
ellievsbear

Love Begins
taylor price
we're not kids anymore.

No title available

tannertan36
official daine visual archive
Game of Thrones Daily
No title available
h
𓃗
Today's Document
YOU ARE THE REASON
Sweet Seals For You, Always

PR's Tumblrdome
No title available
cherry valley forever

if i look back, i am lost
Stranger Things
No title available
seen from Brazil

seen from Maldives
seen from Venezuela

seen from Netherlands

seen from United States

seen from United States
seen from Vietnam
seen from Vietnam

seen from United States

seen from Türkiye

seen from Malaysia

seen from United Kingdom

seen from Chile

seen from Malaysia
seen from United States
seen from Chile
seen from Venezuela
seen from Brazil
seen from United States

seen from Argentina
@sukalemi
Sonra aklıma sen geldin, ağladım.
İnsan bir gül bahçesinde, mis kokular içinde, göğün en güzel renklerini izlerken de ağlar. Bazen acıdan değil, sadece bir şeyi derinden hissettiği için. Belki birikmişti bir şeyler; belki de bir şeylerin yerini unutmuşumdur. Dilimi ısırmış ya da içimden bir gölge geçmiştir. Anlam veremediğim onca şeyin arasında kalbimin yükünü arıtan yine sen oldun. Ağladım.
Hayat nasıl görünüyor pencerenden bilmiyorum. Hâlâ savaşta mı ruhun? Ellerin üzerinden geçerken kitaplar konuşuyor mu seninle? Gece karanlığa düşünce şaire takılıyor musun? Bilmiyorum.
Bizi yarım bıraktılar; bir değil, birkaç kıyıya dağıttılar. Dediler: “Dünya bu, hayat böyle; kalbini taşı.” Kalbini anladıkça ağladım.
Bir yaz akşamı, kimine göre delirdim, kimine göre yenildim. Bir yaz akşamı sana ağladım, seni gülümsedim.
Karanlık çökebilir artık.
Gelip geçtiğiniz yollar vardır. Bir de farkına bile varmadan duraksadığınız; bir ağaç diktiğiniz, bir kediyi beslediğiniz, belki biraz havaya, suya inandığınız, hatta küçük bir ömür yaşayıp yolunuza devam ettiğiniz yollar.
Neyse, konu yürümek zaten.
İnsan, ilk kez gördüğü yüzlere daha güzel gülümsüyor.
Aldanmak da hayata dair. Yüzündeki gurur kadar güzel bir şey görmedim ben.
Nehirlerin peşinden...
Yaz geceleri, müzik, kahve.
Sessizliğim kadar güçlü ol, ruhum gibi vahşi.
Her şey dünyaya ait değil.
Tek isteğimiz kuşlara eşlik etmek.
İliklerime kadar işlemiş bi his bu, bu haz aptalca.
Seni hayal kurmaktan kim vazgeçirdi?
Karanlığı itme, pencereni aç.
Güneş herkese aynı vakitte batmıyor. Çiçekli yerlerden geçerken gökyüzüne bakma.
Bir gölgeye oturunca dünya değişiyor. Belki biraz da inanmayı seviyorum ben buna. Rüzgarı ve güneşi, kedileri, çocukları, yaşamanın kokusu.
Bir şarkı gibi düşüyor aklıma Temmuz.
Şehrin bir de göğe çıkan yolu var ve aslında ne kadar çok gülümsediğini sıradan bir günde fark ediyor insan.
Aslında hiçbir şey bitmez; olduğu gibi kalır. Olduğu anda vurur durur varlığını yeryüzüne. Doğumdan ve ölümden bahsedenlerden olmadım hiç. Sevmiyorum başlangıçları ve sonları. Ortalarda, hatta ortalıkta oluyor tüm mucizeler. Gürültü yükseliyor. Sevişenler ve savaşanlar düşünmüyor.
Gece gizlenen kuşları düşündüm az önce; dalların, çalıların içinde uyuyanları. Biraz inceliyor insanın bilekleri gece olunca. Saçlarım gıdıklanıyor. Düşünmekten geliyorum diyelim. Ortalıktayım: aç, susuz, çıplak.
Anlatmak, bakmak kadar uzun değil.
Bir bela, iki dirhem sözcük…
Aklımın ormanlarında gürleyen kalbim.
Duydun mu sesimi, yağmurlar çiçek açarken?