gayet munis sordum. – “Evladım ne oldu? Memlekete ne oldu? Düşman mı geldi, vatan tehlikede mi yani? Öyleyse ne duruyorsun senin gibi nice gençler kanlarıyla suladı bu toprağı. Vatan broşürle kurtulmaz. Dur ben de geleyim seninle. Ayağım sakat ama…” Genç, afalladı. Anlamadı. Anlamadığını anlayınca – “Oğlum baksana burada Söz Konusu Vatan yazıyor” dedim. “Hay Allah teyze yok öyle bir şey düşman falan gelmedi. Seçim için bu” dedi. “Seçim mi var?” dedim. “Evet, 16 Nisanda; haberin yok mu?” dedi. “Oğlum o referandum değil miydi?” dedim. “Evet”dedi. “Öyle söyle; o zaman ne diye işgal edilmişiz gibi yazmışsınız. Zaten şimdi de nisandan sonra da Ak Parti hükumeti tarafından yönetiliyor olmayacak mıyız? Niye şimdiki hükumete düşman muamelesi yapıyorsunuz?” dedim. Sustu. Ben de diğer sayfayı açtım.”Değişecek sadece hükumet sistemi” yazıyordu. “Evladım siz şimdi Ak parti hükumetinden memnun değil misiniz yani?” dedim. Baktı. “Cumhurbaskanı halk tarafından seçileceği için siyasette birliktelik artacak, kutuplaşma azalacak” yazısını işaret edip “Cumhurbaşkanını zaten biz seçtik. Hükümetle de gayet iyi çalışıyor. Birini indiriyor diğerini bindiriyor. Kimse de bir şey demiyor. Derdiniz ne?” dedim. Yutkundu. Gidecekti ki kolunu tuttum. O sırada ayağım acıdı. Aldırmadım. Sordum. Elimdeki kağıtta “Yeni sistemde meclis devre dışı bırakılmıyor, aksine güçlendiriliyor.”yazıyordu. “Yaaa! Nasıl? Anlatır mısın?”dedim. “Bilmem ben, oku dedi” “Başka bir açıklama yok ki okuyayım. Bu yaşlı teyzeni bilgilendir lütfen” dedim. Şaşırdı. “Yeni sistemde hükümeti de halk seçecek yazıyor zaten kim seçiyordu ki” dedim. Kekeledi. Konuşacak sandım, sustu. “Bir de şunu anlamadım. Halka hesap veren bir cumhurbaşkanı olacak diyor ya, nasıl? ”Bocaladı. “Teyze sen evet verme o zaman” dedi. “Hem beni yerimden kaldırıp kapı açtırıyorsun hem elime Evet yazısını tutuşturuyorsun hem de sen Evet verme diyorsun. Ben Evet vermek istiyorsam ne olacak? Anlamadan dinlemeden veremem ki. Bana anlatsana” dedim. “O zaman sen ilçeye git sor”dedi. “Yani sen beni ikna etmek için kapıma geliyor ama konuyu bilmiyorsun öyle mi? Genç sen elinde taşıdığın Evetin anlamını bilmezken, neye evet dediğini bilmezken benim vekilim olma hayaline kapılarak bilmediğin ve anlamadığın bir konuda nasıl mesai harcarsın? Benim yaşlı aklım kadar sorgulayamıyorsan nasıl benim vekilim olacaksın?” Söyleyeceklerim bitmemişti ama en son onun hızla inişini görünce içeri girdim… Alıntı
#HAYIR