No title available

oozey mess
Misplaced Lens Cap
🩵 avery cochrane 🩵
No title available

No title available
h
Doug Jones
art blog(derogatory)
The Bowery Presents
2025 on Tumblr: Trends That Defined the Year
Noah Kahan
Cosimo Galluzzi
Cosmic Funnies

titsay
official daine visual archive

Jar Jar Binks Fan Club

izzy's playlists!
Sweet Seals For You, Always

Kiana Khansmith
seen from South Korea

seen from Malaysia
seen from Brazil
seen from Canada

seen from United Kingdom
seen from Venezuela
seen from United States

seen from Ukraine
seen from United States
seen from Germany
seen from Brazil

seen from Malaysia
seen from Colombia

seen from Brazil

seen from South Korea
seen from T1

seen from Singapore

seen from Türkiye

seen from United Kingdom

seen from Brazil
@sohbetxyz
Benim güzel sexsi azgın doyumsuz orusbum Arzum💋
Gül gibi karımı ikram ettim
Evlendiğimde o kadar kıskanç bir erkektim ki, eşimi gözümden sakınırdım. Şu an ben otuz yaşındayım, eşimle aramızda beş yaş fark var. Bunca sene evlilikten sonra azgınlıktan işi iyice azıtmıştım. Fantaziler kuruyordum sevişirken… Başka erkekler… Başka kadınlar… Grup seks sahneleri…
Karıma da anlatıyordum bunları sevişirken… Hem de tam zevke geldiği zamanlarda söylüyorum ki o zaman itiraz edecek hali olmuyor. Kendisi de eşlik ediyor bana… Kaptırıyor kendini o da, beraber orgazm oluyoruz…
Benim samimi olduğum, konfeksiyon işi yapan Ahmet amca diye hitap ettiğim bir tanıdığım vardı. Kendisi 48 yasında, iri yarı, yakışıklı bir adam… Eşimle alışverişe gider, giysilerini, iç çamaşırlarını falan ondan alırdık. Zamanla gide gele eşim de benim gibi samimi oldu adamla…
Eşimle kurduğumuz fantezilerde onun adı geçer çoğu zaman… Hatta en favori fantezimiz diyebilirim. Eşimin gözlerini bağlarım sevişmeye başlarken… Sanki eşimi siken, içinde gidip gelen oymuşum gibi, bana onun adıyla hitap ettiririm, eşimi o sikiyormuş gibi… Ben eşimi pompalarken,
“Nasıl orospu? Kocan benim gibi sikebiliyor mu seni? Yarrağı benim kadar var mı kocanın?” falan diyorum. O da gözleri bağlı vaziyette nefes nefese çırpınırken,
“Ohhh.. Sik beni Ahmet amcacım… Çok güzel sikiyorsun… Sikine bayılıyorum… Hadi daha çok sik beni… Ahhh…. Kocam sikemiyor, sen sik koca yarağınla…” diye inliyor sikilirken…
İkimizi de delirtiyor bu oyunlar, fanteziler… Çılgın gibi sevişiyoruz, boşalıyoruz sonunda…
Bazen Ahmet amcayı ziyarete gittiğimde, lafı döndürür, dolaştırır, bana şanslı olduğumu, kendisinin eşiyle ilişkisinin pek iyi yürümediğinden başlar, azgınlıktan duvar kovuğuna soktuğunu söylerdi. Her sohbetimizde konu döner dolaşır seks muhabbetine girerdi. O gerçek bir kadınla seks yapmaya hasret kaldığını anlatırken, ben de böbürlenerek üstü kapalı da olsa seks hayatımızdan az çok anlatırdım.
Bir gün yine yanına sohbete gittiğimde bana,
"Artık iç çamaşırı da satıyorum. Yeni mallar geldi. Bayanlara fantezi çamaşırlar, çoraplar getirdim. Eşini getir de bir baksın. Çok hoşuna gidecek.“ dedi.
”Sağ ol Ahmet amca, ama öyle şeyleri kendisi alıyor.” Çamaşırların paketlerini gösterdi bana eliyle… Göz ucuyla baktım, önü açık külotlar, vücut çorapları, jartiyerler, tüller, danteller…
”Eşinin çok güzel fiziği var. Gelin beraber bakın, seçin, emin ol çok yakışır ona… Hem eşini bunların içinde görmek senin de hoşuna gider, performansın artar.” diye ısrar etti.
”Peki öyleyse, eşime de söyleyeyim, gelelim.” dedim
. “Eşin de gelirse hem burada giyip dener, üstüne olanı, yakışanı beraber bakıp beraber seçersiniz. İkinizi de tahrik eden şeyleri seçmiş olursunuz beraber olunca…” dedi.
Dükkandan çıkıp eve giderken Ahmet amcanın söyledikleri aklımı kemirmeye başladı. Eşimin vücudunu, güzelliklerini bu kadar methetmesi… Seksi çamaşır giymesi için bu kadar ısrar etmesi…
Acaba eşime göz mü koymuştu bu adam? Bizim fantezilerimizde onu yatağımıza aldığımız gibi, o da karımı siktiğini mi hayal ediyordu yoksa?
Gece her zaman olduğu gibi sevişirken aklıma geldi, eşime söyledim durumu… O her zamanki üçlü fantezimizi yaparken gelmişti aklıma… Domaltmış, kıyasıya gidip geliyordum amında… Nefes nefese inlerken bir yandan güldü anlattıklarıma,
”Ohh… Bak sen kart papaza… Olabilir kocacım, Ahmet amca da erkek neticede… Onun da siki kalkıyordur beni görünce… Biz de onun hayalini kurmuyor muyuz? Beni o sikiyor şu anda… Onun yarrağı var amımda… Ooohhh…” dedi. Başka bir şey demeden altımda kalçalarını oynatıp sikimi sağmaya başladı. Boşalıyordu…
Neyse, hafta sonu geldi, akşam üzeri geç saatte dışarıda dolaşıyoruz. Gezerken adımlarımız bizi Ahmet amcanın dükkanın önüne götürdü. O da kapıda duruyordu, geçerken selam verdik.
”Gelin size çay ikram edeyim” dedi.
Biz de içeriye geçip oturduk. Eşim bu arada kıyafetlere bakarken biz çay içiyor, sohbet ediyorduk. Benim sırtım karıma dönük, Ahmet amca eşimi görüyordu. Benden çok ona bakıyor, bazen eşimin sorduklarına hemen cevap veriyordu. Eşim yan tarafta alt raflara eğildiğinde gözlerinin büyüdüğünü görebiliyordum.
Eşim alt kattaki giysilere göz gezdirmişti. Ahmet amca üst katta yeni mallar olduğunu, onlara da bakmasını söyleyince üst kata çıktı. Biz de arkasından çıktık. Ahmet amca dükkanın kapısını kilitleyip gelmiş,
”Saat geç oldu, bugünlük bu kadar yeter. Bu saatten sonra dükkan sizin, buyrun rahat rahat bakının…” dedi. Eşime,
"Aşkım, rahat ol, istediğin gibi bak, gözüne kestirdiğin ne varsa dene…Dükkan kapalı, bizden başkası gelemez.” dedim.
