rüyalarıma gel sevgilim
bizi ayıran ancak ölüm olabilirdi biliyorduk ama buna hiç ihtimal vermiyorduk, en büyük hatamızı orada yaptık sevgilim.
yastığımdan kokunu hiçbir çamaşır deterjanı çıkaramadı sevgilim. hayatım boyunca yapmadığım bi şey yaptım, odamda bi kaç sigara içtim. sigaramı söndürdüm içime çektim seni. artık yastığım hem sen hem de içtiğin sigara kokuyor. kokunla seviştim o gece, yorgunum sevgilim.
direncim düşüyor, uyumak için girdiğim yataktan senin kokunu bir daha alamayacak olmanın özlemiyle sadece kokluyorum senin geçtiğin her yeri. döndüğüm her yerde sana çarpıyorum sevgilim.
saatlerdir uyuyamıyorum salona geçiyorum, birlikte film seyrettiğimiz koltuğa uzanıyorum, kokun her yanımda. yine de kapıyorum gözlerimi başım dönüyor sevgilim ve ben uyuşturucu almadım, alkol içmedim bu baş dönmesi sadece senin yan etkin. böyle olduğumu bilsen çok üzülürdün. senin için toparlayacağım kendimi sevgilim.
sen bu aciz dünyada beni yalnız bırakıp gittiğinden beri, huzur bulduğum sessizlikler, kavga ediyorlar zihnimde. ve sen hiç gelmeyeceksin bir daha sinmeyecek kokun öyle değil mi ? yoksa senin kokunu duymak istediğim için mi sen kokuyor her şey ? ya da yanımda mısın şu an sevgilim ?
özür dilerim, bizi ayıran şeyin ölüm olacağını bilseydim, inan seninle geçirdiğimiz güzel günlerde seni izlerdim , ya unutursam kokunu? beni kokundan, sesinden mahrum etme olur mu sevgilim ?
sevmekten ve emek vermekten vazgeçmeyenler kendi mutlu sonlarını yazardı hani ? ne sevmekten vazgeçtik ne emekten şimdi elimden gelen tek şey mezarına çiçek getirmek oluyor sevgilim.
nazım usta demişti; “kelebek misalidir aşk, anlamayana ömrü günlük, anlayana bir ömürlük.”
yanımda değilsin ama rüyama gel sevgilim, bir zamanlar sevdiğini söylediğin kelimen için gel...









