Sarsılan sadece bedenimdi çünkü ruhumu değ edeli çok oluyordu.
cherry valley forever

titsay

⁂

#extradirty
Today's Document
DEAR READER
Alisa U Zemlji Chuda
Aqua Utopia|海の底で記憶を紡ぐ
Misplaced Lens Cap
Xuebing Du

JBB: An Artblog!
Game of Thrones Daily
No title available
No title available

izzy's playlists!
"I'm Dorothy Gale from Kansas"

pixel skylines
dirt enthusiast
Three Goblin Art
Sweet Seals For You, Always

seen from Germany

seen from Germany

seen from United States
seen from United States
seen from Australia

seen from United States
seen from United Kingdom

seen from Germany
seen from Germany
seen from United States
seen from United States

seen from United States

seen from United States

seen from Malaysia
seen from United States
seen from Malaysia

seen from United States

seen from United States

seen from United States
seen from South Korea
@sudenukirca
Sarsılan sadece bedenimdi çünkü ruhumu değ edeli çok oluyordu.
"Kırılmış kanatlar, incinmiş kalpler, kaybolmuş ruhlar... Söylesene Siyah Kuğu sen buradasın diye mi yağmur yağıyor yoksa bulutlarda mı bize ağlıyor?"
Bir insan acıdan delirdiğinde, diğerleri onun acısını değil, deliliğini görür...
Yara bantları yaraları iyileştirmek için değildir, saklamak içindir. Ve bayım ben yaramı saklamak için değil, size orada bir yara olduğunu göstermek için kullanmıştım.
Ve sen o yarayı hiç göremedin. Kör müydü bana gözlerin ya da yara küçük müydü bilmiyorum ama sen bakmadıkça derinleşti, bir oyuk gibi içime yerleşti.
Denize aşık adamı "Kara"ya mahkum ettiler...
"Bugün daha 18 Ağustos.Kasım'a daha var.Sabah oldu, 19 Ağustos ama olsun...8 Kasım değil."
"Mutlu son yoktur, sonralar acı verir. Eğer mutluysan hikayen daha bitmemiştir."
Kitap okuyan biri, ölmeden önce binlerce hayat yaşar. Hiç okumayan insan ise sadece bir hayat.
"Onları seviyorum."dedim sessizce.
"Onlar kim?"
"Kitaplar, şarkılar,hayvanlar.. Ama sevmediğim birşey var Ellie.."
"Nedir?"
"İnsanlar..."dedim yavaşça.
"Özlemiş gibisiniz."dedim alay ederek.
Dudağının bir kenarı tembelce yukarı doğru kıvrıldı ve gülümsedi.
"Gibisi az kalır kadın... Özledim."
Morg görevlisi 28 numaralı ceset diye seslendi. İnsan bu kadar mıydı? Bu kadar macera, koşuşturma, hayal kırıklığı, gözyaşı, mutluluk, belki çokça aşk.... Nereye gitti? Sadece 28 numaramı olmuştu? Belki de günün birinde 28 numara olmak için yaşamıştı.
Kadın çok seviyordu, adamsa o sevgiden habersizdi. Bir rakı masası geleneği olarak o gecenin şerefine bardaklar kalktı havaya..
"Yarasın" dedi adam.
Kadın baktı "Haklısın" dedi.
"Yara' sın."
Kahverengi gözleriniz toprağa benziyor bayım, düşsem gömülür müyüm?
Belki bir kitabın aynı sayfasında ağlamışızdır... İşte bu farkında olmadığınız halde Dünya'nın en güzel karşılaşmasında olabilir.
"6,5 ay!"dedim öfkeyle.
Sadece 201 gün.
"Gideli 1.5 yıl oldu. Onsuz yaşadığım günler, onunla olandan fazla.Virüs gibi.Kurtulamıyorum anılardan.Ölmek istiyorum Aydın."
Kim var orada? "Kayboldum.." Kısık, çok kısım bir tını. Ama onun sesi. Nazlı'nın. "Neredesin?"dedim heyecanla. "Nazlı? Buradayım!" Nazlı gerçekten sen misin? "Kayboldum."dedi bir kez daha. Kayboldum. Kayboldum. Kayboldum.
"Seni seviyorum, seni o kadar çok seviyorum ki.." Gülümsedi yer yerinden oynadı. "Kırk dört gündür, sana bunu söyleyebilmek için yanıp tutuşuyorum.. Söyledim işte! Söyledim! Seni seviyorum. Çok seviyorum!"
"Gezilerini göreyim. Lütfen gözlerini göreyim." Bir zar heykelini dahi özlerken, Nazlı'yla olan özlemimi nasıl bastıracağım?" "Allah'ım nasıl geçecek zaman?"
"Bir gün, yine ona sarılarak uyuyacağım."
Ah bayım, derinlerde boğulmak istediğim tek denizin gözleriniz olduğunu bilseydiniz böyle sakin kalabilir miydiniz?
Mesela bir fotoğrafa bakıp keşke o güne bir daha dönebilseydik demenin çaresizliği...