Ben bunu söyleyince eşim daha rahat hareket etmeye başladı. Kısa bir etek aldı, denemek için kabine girdiğinde biz Ahmet amcayla kabinin karşısında bakınıyorduk. Yan gözle Ahmet amcanın elini apış arasına götürüp düzelttiğini fark ettim.
Ona hissettirmeden kabine baktığımda, kabin kapısının yarı açık kaldığını, eşimin eteği denemek için çıkardığını gördüm. Altında siyah minik tangası ve jartiyer çorabı vardı, harika görünüyordu.
Bizim Ahmet amcanın siki bu manzarayı görünce kalkmış ve düzeltmeye, saklamaya çalışıyordu demek ki… Ne yapacağımı, ne söyleyeceğimi şaşırdım.
Aklımdan binbir türlü düşünceler geçiyordu. Eşimle yatakta sevişirken kurduğumuz fanteziler… Ahmet amcanın eşime düzdüğü iltifatlar.. Yarı çıplak eşimin tahrik edici görüntüsü… Ahmet amcanın eşim için kalkmış siki…
”Nasıl, etek üstüne oldu mu aşkım?” diyerek ben de kabine girdim. Bakayım derken ayakta öpmeye, ellemeye başladım. Jartiyer çorabının çıplak bıraktığı bacaklarını, kalçalarını okşadım. Eşim,
”Bırak beni azgın köpek… Adam görecek şimdi…” diyerek elimden kurtuldu, eteği giydi. Ben de yine arkasına geçtim. Harika geriye çıkık kalçası önümde duruyordu. Dayanamadım, kalçalarından tutup kendime çektim, ensesini öpmeye başladım. Tam o sırada kabinin kapısı açılıverdi,
”Nasıl oldu çocuklar?” diye Ahmet amca başını uzattı. Beni eşimin ensesini yalarken gördü.
”Ooo… Siz azmışsınız yahu keratalar… Ateşiniz başınıza vurmuş” dedi gülerek… Eşim kıpkırmızı olmuştu. Ben pişkinliğe vurdum,
”Yaa, dayanamadım Ahmet amca, ne yapayım?” dedim arsızca…
”Gerçekten maşallahı varmış eşinin… Durun, size bir de bu eteğe uygun iç çamaşırı vereyim.” dedi. Gitti, elinde siyah bir tanga sütyen takımla geldi. Eşime,
”Hadi üstüne giy de nasıl durduğuna bakayım.” dedim, dışarı çıktım. Ahmet amcanın da, benim de pantolonların kabarıklığı dikkat çekiyordu. Az sonra eşim adeta bal damlayan kışkırtıcı bir sesle,
”Kocacım… Gelsene bir bak nasıl olmuş üstüme…” diye seslendi. Ben kapıyı açtım ama girmedim. Kapıdan bakarken arkamdan Ahmet amca da gördü karımı tanga sütyen halinde…
”Oooo… Harika… Çok güzel ama, külot apış arana tam oturmamış, bol gibi duruyor. Durun ben bir numara küçüğünü getireyim.” deyip çamaşırların reyonuna gitti. Eşim suratı kıpkırmızı,
”Yaa, ne yapıyorsun aşkım?” dedi kızarak…
”Endişe etme, yabancı değil. Hem de kapı kilitli… Benim yanımda sikecek değil ya seni… ” diyerek işi şakaya getirdim.
”Gözlerine baksana aptal, görmedin mi nasıl bakıyor bana? Sikinin nasıl kalktığını görmedin mi? Adam önünde kızılay çadırı kurdu bana bakarken…” dedi.
Demek ki eşim de fark etmiş olanları… Bir yandan buna sevindim diyebilirim aslında… Kendimi tanıyamıyordum. Heyecandan kalbimin çarptığını hissediyordum.
”Boş ver, aldırma sen..” dedim heyecanla. “Demek ne kadar seksi kadınsın ki, adam sana bakarken bile siki kalkıyor.”
”Sapık..” dedi eşim, belli belirsiz bir gülümseme vardı yüzünde…
Karımın tam olarak ne düşündüğünü anlayamıyordum, ama kızmadığının da farkına varmıştım. O arada Ahmet amca elinde yeni çamaşır takımıyla geldi. Eşim kapıyı kapatıp gelen çamaşırı üstüne giydi. Eşime seslendim,
”Aşkım, dışarı çık, şöyle bir yürü de nasıl durduğunu göreyim.” dedim.
Dedim ama, pek ümidim yoktu çıkacağından… Her an içeriden beni tersleyecek diye bekliyordum. Ama tam aksi oldu. Kabinin kapısı açıldı, eşim değil, bir porno yıldızı, fotomodel çıktı içerden… Üstünde siyah tülden bir body, içinde dantelli bir sütyen, tanga ve bacaklarının güzelliğini ortaya çıkaran bir jartiyer çorabı vardı.
Bir iki adım attı, eli belinde… Ayağında siyah rugan iskarpinler vardı. Çok seksi görünüyordu karım…
Ağzım açık kalmış, Ahmet amcayla beraber hipnotize edilmiş gibi eşime bakıyorduk. Eşim yürüdü ama bacaklarının titrediğini görüyorduk. Ahmet amca,
”Maşallah, çok yakıştı sana bunlar… Otur canım, içecek bir şeyler getireyim sana, giyinme üstünü…” dedi.
Eşim sorar gibi gözlerini bana dikti. Ben bir şey diyemedim, yutkundum. Eşim de o kıyafetiyle, o vaziyette kenardaki koltuğa oturdu ama bana da söylenmeye başladı alçak sesle,
”Sapık herif, hep sen cesaret veriyorsun… Adam nerdeyse burada sikecek beni… Ama dur sen, madem bu duruma izin verdin, gör bakalım neler yapıyorum sana…” diye fısıldadı.
Cevap vermedim ama eşimin o seksi dudaklarından dökülen “beni sikecek” lafı delirtmişti beni… Gözümü ayıramıyordum seksi vücudundan… Çok seksi, sikilesi görünüyordu üstündekilerle… Ahmet amca biraz sonra elinde bir tepsiyle geldi. Bir şişe viski, buz, kadehler, çerez, çikolata vardı tepside. Üçümüze de birer kadeh doldurdu, kadehini uzattı,
“Haydi sağlığımıza.. ” dedim otomatik olarak… Ahmet amca gözünü karımdan ayırmadan,
“Bu güzel kadının şerefine içiyorum ben…” dedi, kadehleri tokuşturup içmeye başladık o vaziyette… O ayakta, üstten, koltukta oturup sanki çok doğal bir şeymiş gibi bacak bacak üstüne atmış içkisini yudumlayan yarı çıplak karımın memelerine bakıyordu,
”Nasıl kızım, iyi mi? Beğendin mi çamaşırları?” diye sordu.
”Çok beğendim ama ben böyle oturamam. Siz emrivaki yaptınız, eşim de seslenmeyince böylece çırçıplak kaldım ortada…” dedi karım cilveli bir sesle…
”Kızım sen çok güzelsin, sana her şey yakışıyor. Benden zarar gelmez korkma… Olsa olsa en fazla sevişiriz…” diyerek güldü Ahmet amca… Eşim utanır gibi bir tavırla yüzünü eğdi, ben de seslenmedim. Ortalıkta garip, acayip bir sessizlik oldu…
