Birinin gitme demesini, kalmam için çabalamasını isterdim. Buri beni durdursun isterdim. Ben hiç gitmek istemiyordum ama gitmem gerekiyordu biliyordum. Gitmem için ellerinden geleni yaptılar.

Product Placement
Sade Olutola
untitled
art blog(derogatory)

Origami Around
"I'm Dorothy Gale from Kansas"

oozey mess
𓃗

❣ Chile in a Photography ❣

pixel skylines
Monterey Bay Aquarium

titsay
ojovivo
Interview Vampire Daily
Cookie Run:Kingdom Official!
Fai_Ryy
let's talk about Bridgerton tea, my ask is open
Noah Kahan
One Nice Bug Per Day

if i look back, i am lost

seen from United Arab Emirates

seen from Australia

seen from United Kingdom

seen from Malaysia

seen from Singapore
seen from United States

seen from United States

seen from Bangladesh

seen from Russia
seen from Malaysia

seen from Colombia
seen from United States

seen from Canada

seen from India
seen from Türkiye

seen from Germany

seen from Malaysia

seen from Malaysia
seen from Croatia
seen from Malaysia
@soylenemeyenlerim
Birinin gitme demesini, kalmam için çabalamasını isterdim. Buri beni durdursun isterdim. Ben hiç gitmek istemiyordum ama gitmem gerekiyordu biliyordum. Gitmem için ellerinden geleni yaptılar.
Uzun zamandır ağlamıyorum. Mutluluktan değil de hissizleşmekten. Dubai konusu kafamda netleştiğinden beri kendimi istemsizce şartlandırdığımı fark ettim. Üzülecek miyim simdi değil dubaiye giderken veya kalacağım yere vardığımda düşünür üzülürüm diyorum. Nasıl olsa gideceğim diyorum ve her şeyi bilinçaltıma itip saklıyorum ama orada birikiyorlar biliyorum. İlk başlarda çok rahatti bunu yapmak ama hala vizem çıkmadı her sey biriktikçe birikiyor ve ben tükendikçe tükeniyorum. İlk zamanlarda gözümü karartmıştım şimdilerde ise arkadaşlarımın doğum günlerini nişanını düşünüyorum. Kardeşimin nişanı olursa diyorum. Gittikten sonra bunların hiçbirine dahil olamayacam. Bunlara katılıp mı gitsem diyorum ama bu sefer daha da erteleniyor gidişim. Borçlar da biriktikçe birikiyor. Gidince orada çalışmaya başlar dolar kazanır rahat öderim diye düşünüyordum. Şimdi ödemekte zorlanıyorum ayrıca iş bulabileceğime olan inancım da sarsılıyor. Bekledikçe olumsuz düşünceler daha çok artıyor ve daha çok dikkatimi çekiyor.
Nasıl ve neden böyle olduk bilmiyorum hala ama düşünmeden duramıyorum. Gruptaki doğum günümde çekilen fotoğraflara denk geldim. Yakınız, mutluyuz. Şimdi hiç o kadar yakın hissettirmiyor yan yana dursak da. Gerçekten özlediğimi de hissediyorum. Birinin yokluğundan daha kötü bir şey varsa o da varken olmaması. Varsin ama yoksun. Senin doğum gününü düşünüyorum şimdiden. Daha zaman var her şey olabilir ama düşünmeden duramıyorum işte her şeyi ve her detayı. Sana sarılırsam ağlarmışım gibi geliyor. Basit hızlı kısa bir sarılma da sonrasında çok ağlatır. Doğum gününü gerçekten mutlu bir şekilde ve gerçekten yanında olarak kutlamayı istiyorum. Daha çok var. Sana sarılmak için tek fırsatım sanırım o zaman olacak. Sonra askerlik ve sonra ne olacağı belirsiz. Zaten bu kadar soğukluk girdikten sonra araya burada olsan da uzaksın. Niye düşünüyorsam bu kadar...her gün rüyamda görmek de enerjimi tüketiyor. Hepsinde soğuksun hepsinde yanında ben değil başkaları var ve ben sadece izliyorum. Senin umurunda bile değil.
