𓃗

#extradirty
official daine visual archive
One Nice Bug Per Day
★
let's talk about Bridgerton tea, my ask is open
noise dept.
Doug Jones

tannertan36
No title available
🩵 avery cochrane 🩵

bliss lane
I'd rather be in outer space 🛸
KIROKAZE

@theartofmadeline
Not today Justin
Aqua Utopia|海の底で記憶を紡ぐ
NASA

izzy's playlists!

Kiana Khansmith

seen from Malaysia

seen from United States
seen from Dominican Republic
seen from Uzbekistan
seen from Brazil
seen from Venezuela

seen from Vietnam

seen from United States

seen from United States
seen from United States
seen from United States

seen from United States
seen from United States
seen from United States

seen from United States
seen from United States
seen from United States
seen from United States

seen from Brazil
seen from United States
@sr-bsky
Yıllar değil geçip giden,
bizleriz biten..
Kahkaha attırdı :))
Gitme, kaybedince daha çok seveceksin..
This is the end.
Yıllar boyu içinde taşıdığın ve artık bir parçan haline gelmiş birinin seninle sizli bizli konuşurken, birkaç ay öncesine kadar adını bile duymadığı bir başkasına bu kadar yakın durması, her insanın ayrı bir dünya olduğunun kanıtıydı ve can yakıyordu. Duygular gibi hatıralar da karşılıksız çıkabiliyordu. Aynı günler herkeste farklı izler bırakıyordu ve aynı hikayeye herkes farklı filmler çekiyordu. Ya da daha kötüsü, çok iyi tanıdığın biri sana boş gözlerle bakıyordu.
Kahperengi, Hande Altaylı
Bizi birbirimizden yoksulluk, düşkünlük, hatta Tanrı ya da şeytanın üzerimize yağdıracağı hiçbir şey ayıramayacakken, sen bunu kendi arzunla yaptın.
Senin yüreğini ben yaralamadım.. kendin yaraladın!
Bunu yaparken benimkini de yaraladın. Güçlü olduğum için bu bana daha da kötü geldi.
Ben yaşamak istiyor muyum?
Bu acaba benim için nasıl bir hayat olur? Senin yokluğun…
Ah, Tanrım!
Sen, ruhun toprağa gömülü halde yaşamak ister miydin?
Bana ne kadar acımasızca davrandığını şimdi söylüyorsun işte… Acımasızca ve yapmacık davrandın. Beni neden hor gördün? Kendi kalbine neden ihanet ettin, Cathy? Avutmak için söyleyecek tek sözüm yok. Sen bunu hakettin… kendi kendini öldürdün! Evet, beni öpüp ağlayabilirsin, benden de öpücük, gözyaşı koparabilirsin. Bunlar canını yakacaktır. Seni lanetleyecektir. Beni seviyordun. Peki bırakıp gitmeye ne hakkın vardı? Bana yanıt ver, Edgar’a duyduğun geçici heves yüzünden beni terk edip gitmeye ne hakkın vardı? Bizi birbirimizden yoksulluk, düşkünlük, hatta Tanrı ya da şeytanın üzerimize yağdıracağı hiçbir şey ayıramayacakken, sen bunu kendi arzunla yaptın. Senin yüreğini ben yaralamadım.. kendin yaraladın! Bunu yaparken benimkini de yaraladın. Güçlü olduğum için bu bana daha da kötü geldi. Ben yaşamak istiyor muyum? Bu acaba benim için nasıl bir hayat olur? Senin yokluğun… Ah, Tanrım! Sen, ruhun toprağa gömülü halde yaşamak ister miydin?
(via oldiesbutalwaysgoldies)
Then, tomorrow was another day Morning found me miles away..
kırmızı günler.