Ben ve yabancı bir erkekle aramızda oturuyordu karım… Üstünde o seksi iç çamaşırları, ayağında yüksek topuklu parlak iskarpinler… Kimseden bir ses çıkmadı kısa bir süre için… Kadehler boşalınca bir tur daha doldurdu Ahmet amca… Yine bir çırpıda içtik.
Sonra Ahmet amca kalkıp eşimin elindeki boşalan bardağı alma bahanesiyle kalktı. Bardağı elinden alıp masaya koydu, yerine geçerken eşimin omuzlarını tuttu, bırakmadı.
Eşim başını kaldırıp bana baktı. Sorar gibiydi bakışları, ama hiç bir şey söylemedi. Ben de yutkundum yine, elimdeki viski kadehini fondip yaptım. Başım dönüyordu heyecandan, içkiden…
Omuzundaki eller kıpırdadı, parmaklar masaj yapar gibi omuzlarını okşadı, ben ses çıkarma der gibi baktım eşime… Heyecandan ölmek üzereydim… Elin adamı benim önümde yarı çıplak karımı okşuyordu. Karımın da, Ahmet amcanın da gözleri bana dikilmişti. Sanki benden bir tepki, bir onay bekliyor gibiydiler…
Bense konuşmadan içki şişesine uzandım, bir kadeh daha doldurdum. Aslında bu suskunluğum da bir cevap sayılırdı. Karımı okşamasına ses çıkarmadığım gibi tam aksine bunu istediğimi belli etmiştim.
Mesajı alan Ahmet amca koltukta oturan karımın arkasına geçti, koca ellerini karımın narin omuzlarından aşağıya inip göğüslerini avuçladı. Karım başını arkaya attı zevkten,
“Oohhhh…” diye istemsiz bir inilti çıktı şehvetle aralanan dudaklarından… Ahmet amca karımın memelerini yavaş yavaş okşarken anlatmaya başladı, direkt mevzuya dalıverdi,
”Yavrum ben 48 yasındayım. Hanım soğuk nevale, neredeyse on yıldır sikişemiyorum. Sen her geldiğinde götüne hasta oluyorum. Senin gibi geniş kalçalı kadınları çok severim.”
“Ohhh…” diye inledi karım… Sonra da cilveli, şehvetten karılmış bir sesle devam etti, “Sadece kalçalarım mı güzel?”
“Yoo, yanlış anlama bebeğim, senin her yerin güzel yavru kuşum… Çok seksi kadınsın. Bitiyorum sana… Seni hayal ede ede az otuzbir çekmedim… Seni sikmek için dünyaları veririm, ama açılamadım, kocana anlatamadım bir türlü…” dedi. Ben bunları duyunca önce biraz şok oldum ama hoşuma da gitti doğrusu,
”Ahmet amca sıkma canını.. Eşim böyle şeylere karşıdır ama sanırım sana kanı ısındı…” dedim.
Eşim de görürsün sen dercesine, Ahmet amcaya yüzünü dönerken pantolonun önünden kalkmış siki yüzüne değdi. Eşim hiç tepki vermedi, yanağı pantolonun kabarık önüne değer vaziyette kıpırdamadan durdu. Ahmet amcayla bakışıyorlardı şimdi… Dudakları yarı aralık, yanağını onun kalkmış sikine bastırıyordu pantolonun üzerinden…
Ahmet amca eşimin memelerini okşamayı bıraktı, pantolonun fermuarını aşağıya indirdi, sikini aradan çıkarıverdi. Yaşına göre hatırı sayılır büyüklükteki yarak eşimin yüzüne değiyordu şimdi…
Eşim gözlerini bana dikmişti, Ahmet amca sikini tutup karımın memelerini sikiyle okşayıp dururken karım şehvetten kısılmış gözleri bana kilitlenmiş, benim tepkimin ne olacağına bakıyordu.
Ben deli oldum manzarayı görünce, patlayacaktım nerdeyse… Bir şey söylemeden elimi pantolonun önüne götürüp külodu zorlayan sikimi rahatlatmaya çalıştım.
Ahmet amca da görmüştü benim ne yaptığımı… Hemen acele hareketlerle gidip arka taraftan bir yerden jimnastik minderi gibi geniş, kalın bir şey getirip yere seriverdi,
”Gel kızım Ahmet amcana bir sevap işle.. Beni zor durumdan kurtar, yoksa ölmek üzereyim…” dedi.
Puşt, demek ki daha önce burada çok kadın sikmiş olmalı ki her şey elinin altında hazır bulunuyordu. Viskiler, çerezler, buzlar, yer yatağı…
Eşimin elinden tutup yatağa çekti. Eşim de azmıştı. Altındaki siyah tanganın önünün ıslandığını oturduğum yerden görebiliyordum. Dizlerinin üstüne çökmüş vaziyette, başucunda duran Ahmet amcanın meydandaki sikini ağzına aldı çıldırırcasına… Gözlerini hala benden ayırmıyordu bunu yaparken…
Ahmet amca daha dakikasında çok fena patladı. Eşimin yüzü gözü ağzının kenarından akan menilerle doldu. Ahmet amca masadan kağıt mendil getirip yavaş hareketlerle eşimin yüzündeki menileri temizlemeye çalıştı. Bir yandan da,
”Eee, sekiz senedir orospulardan başka kadın yüzü görmedi bu alet… Senin gibi güzelini, senin seksiliğini görünce dayanamadım, ne yapayım…” diye anlatıyordu.
Karım onun elinden kağıt mendili alıp kenara attı. Oturduğu yerden Ahmet amcanın pantolonunu indirdi sabırsızca… Onun üstündekileri çıkarmasını bekledi. Çırılçıplak kalmıştı adam… Kaslı, sırım gibi bir vücudu vardı. Bana bile fark atardı bu vücutla… Karım seksi bir tavırla,
”Sen de hiç fena değilmişsin Ahmet amcam…. Şimdi sen yat bakalım…” dedi Ahmet amcaya.
Ahmet amca yere uzandı. Eşim eline aldı sikini ama Ahmet amca boşalmasına rağmen inmemişti. Belki onbeş dakika yaladı sikini… Ben halen taburede oturuyor, hemen önümde eşimin başka bir erkekle sevişmesini izliyordum. Bir ara başını emmekte olduğu sikten kaldırıp bana,
”Sende 13 santim yarak varken herkeste böylesi var sanırdım. Şu yarağın uzunluğuna, taşakların büyüklüğüne baksana…” dedi elinde sallayarak… Sanırım sevmişti elindeki koca siki… Hatta sevmek ne kelime, bayılmış gibi görünüyordu. Eee, Ahmet amcada en az yirmi santim yarak vardı.
Eşim bir on dakika boyunca adamın sikinin her tarafını yaladıktan sonra bıraktı. Yana devrilip bacaklarını ayırdı. Bekliyordu. Ahmet amca bekletmedi karımı… Bacaklarının arasına girip tanganın yanından amını yalamaya başladı. Karım kıvranıyordu amı yalandıkça…