Sevgili yaptığını öğrendik. Zaten öncesinde tahmin ediyordum. Bir ara da telefonunda ismini gördüm kızın. Eski sevgilinle barıştığını sandım ama farklı biriymiş sadece isimleri aynıymış. Zaten soğukluğuna alışıp normalleştirmiştim. Doğum günün için plan yaparken kızla görüşeceğini söyleyip bize akşam vakitte kutlamamiz icin firsat tanımamıştın biz de öğle arasına ayarlamaya karar verdik. Önce ofiste kutladık sonra öğlen dışarıda. Mutlu olduğunu görmek kutlamak ve sarılmak gercekten iyi gelmişti. Eskisi gibi hissettirmişti. Sonra askere gideceğin için vedalaştık. Sen askerdeyken vakit çok hızlı geçti. Ofis sessizdi senin enerjinin yokluğu fark ediliyordu. Aamak yazmak istedim ama cesaret edemedim. Belki yanlış anladın belki düşünmedin bile. Ben her şeye cok takılır çok ciddiye alırım ama. Gitmeden birkac ay once beni arayın diye tembihleyip aramazsak üzüleceğini söylemiştin. Gerçekten üzüldün mu bilmiyorum soramam da. Döndüğünde bile karşılarken sarılma fırsatımız olmadı ama çok da üzülmedim. Şu anda da üzülmüyorum. Sadece alıştım. Aştım. Ama tabii yanıma gelip yakın davrandığında yakınımda durduğunda kalbim hala heyecanlanıyor ve farklı çarpıyor. Bunun çözümü yok sanırım. Şu an daha da çok gitmek istiyorum buralardan. Uzaklaşmak. Sen gelmeden gitsem iyi olurdu sanki ama olmadı belki bunda da vardır bir hayır.
Boğazımda öyle bir ağrı var ki ağlamamaya çalışırken hissedilen o düğüm gibi. O değil tanii boğazım gerçekten şiş biliyorum ama beynim algılayamıyor herhalde gerçekten ağlamaya da çok yakınım çünkü öyle bir mutsuzluk mod düşüklüğü var iki gündür
Ayrıca çok kırıcısınız. Gözümün içine baka baka ayrımcılık yapıyorsunuz. Sevmiyorsunuz ve nefret besliyorsunuz. Bana bir şey olmasından çok dışarıya nasıl görüneceğiniz önemli.
“Ben kimseyi incitmeden kendi hayatımı kurabilirim. Bu benim hakkım.”
“Ben izin verilmiş bir hayat değil, gerçekten benim olan bir hayat istiyorum. Bu hem beni hem sevdiklerimi büyütür.”
Çünkü senin sevgiyle kurulmuş, yargılanmadığın bir güven alanın hiç olmamış.
Keşke küçük kalsaydın diyip duruyorsun ya neden diye düşünürken aklıma geldi çünkü o zaman yine vurabilirdin şimdi sadece kabullenmen gerekiyor vuramıyorsun savuramıyorsun. Ne acı. Çocuk kalsaydın diyorsun ama çocukken yaşattıklarını bilmiyorsun. Sessizdim mutsuzdu yansıtmiyordum karşı çıkamıyordum ve sen her şey yolunda sanıyordun. Annem de öyle.
Bana bir şey olması fikri korkutmuyor ki sizi. Namus gurur korkutuyor. Kötü yola düşerim de başınız öne eğilir diye korkuyorsunuz. Benim başıma bir şey gelmiş, ölmüşüm çok da önemli değil.
Keşke hiç okutmasaymışım, çalışmana izin vermeseymişim. Keşke küçük kalsaydın. Dedi. Keşke hiç doğurmasaydınız beni dedim.
Yaşamak için motivasyonum kalmadi yine. Kafamda ölüm senaryoları kuruyorum. Allahtan korkuyorum dedim ama kendimden de korkuyorum bunu bir an gelir de aklımdan çıkarırım diye.
Küçükken babama sarılırdım koltukta uzanırken arkasına sıkışarak uzanır uyurdum. Sonra uzaklaştık. Sonra kötü şeyler yaşadım. Nefret dolu yüzünü görmeye başladım nefret dolu cümlelerini duydum. Daha da uzaklaştık. Annem hep sessizce şahit oldu. Babamı düşündü babamı gördü. İkisiyle de uzak büyüdüm. Arkadaşlarım hep sayılıydı ve onlarla da mesafeliydim. Sevgili islerini beceremedim. Sevildiğime inanmak isteyip aslında sevilemediğimi gördüm. Bana bakan herkesi beni görüyor sandım. Görmediler. Gördüklerini sandığım için sevilirim de sandım. Olmadı. Sonra sen geldin. Yavaş yavaş yaklaştın nasıl olduğunu bile anlamadım. Bana bakmaya başladın ve ben yine birinin beni göreceğine seveceğine inanmaya başladım. Umutlandım. Umutlandıkça hayal kurdum kendimi kaptırdım. Kendimi kaptırmamak için çok çabaladım. Bana özel değildi hicbir şey biliyordum. Ama benim yaptığım her şey sana özeldi. Söyleyemedim. Benim için birine kendim adım atıp sarılmak çok zordu. Kolaylaştırdın. Birine bakmak cok zordu ama goz teması kurduk sürekli. Birine güvenmek zordu ama sana gösteremesem de güvendim sana. Sanki her şey güzel gidiyordu, onca olan seye rağmen. Benim hayatımdaki engellerim hep önüme çıkıp durdu. Sana bunları anlattım diye mi böyle oldu bilmiyorum. Sana bir şeyler hissederken sana sarılmayı deli gibi isterken normal arkadaşça sarılmaymış gibi göstermek çok zordu yanına