Derdini anlattığında çözüm bulacağına emin olduğun, kapısına gittiğinde yardım olunacağına inandığın, geri döndüğünde boş dönmediğine kesin kânaat ettiğin o terapi. Ne zaman gitsem saatlerce oturup konuştuğum, ağladığım, kendimi şikayet ettiğim, himmet istediğim ve dolu dolu geri döndüğüm o kapı. Kime başka bu şekilde şeffaf olabilirim bilmem, kime bu kadar cesur olabilirim bilmem, bu kadar mahzun ve boynu bükük olabilirim bilmem. Hisler anlatılıyor bazen, yada kelimeler yetmiyor. Bu kapının eşiğinden geçmeyen anlamaz ne yazık ki, bu kapının suyundan içmeyen anlamaz, bu kapıya kıtmir olmaya gönüllü olmayan anlamaz, kapıyı anlama gözüyle bakmayan hiç anlamaz. Büyüklerin değerini bilmek lazım, tek tek göçüyorlar ve biz resmen șu batakta nefsine bir kamçı vuramayan insanlar tek başımıza kalıyoruz artık..