“Ohhh… Çok güzel yalıyorsun Ahmet amcam… Harikasın… Dilinle bitiriyorsun beni… Ooohhhh…” diye inliyordu.
”Çok güzel amcığın var tatlım… Yalamaya doymam bu amcığı…” Ohhhh… Fındık gibi… Tam istediğim, tüysüz, kaymak gibi amcığın…”
Karım daha fazla dayanamadı. Altından kalktığı gibi Ahmet amcayı yatırıp üzerine çıktı. Tangasının arasını kenara sıyırıp yavaşça oturmaya başladı. Yarağın başı karımın zevkten, yalanmaktan ıslanmış amına girdiğinde dudaklarından “ohhhhh…” diye derin bir inleme sesi geldi.
Zevkten gözlerini kapamış, içine giren erkeklik organının verdiği şehvetle titriyordu. Sonra oturdu, dibine kadar aldı. Yine bekledi. Ve deli gibi oturup kalkmaya basladı.
Eşimden evliliğimiz boyunca hiç görmediğim kadar zevk aldığını, sürekli orgazm olduğunu, boşaldığını görüyordum ama üzerinden de inmiyordu. Offf… Nerdeyse olduğum yerde boşalacaktım onları seyrederken…
Ahmet amca bir süre sonra eşimi belinden tutup kaldırdı. Yere yatırıp altına aldığında siki daha bir büyümüş gibi geldi bana… Ayak bileklerinden tutup dizlerini memelerine yasladı. O daha da irileşmiş sikini bir hamlede karımın amına geçirdi. Karım,
”Aahhh… Yavaşşş…” diye bir çığlık kopardı. Adam aldırmadı bile onun çığlığına… Pompalamaya başladı karımın amını… Hızla gidip geliyor, yarağı sert sert karıma vurduğunda iri bir torba büyüklüğündeki taşakları da karımın ıslak kıçına vuruyordu.
Ben onları izlerken, dayanamamış, taburede pantolonun üzerinden kalkan sikimi ovalayarak külodumun içime boşalmıştım. Ahmet amca sert vurdukça karımın bacaklarının arasında şaklayan seslerin eşliğinde
”İçine boşalayım mı?” dedi. Eşim de zevkten bitap halde inleyerek,
”Sorun yok, boşal…” dediğinde böğürerek boşalmaya başladı. En sonunda eşimin üzerine yığıldı kaldı. Eşim de bu arada hırlayarak, kısık feryatlar çıkararak kasıla kasıla, üstündeki erkeğin sırtını tırnaklayarak boşaldı.
İkisi de yan yana serilip kaldılar. Bir süre dinlendikten sonra eşim bana,
”Hadi şimdi sen sikini çıkar, seninkini yalamak istiyorum” dedi bana.. Ben de çıkardım ama döllerimden ıslanmış külodun içinden çıkan alet minicikti, inmişti, boşalmıştım çünkü…
”Bunca yıldır seni erkek bilirdim pezevenk herif… Senden başkasına vermedim amcığımı… Ama Ahmet amcanın sikini gördükten sonra senin bana yetmeyeceğini anladım” dedi. “Gel bari amımdan akan gerçek erkek menilerini yala godoş… Zevk almak için karısını siktiren pezevenk, amımı yala…”
Bu hakaretler her zamanki fantezilerimizde, her sikiştiğimizde söylediği şeylerdi. Ama bu kez başka bir erkeğin, bir yabancının yanında söylüyordu bunları orospu… Gerçi artık yabancımız sayılmazdı Ahmet amca, az önce karımı becermişti önümde… Ortağımdı o… Karımın güzel amının ortağı…
Karım doğrulup domalmış vaziyette, sırtüstü uzanan Ahmet amcanın sikini yalamaya başladı. Arka deliği, az önce sikilen amı davet edercesine beni bekliyordu. Ben de domalmış sik yalayan eşimin altına uzandım, amını yalamaya başladım.
Ahmet amcanın menileri karımın amından süzülüyor, meniyle karışık am sularının tadını alıyordum yaladıkça… On dakika sonra eşim ayağa kalkarak Ahmet amcanın ayağa kaldırdığı sertleşen sikine oturdu. Oturup kalkmaya başladı… Bana dönüp,
”Hadi sen de kalçalarımı yala…” dedi.
Karım sırt üstü uzanan Ahmet amcanın üstünde yavaş hareketlerle yaylanıyor, ben de eşimin kalçalarını yalıyordum. Ayrık bacaklarının arasında minik deliği, amcığına girip çıkan kocaman damarlı sikin görüntüsü harikaydı.
O içine giren sikin kalınlığından ağzı açılan minik arka deliğini dilimle zorlamaya başladım. Arada dilimi aşağıya indiriyor, eşimin içinden çıkan koca siki de dilimle yalıyordum ara sıra… Elimle de koca taşaklarını okşuyordum.
Eşim zevkten dört köşe olmuştu. Şimdiye kadar benimkinden başkasını görmeyen karım, Ahmet amcanın yirmi santimlik yarağını içine almış, arka deliği de kocası tarafından yalanıyordu.
Saçımdan tutup arkasından çekti, yukarı kaldırdı beni… Dudaklarıma yumuldu. Orospu, Ahmet amcanın sikinin üstünde kıvranırken, az önce arka deliğini yalayan dilimi okşuyordu ağzının içinde… Bana,
”Bundan sonra sık sık Ahmet amcayı ziyaret etsem kızmazsın di mi kocacım?” dedi şehvetten kısılmış sesiyle… “Mutlu musun? İstediğin oldu mu?”
”Hayır aşkım, asla kızmam…” dedim. “Şu an çok mutluyum, her şey tam istediğim gibi, hayalini kurduğum gibi…” diye cevapladım karımı…
Ahmet amca karımın içine girip çıkan sikinin zevkini çıkarıyordu. Elleriyle karımın memelerini avuçlamış, sıkıp sıkıp bırakıyor, karımın zevkine zevk katıyordu. O da,
“Bak hele, karını bana siktirmenin hayalini kuruyordun demek… Ulan köftehor...Bundan sonra karını haftada bir getirme, onun yerine seni sikerim” dedi.
İçindeki yarağın verdiği zevk mi, yoksa Ahmet amcanın bu ahlaksız konuşması mı daha çok tahrik etti karımı bilmiyorum. Ama hemen o anda çığlık atmaya, kasılmaya başladı. Elleriyle Ahmet amcanın göğsüne dayanıyor, kendine destek alıyordu. Başını sağa sola sallamaktan uzun saçları dört bir yana savruluyordu.
O boşalırken ben de eğilip memelerine uzandım, birini kapıp ucunu emmeye başladım. Başımı elleriyle tutmuş, memelerine bastırıyor, çığlıklar atıyordu karıcım…
Neden sonra sakinleşti, Ahmet amcanın üstünden kalkıp kendini kenara attı. Ahmet amcanın siki dimdik havaya dikilmişti. Karımın am sularıyla ıslanmış, pırıl pırıl parlıyordu tavandaki spot lambanın ışığında… Ayağa kalktı, sikini tutup bize,