gelmeyi düşünürken bile heyecanlanmaya başladım. Son sarıldığımızda gerçekten sarılmayı cok isteyip adım atamamıştım ve sadece yanina gelip duymuştum. Sen kolunu uzatmasaydın o gün sarılamayacaktım da muhtemelen. Kendimi adim atmak için cesaretlendirmeye çalışırken de kalbim delirmişti. Fark ettin. Bundan mı boyle oldu bunu da bilmiyorum. Eger oyleyse bu da cok üzücü olur benim için. Sonra bir gün gözlerimdeki perde kalktı gibi oldu ve mesafeli davranışlarını fark ettim. Bir şey mi yaptım diye düşünüp durdum cevap bulamadım. Kendi sorunlarından mutsuzluğundan mı diye düşündüm bundan da emin olamadım. Başka bir şey var gibiydi. Anlamadım. Ve şimdi tamamen uzağız. Artık konuşmuyoruz bile. Benim için ne kadar acı bir durum olduğunu sana anlatamam. Üzüldüğümü bile söyleyemem. Ne oldugunu bile soramadım soramicam. O kadar çok sözden ve sarılmadan sonra bu sefer gerçekten inanmıştım. Ağız alışkanlığı olduğunu başta bilmeme rağmen unuttum. Sabah uyanınca akşam uyunadan günün herhangi bir saatinde herhangi bir olayda hep aklımdasın. Birlikte geçirdiğimiz anları düşünüp duruyorum. Kurduğun cümleleri yaptığın şeyleri gezdiğimiz sayılı yerleri. Sonra nasil uzaklaştığımızı. Olmasindan korktuğum şey sana hislerimi söylersem en iyi ihtimale bir seyler olursa ve sonra ayrılırsak olacak olanlardı. Korktuğum sey hicbir sey yokken yaşandı. Öyle ya da böyle oluyor demek ki korktuklarım. Babama hiçbir zaman üzüldüğümü anlatamadım gösteremedim. Neden diye soramadım. Sana da şimdi söyleyemiyorum hiçbir şey. Bunu daha met nasil açıklayabilirim bilmiyorum. Ayrica babama sarilamazken sana sarilmak benim için cok baskaydi. Babama sarilamadigim icin üzüldüğüm onca zamandan sonra sen olunca onu da düşünmüyordum artık. Sevgisizlik çok zor. Çok yorucu. Bazen düşünüyorum sevilseydim ve bana sarilan ailem olsaudi hayatim nasil olurdu diye. O zaman da sana sarilinca ayni seyleri hisseder miydim? Şu an bunun cevabini bilmiyorum. Ama suçlayacak biri ya da bir seyler olmasi galiba biraz hafifletiyor kendimi suçlamamı. Askerliğe gittiğinde nasıl olacak diye düşünüyordum şimdi varken yok gibisin. Bir şeyin artık olmaması hiç olmamasından daha acı verici. Boyle bir soz vardı ve benim hayatıma çok uyuyor bir çok konuda.
Nasılsın, merak ettim. Pazartesi günü seni bekledim ama gelmedin. Sonra öğrendim ki izne ayrılmışsın. Başkasından bunu duymak üzdü.
Sanki hayatımdaki ilk tek ve son motorcu senmişsin sen olacakmışsın gibi. Senden önce de motora ilgim vardı. Motoru olan tanıdıklarım vardı. Senden sonra da oldu ve olacak da muhtemelen. Ama hala her motor ve motorcu görüşüm sen geliyorsun aklıma. Neyse bu da geçecek bitecek elbet.
Her şeyden herkesten kolayca sıkılırken senden hiç sıkılmadım hatta doyamadım
Nasıl ve neden böyle olduk bilmiyorum hala ama düşünmeden duramıyorum. Gruptaki doğum günümde çekilen fotoğraflara denk geldim. Yakınız, mutluyuz. Şimdi hiç o kadar yakın hissettirmiyor yan yana dursak da. Gerçekten özlediğimi de hissediyorum. Birinin yokluğundan daha kötü bir şey varsa o da varken olmaması. Varsin ama yoksun. Senin doğum gününü düşünüyorum şimdiden. Daha zaman var her şey olabilir ama düşünmeden duramıyorum işte her şeyi ve her detayı. Sana sarılırsam ağlarmışım gibi geliyor. Basit hızlı kısa bir sarılma da sonrasında çok ağlatır. Doğum gününü gerçekten mutlu bir şekilde ve gerçekten yanında olarak kutlamayı istiyorum. Daha çok var. Sana sarılmak için tek fırsatım sanırım o zaman olacak. Sonra askerlik ve sonra ne olacağı belirsiz. Zaten bu kadar soğukluk girdikten sonra araya burada olsan da uzaksın. Niye düşünüyorsam bu kadar...her gün rüyamda görmek de enerjimi tüketiyor. Hepsinde soğuksun hepsinde yanında ben değil başkaları var ve ben sadece izliyorum. Senin umurunda bile değil.