”Yalayın bakalım yavrularım, Ahmet amcanızın yarrağını yalayın, ben de boşalayım…”
Ben tabureden, eşim yattığı yerden kalkıp önünde diz çöktük. Ahmet amcanın haşmetli sikine tapınır gibi beraber yalamaya başladık. Eşimin amında dakikalarca zevk alan Ahmet amca fazla dayanamadı, ikimizin dudaklarına boşalmaya, spermlerini püskürtmeye başladı. Ama ne boşalma… Yılların birikimini attırıyordu sanki…
Kalkıp temizlendik, üstümüzü giyindik. Karımı öpe öpe Ahmet amca giydirdi, jartiyer, çorap, tanga külot, sütyen… Üzerine dekolte mi dekolte, memelerini açıkta bırakan bir bluz, altına minicik bir etek… Hiç birinin parasını almadı bizden…
Eve geldiğimizde bir süre konuşmadık. Salonda birer koltuğa attık kendimizi… Yaşadıklarımız gözümün önünden gitmiyordu… Eşime baktım, o da bana bakıyordu. Yüz ifadesi farklıydı.
”Pişman mısın?” dedim.
”Sen her seviştiğimizde fantezilerini bana anlatırdın, ben hepsinde tahrik olurdum deli gibi… Ama sen sorduğunda hayır derdim. Demek ki şimdi verecekmişim kendimi… Biliyor musun, hiç pişman değilim… Ya sen? Karını kendi elinle siktirdin. Sen pişman mısın?” diye sordu.
”Ben de değilim.” dedim. “Çok güzeldi yaşadıklarımız… Peki sen ne düşünüyorsun, hoşuna gitti mi?”
”Ben de bayıldım.” dedi. “Harikaydı. Hem çok iyi birisi, hem de çok güzel, büyük, kocaman siki, kocaman taşakları var. Çok zevk aldım. Hem konfeksiyoncu olması da güzel. Kimse şüphelenmeden her canım istediğinde gidebilirim oraya…”
”Tamam ama ben olmadan gitmeni istemiyorum aşkım…” dedim. “Sen sikişirken ben de izlemek istiyorum. Bugünkü gibi olsun hep…”
”Peki kocacım…” dedi.
O günden sonra anlaştığımız gibi yaptık. Canımız her grup seks istediğinde, azdığımızda Ahmet amcanın dükkanın yolunu tutuyoruz. Karım bazen yatağa girdiğimizde isteksiz oluyor. Yorgun, halsiz görünüyor. Ben de,
”Yoksa Ahmet amcayı ziyaret mi ettin bugün aşkım?” diyorum. İkimiz birlikte kahkahayla gülüyoruz.
“Hayır sevgilim, bugün dükkana gitmedim. Ahmet amca beş dakika uğradı, mutfakta ayak üstü seviştik.” diyor karım… Bunu duyar duymaz sertleşiyorum hemen, sikim taş gibi oluyor. Yorgun argın, sikilmiş demeden bacaklarını aralayıp amına daldırıyorum sikimi,
“Öyle seviştik diyerek bırakamazsın canım, detay istiyorum detay…” diye üsteliyorum amında gidip gelirken…
“Off kocacım… Yarım saat diye geldi, doyamadık bir türlü… İki posta o attı, ben kaç kere boşaldığımı sayamadım, mahvetti beni…” diye bir anlatmaya başlıyor ki, porno film tadında, en ince ayrıntılarına kadar…
Bazen Ahmet amcayı bize çağırıyoruz. Yatağı değiştirdik, geniş, ikiz bir yatak aldık. O geniş yatakta döne döne sabaha kadar sikişiyoruz. Sabahlıyoruz.
Eşim mutlu… Ben mutluyum… Ahmet amca ikimizden de mutlu… Kısacası herkes mutlu…
Tadına bakan erkek unutamaz orusbu Arzumum 👍💋
Eşimi otelde siktiler
ben mustafa 44 yaşındayım eşim pınar ise 40 yaşında. Pınar 170 boyunda 65 kilo kumral sarı saçlı çok hoş bir bayandır. ben ticaretle uğraşıyorumPınar ise ev hanımı . biz evleneli 4 yıl oldu.
ben çok kıskanç bir erkegim karımı gözümden bile kıskanırım evlendigimizde pınar açıktı benim baskılarım sonucu kapandı ama her zaman giyimi konusunda tartışırız.. dışarda kapalı ama evde çok seksi giyinir onu evde görseniz dışarıdaki ile hiç alakası yoktur.
geçen yıl annem bir hastalıktan dolayı ameliyat oldu birinin ona bakması gerekiyordu.
pınardan rica ettim,
bakarım ama bana artık karışmayacaksın beni fazla sıkmayacaksın dedi bende mecburen kabul ettim çünkü o an başka yapacak birşeyim yoktu.
bu sözden sonra aradan 5 ay geçmiş annem iyileşmişti hepimiz gayet memnunduk bu durumdan. nisan ayında mal alımı yaptıgım firmadan telefon geldi ve bu yaz bayilerimizi antalyada 5 yıldızlı bir otelde 7 gün tatile gönderecegiz dediler.
bunu pınara söyledigimde çok sevindi. tatilden bir hafta önce alışverişe çıktı kendine ve bana tatil için mayo ve kıyafetler almıştı. görmek istedigimde olmaz orada görürsün sürpriz dedi.
tatil günü gelince akşamdan arabaya bindik ertesi sabah saat 11 gibi oteldeydik. ben çok yorgundum yatacagım dedim pınar ben havuza gidiyorum diye bikinisini giydi.
onu öyle görünce beynimde şimşekler çaktı kırmızı bikinisi el kadardı sutyeni ufacıktı memelerinin yarısı ortadaydı
bu ne kız dedigimde
bana vermiş oldugum sözü hatırlattı yapacak birşey yoktu bir kere söz vermiştim canım sıkılmıştı kafayı vurup uyudum.
uyandıgımda saat 7 olmuştu.kapı açıldı pınar geldi
hadi uykucu yemege gidelim dedi. kalkıp banyoya girdim oda hazırlanmaya başladı. banyodan çıktıgımda yine kafamda şimşek çaktı beyaz süper minibir elbise giymişti gögsü açıktı çatalı gözüküyordu.
dantelli beyaz bir sutyen giymişti elbiseden gözüküyordu. kızdım ama yine verdigim sözü hatırlattı bana. bende giyindim yemek salonuna indik. baya bir kalabalıktı ve içerdeki kadınların hepside süper giyinmişti pınar yadırganmıyordu içlerinde.
zaten oteldekilerin çogu yabancıydı. yemegi yedik havuz başına çıktık eglence vardı. ben bir rakı aldım pınarda bira aldı içmeye başladık.insanlar yerinde duramıyor ortada dans ediyor göbek atıyor egleniyorlardı. pınar iki biradan sonra yerinde duramıyor kalkıp kalkıp oynuyordu. hoplayıp zıplayınca dantelli kilodu gözüküyordu bense kuduruyordum kıskançlıktan.
aslında kimsenin kimseye baktıgı yoktu ama ben yine de kıskanıyordum. ama söz vermiştim birşey diyemiyordum. vakit geçince kalkıp diskoya gittik içeri çok kalabalıktı, bir masaya oturduk ben yine içmeye devam ettim. pınar sahnede döktürüyordu yerinde duramıyordu kafası biraz iyi olmuştu. bir ara yanıma geldi hadi gel oynayalım diye elimden tutup çekti beni ama ayakta duramıyordum oturdum içmeye devam ettim.
orada sızmış kalmışım.
gözümü açtıgım da odada koltukta oturuyordum pınar çırılçıplak yatakta yatıyor üzerinde 20 yaşlarında bir genç amına sokup sokup çıkarıyor pınar cıglıklar atıyor hadi erkegim beni sike doyur parçala amımı diye bas bas bagırıyordu. donmuş kalmıştım
beni görmüyorlardı bile genç öyle bir sokuyorduki karımın amını yırtıyordu adeta. pınar altında kıvranıyor hadi erkegim doyur beni çıldırttın beni hadi beni orospu yap otelde sikmeyen kalmasın beni diye bas bas bagırıyordu.
yaklaşık 10 dakika gidip gidip geldi sikini çıkardı pınarın agzına verdi ve bögürerek boşaldı. pınarın agzı dölle dolmuştu. hepsini yuttu. gencin sikini öyle iştahlı yalıyordu ki cıldırtıyordu onu. çocuk kalkıp giyinmeye başladı bende geri gözlerimi kapattım uyuyor numarası yaptım.
Pınar ayaga kalktı çocuga sarıldı harikaydın canım bu gecelik git eşim uyanmadan yarın gece yine yaparız dedi çocukta sana yarın gece sürprizim var dedi.
Pınar çok meraklıdır ne sürprizin diye ısrar etti
ama genç olmaz sen yarın gece bir güzel giyin gel diskoda görürsün sürprizimi dedi. genç gidince pınar çırılçıplak yataga uzandı uyudu bende koltukta uyumaya devam ettim.
sabah gözümü açtıgımda saat 10 olmuştu. pınar uyuyordu. dürtükledim hadi uyan diye çırılçıplak kalktı bu ne hal kız dedim hiçç canım çıplak uyumak istedi dedi. akşam diskodan nasıl geldik kız dedim. sen sızdın seni garsonlar getirip bıraktı dedi. yalan söylüyordu he rseyi görmüştüm ama birşey demedim.
o gün akşama kadar havuzda denizde yüzdük eglendik ama içim içimi yiyordu eşim beni gözüm önünde aldatmıştı. akşam olunca giyinmek için odaya çıktık. pınar dolaptan siyah fırfırlı süper mini bir etek çıkardı ,neredeyse şeffaf bir sutyen ve beyaz sıfır kol badi giydi. altına kırmızı tanga bir kilot giydi. yüksek topuk ayakkabılarını giydi aynanın karşısına geçti makyaj yapmaya başladı.
kız orospu gibi oldun bu ne hal bak seni sikerler ben bile kurtaramam dedim. bana dönüp kahkalar attı korkma benim istemedigim hiçbir şeyi bana yapamazlar dedi. yemege indik yemegi yedik çıkıp bara oturduk ve içmeye başladık. Pınar ikide bir kadehi kaldırıyor beni içmem için teşvik ediyordu kendisi az içiyor bana içiriyordu. sarhoş olmamı canı gönülden istiyordu çünkü genç sevgilisi ona sürpriz yapacaktı. bende içiyormuş gibi yapıyordum çünkü sarhoş numarası yaparak onun ne yapacagını görmek istiyordum.
vakit biraz geçince kalkıp diskoya gittik. ben yine içme numarasıyla masada oturuyordum. Pınar kalkıp oynamaya başladı. bir süresonra ben sızmış numarası yapmaya başladım. Pınar yanıma geldi beni salladı dürtükledi baktı ki sızmışım hemen gitti. akşam ki gençle bir arkadaşı beni kollarımdan tutarak odaya dogru çıkmaya başladık. gençlerin birinin adı ali öteki yusuftu. ali asansörde elini Pınarın kalçasına attı ve seni bu gece sike doyuracagız canım çıldıracaksın diyordu Pınar da kahkalar atıyor kırıtıyordu aralarında.
odaya girince beni koltuga oturttular, ali Pınarın hemen dudaklarına yumuldu alide arkasına geçti kalçalarını okşuyor sıkıştırıyordu. bir çırpıda soyundular ali Pınarı yataga yatırdı amını yalamaya başladı yusufta sikini agzına verdi yala orospu 15 aydır askerim am görmedim seni sabaha kadar sikecegim diyordu. Pınar hadi sikin beleş amı buldunuzu çıldırtın beni diye bas bas bagırıyordu.
yusuf sikini Pınarın agzından çıkardı ali geldi soktu bu sefer. yusuf başı kalın benim kinden daha büyük sikini Pınarın amına sokmaya başladı.
Pınarın amı vıcık vıcık olmuştu bir hamlede soktu. hayvan gibi girip girip çıkıyordu. her vuruşunda Pınarın memeleri hopluyor şap şup sesler geliyordu. yusuf bir süre sonra çıkardı sikini ali gelip sokmaya başladı. bu sırada yusuf sikini Pınarın agzına soktu bir boşaldı bögürüyordu Pınar da yalıyor her damlasını yutuyordu. odada sesleri çınlıyordu. ali hala amın içinde gidip geliyordu bir beş dakka daha soktuktan sonra amına boşaldı.
Pınar cıldırıyordu.
yusuf yeniden sikini kaldırmıştı alinin kalkmasıyla Pınarı yüzüstü domalttı amından fışkıran dölleri götüne sürttü niyetini anlaşılmıştı götten sikecekti. oysa ben Pınarı ancak 5-6 defa götten sikmiştim. götünün yanaklarını ayırdı sikini hafifçe sokmaya başladı.
Pınar çıldırmıştı acı falan umrunda degildi hadi diye kıvranıyordu. yusuf yavaş yavaş sokuyordu artık hepsini sokmuştu hızlandı hızlandı. vurdukça Pınar bagırıyor yusuf daha hızlı sokuyordu.
Pınarın memeleri hop hop hopluyordu. yusuf bir süre sonra Pınarın götüne boşaldı. sıra aliye gelmişti ali de Pınarın götüne yerleştirdi öyle sokuyordu ki parçalıyordu
o çok kıskandıgım karımı. birsüre sonra alide boşaldı. yataga uzandılar bir süre dinlendiler. Pınar hadi beyler giyinip kaçın yarın gece sürprizlerinizi bekliyorum diye gençleri yolcu etti. banyoya girip yıkandı ve yataga uzanıp uyudu.
kafam karma karışıktı. o çok kıskandıgım gözümden sakındıgım karım orospu olmuş gözümün önünde sikişiyordu ve ben bir şey demiyordum. bu duygular içinde bende uyudum...
Fingirdek Karım
Sırtımı, girişteki yüksek bölümün duvarına dayamış, salonun öbür ucundaki karım Gül’ü seyrediyordum. Kalabalık bir partiydi. En az elli kişi olmalıydı içeride…
Yaklaşık iki saattir buradaydık ve bir saat önce kopmuştuk karımla. Ama gözlerimi onun üstünden bir dakika bile ayırmamıştım.
Hiç yalnız kalmamıştı bu süre içinde. Hep birileri vardı yanında. Daha doğrusu, hep erkekler vardı çevresinde. Çoğu ya hiç tanımadığımız kimselerdi bunların. Ya da yalnızca göz aşinası olduklarımız.
Doğruyu söylemek gerekirse, alabildiğine ilginçti olup bitenler. Karıma sokulanların tamamının kafasında tek bir şeyin olduğunu görebiliyordum. Onu sikmek istiyorlardı.
Pek de haksız sayılmazlardı hani. Dört senedir evliydik ve o anda beni de, onu bir an önce sikmek isteyecek kadar tahrik ediyordu. Çevresindeki öbür erkekleri ise neredeyse çıldırtmıştı.
Üstünde siyah jarse bir giysi vardı karımın. Üst kısmını, omuzlarından geçen incecik askılar tutuyordu. Bu nedenle de, kolları, omuzları ve ortasına kadar sırtı çıplaktı.
Memelerinin arasını açıkta bırakan derin bir “v” yakası vardı giysinin. Kumaşı da o kadar inceydi ki, gözlerden gizlemeye çalıştığı o yusyuvarlak, kütür kütür memeler, tüm hatlarıyla belli oluyordu.
Kumaş, karnını ve kalçalarını sımsıkı sarmıştı. İncecik belinden sonra birden genişleyen kalçalarından gözünü alamıyordu insan. Her zaman olduğu gibi, yine içine hiç bir şey giymemişti.
Bu nedenle de, özellikle arkadan bakıldığında, baş döndürücü bir manzara çıkıyordu ortaya. Jarse kumaş, hafifçe kalçalarının arasına giriyor, o başdöndürücü yuvarlakları iyice meydana çıkarıyordu. Eteği, dizlerinin bir karış üstünde bitiyordu.
İnanılmaz güzellikteki upuzun bacaklarına baktıkça, içimdeki, onların biran önce belime dolanması isteği büyüyordu. Ayakkabılarını ona ben hediye getirmiştim İngiltere’den. Topukları alabildiğine yüksekti. Tıpkı bir terlik gibi geçiriliyorlardı ayağa.
En vurucu yanları ise, üst kısımlarının, tümüyle şefaf ve renksiz bir plastikten yapılmış olmasıydı. Bu nedenle, sanki çıplak gibi duruyordu ayakları. Kısacası, inanılmaz sik kaldırıcıydı Gül o akşam.
Şu anda onunla konuşmakta olan adamı tanımıyordum. Otuz yaşlarında olmalıydı.
Esmer, uzun boylu ve kıvırcık saçlıydı. Aslında pek yakışıklı olduğu söylenemezdi ama, garip bir çekiciliği olduğunu görebiliyordum. Bir süreden beri konuşuyordu karımla.
Köşede, ayakta duruyorlardı. İkisinin de ellerinde viski bardakları vardı.
Epeyce içmişti o akşam Gül. Alkolün onun üstündeki etkisini çok iyi biliyordum. Daha da özgürleşiyor, daha rahat hareket ediyordu. Şimdi de öyleydi. Konuşurken zaman zaman adamın kolunu tuttuyor, müthiş baştan çıkarıcı bir havayla gülüyordu.
Birbirlerine oldukça yakın duruyorlardı. Aralarında müthiş bir elektriklenme olduğu belliydi. Sikiş elektriklenmesi.
Her zaman olduğu gibi, bu sefer de müthiş tahrik olmuştum. Başkalarının karımı sikmek istemesi, bunun için uğraşmaları, beni inanılmaz bir biçimde tahrik ediyordu.
Daha önceleri de, pek çok kez yaşamıştım bu duyguyu. Üstelik, bunun Gül’ü de tahrik ettiğini biliyordum.
Parti bitip eve gittiğimizde, müthiş bir sikiş gecesi yaşayacaktık yine. Önceleri hep böyle olmuştu. Aramızda hiç konuşmamıştık gerçi ama, ikimiz de memnunduk bu durumdan.
Başkalarının onu sikmek istediğini görerek kalkan sikim inmek bilmiyordu. Karım ise erkeklerin siklerini kaldıra kaldıra geçirdiği saatlerin kabarttığı duygularla, inanılmaz azgın bir kadın olup çıkıyordu.
Birden müthiş bir şey oldu. Gül bir adım daha sokuldu adama. Böylece, karınları birbirine değmeye başlamıştı. Bu, şimdiye kadar hiç tanık olmadığım bir şeydi.
Bir taraftan da, bu temasın, ikisini de müthiş etkilediğini görebiliyordum. Karımın yanakları kızarmıştı. Adam ise kudurmuş gibiydi sanki. Boş elini götürüp, Gül’ün kolunu okşamaya başladı.
Telaşlı gözlerle çevreye bakıp, bu durumu başkalarının da görüp görmediğini kontrol ettim. Gözlerim, biraz uzaklarında durup onları seyretmekte olan başka bir adamı yakalayabildi yalnızca. Onu da tanımıyordum. Bu nedenle, aldırmama gerek yoktu.
Tekrar karımla adama baktığım zaman, onların hareketlenmiş olduklarını fark ettim.
Adam Gül’ü elinden tutmuş, bir yere götürüyordu. Kendimi, yerimden kımıldamamaya zorlayarak izledim onları.
Salonun dip tarafındaki bir kapıya yönelmişlerdi. Kalbim küt küt atmaya başladı. Tanrım, neler oluyordu?
Onlar kapıdan geçip gözden kaybolduktan ve ben de, durumun farkında olan başkaları olup olmadığına emin olabilmek için salonu gözlerimle taradıktan sonra, peşlerinden gittim.
Kapı, uzunca bir koridora açılıyordu. Karım da, adam da görünürde yoktular. Sessiz olmaya gayret ederek, yürüdüm.
İlk odaların kapıları kapalıydı. Acaba nereye gitmişlerdi karımla adam? Yürümeye devam ettim. Sağda ve solda yine kapalı kapılar vardı. Biraz ilerde, koridorun sola döndüğünü görerek sokuldum.
Burada lamba yanmıyordu ve ışık, az önce yürüdüğün koridordan geliyordu. Neredeyse karanlık denebilirdi yani. Yine kapalı kapılar çıktı karşıma.
Neredeyse koridorun sonuna yaklaşmıştım ki, birden bir inleme duydum.
Bir kadının inlemesiydi bu. Karımın inlemesiydi. Olduğum yerde kaldım. Sesin nereden geldiğini kestirmeye çalışıyordum ve heyecandan ölmek üzereydim. Bir şeyler olduğu belliydi artık. Ama ne oluyordu?
İkinci inleme sesi, birincisinden yüksekti. Böylece, yerini keşfedebildim. Koridorun en sonundan geliyordu. Ayaklarımın ucuna basarak sokuldum oraya doğru. Sağdaki kapı açıktı.
“Immmhhhhh…” diye inlediğini duydum Gül’ün.
O odadan geliyordu ses. Kafamı yavaşça uzatıp içeri baktım ve bir anda donup kaldım. İnanılmaz bir manzara vardı gözlerimin önünde. En dip taraftaki küçük sehpanın üstünde yanan küçük lamba, odadaki tek ışık kaynağıydı gerçi ama, yine de, her şeyi en ince ayrıntısına kadar görebiliyordum.
Gözüme ilk çarpan, Gül’ün çıplak bacakları olmuştu. Bir deri koltukta oturuyordu karım. Tabii eğer buna oturmak denilebilirse. Adam onun hemen önünde, dizlerinin üstünde duruyordu.
İki eliyle Gül’ün iki bacağını, dizlerinin arka taraflarından tutup havaya kaldırmış, sonra da göğsüne doğru bastırmıştı. Karımın ayakkabıları ayaklarından çıkmıştı bütün bunlar olurken. Parmaklarının zevkle bükülmüş olduğunu görebiliyordum.
Ama tüm bunlardan daha müthişi, adamın ona yapmakta olduğuydu tabii. Pantolonunun önünü açarak sikini dışarı çıkarmış ve önünde bir tabak gibi açık duran ama sokmuştu. Şimdi de, kalçalarını ileri geri hareket ettirerek, sokup çıkarıyordu. Off… Karımı sikiyordu adam.
Sikim bir nabız gibi atıyordu. İnanılmaz biçimde tahrik olmuştum. Tanımadığım adamın biri, karımı gözlerimin önünde sikiyordu ve bu beni adeta uçurmuştu. Aklım almıyordu bunu.
“Sik beni…” diye inledi birden Gül, “Ohhhh sik beni… Ohhhh sik beni… Ohhhhh… Ohhhhh…”
Bu sözlerin adamın üzerinde yarattığı etkiyi, onun kalçalarının daha da hızlanmasından anlıyordum. Bir piston gibi sokup çıkarıyordu sikini, karımın küçük amına.
Ama asıl etkilenen ben olmuştum galiba. Belimin gelmek üzere olduğunun farkındaydım. Fermuarımı indirip, sikimi dışarı çıkardım.
“Ohhhh çok güzel sikiyorsun…” diye devam etti karım, “Ohhh çok güzel sikiyorsun beni… Ohhh sikin çok güzel… Hadi sik n’olursun… Hadi sik beni… Sok sikini içime… Ohhh geçir… Ohhhhh…”
Şimdi daha da hızlı sikiyordu adam. Karımı koltuğun üzerinde adeta ikiye katlamış, sikini hırsla sokuyordu. Vücudu görüşümü kapattığı için, Gül’ün yüzünü göremiyordum bulunduğum yerden.
Ama o çekici yüz hatlarının şimdi zevkle çarpılmış olduğuna emindim. Birden vücudu sarsılmaya başladı. Kalçaları sağa sola çalkalanıyordu. Tanrım belini getiriyordu.
“Hadi fışkırt içime…” diye yalvardı sonra da adama, “Hadi tohumlarını fışkırt içime… En dibime fışkırt n’olursun… Ohhhh hadi… Ohhhh istiyorum n’olur… Ohhhh hadi… Fışkırt hadi…”
Bu sözler adamın üstünde bir tetik işlevi gördü sanki. Ağzından derin bir homurtu saldı önce. Sonra da, dibine kadar geçirdi karımın amına… Beli geliyordu. Bu da, Gül’ün bir kez daha getirmesine neden olmuştu yalnızca.
Artık ikisi de inliyor, titriyor, sarsılıyorlardı. Daha fazla dayanmama olanak kalmamıştı. Benim de belim gelmeye başladı. Tohumlarım, havada kavisler çizerek, yerdeki halının üstüne yağıyordu. Gözlerim kararmıştı.
Aklımı yeniden başıma getiren odadaki hareketlenme oldu. Karım ve adam ayaklanmışlar, üstlerini başlarını düzeltiyorlardı.
Elimden geliğince sessiz davranmaya çalışarak oradan uzaklaştım ve salona dönüp, fark edilmeden koridora açılan kapıyı rahatlıkla görebileceğim bir yerde mevzilendim.
Önce adam döndü salona. Bir süre sonra da Gül göründü kapının önünde. Yüzünde, her sikilişinden sonra gelip yerleşen o yorgun ve mutlu ifade vardı.
Bunu fark etmek, sikimin yeniden kalkmasına neden oldu yalnızca. Sonra onun yeniden insanların arasına karıştığını gördüm.
Bir süre sonra, başka bir adam sokulmuştu karımın yanına. Bir süre öylece konuştular. Sonra adam onu tutup, köşedeki koltuklara götürdü. Karşılıklı oturduklarını gördüm.
Bu seferki adam, epeyce olgundu. Saçları kırlaşmıştı. Herhalde ellisine yakın olmalıydı.
Ve şimdi Gül’ün karşısında otururken, hayatından iyice memnun görünüyordu. Eh, bunun için ona hak vermek gerekirdi doğrusu. Karım öyle bir oturmuştu ki, neredeyse amı görünecekti.
Gerçi biraz şaşırmıştım tüm bu olup bitenlere ama, Gül’ün şu andaki davranışlarının nedenini de anlayabiliyordum. En başta, epeyce içkiliydi. Her zaman olduğu gibi, bu akşam da, alkol hem hareketlerinin daha da serbestleşmesine neden olmuştu, hem de biraz azdırmıştı onu.
Üstelik, bildiğim kadarıyla, şimdiye kadar hiç olmamış bir şey de gerçekleşmişti bir akşam.
Kaşla göz arasında sikilmişti karım… Bu benim için beklenmedik, yeni, çarpıcı ve müthiş tahrik edici bir gelişmeydi gerçi ama, Gül için de durum pek farklı olmamalıydı.
Şimdiye kadar hep göstererek çevresindeki erkekleri tahrik etmekten kaynaklandığını çok iyi bildiğim azgınlığı ise sikildikten sonra büsbütün artmış görünüyordu. İşin burada kalmayacağına, gece bitmeden başka müthiş şeylere de tanık olacağıma adım gibi emindim nedense.
Yanılmadığımı, karımın oturduğu koltuktaki kıpır kıpır halinden de anlayabiliyordum.
Özellikle bacakları sürekli hareket halindeydiler. Kimi zaman bacak bacak üstüne atıyor, kimi zaman bundan vazgeçip, dizleri birbirinden aralık oturuyordu. Karşısındaki adamın mahvolduğunu görebiliyordum.
Ben onlarda biraz uzakta olduğum için ayrıntılı göremiyordum ama, adamın zaman zaman da olsa, Gül’ün amını görebildiği kesindi. On dakika kadar öyle karşılıklı oturup konuştular.
Sonra ayağa kalktıklarını gördüm. Bu sefer öne düşen karımdı ve adamı aynı koridora götürüyordu. Hemen peşlerine düştüm.
Bu sefer onları gözden kaybetmemiştim. Gül’ün hedefi, koridorun sonundaki odaydı yine. Az önce sikildiği odaya götürüyordu bu adamı da. Sessizce yürüyüp açık kapının önüne sokuldum.
İçerde olacakları düşünmek bile sikimi yeniden kazık gibi yapmıştı....