ben kimsenin unutamadığı biri olamadım. hani bazılarımız çok sevilir, ben hiç öyle olamadım. kimse birini ilk kez öpermiş hatta ilk kez elini tutarmış gibi tutmadı ellerimi. adına şiir yazılan, özlendiği zaman aylarca beklenen biri olmadım. biri hiç yüreğime çiçek ekmek istemedi. avuç içlerin ne kadar güzelmiş demedi. konuşmaya veya görüşmeye ara verdiğimizde gülüşün daha güzelleşmiş demediler. onlar hep kırıldıklarını söylediler. onlar balkondan düştüler, haklılardı. canları acımıştır. ama benim gökyüzünden düştüğüm çok oldu. bunu da kimse görmedi. anlattım, inanmadılar. zaten ben hiçbir zaman birinin inandığı biri de olamadım. hiç okumamış bir kitapta altı çizilen cümlelere güvendim. kaldırım taşlarının arasındaki tozlara, incir ağacının gölgesine güvendim. ben bunlara güvenirken, insanları kıramazdım, kırmadım da. böylesine naifken ben yine kimsenin güvendiği biri olamadım. canımı sıktılar, sustum. konuşmak yerine sigara içtim. ağladım gizlice, yine sustum. ben kimseye bağırıp çağıran biri de olamadım. ve zaten kimse bana değer verip, özür de dilemedi. isterdim ki biri beni kaybetmekten korksun, titresin üzerime. titresin dursun, düşmesine izin vermezdim. arasın gecenin bi saati, dinlerdim.kapatmazdım. dönüp dolaşıp bana gelmesi yerine, hep bende kalsın isterdim.takılı kalsın, düğüm olsun.ağlasın, gelsin.mutlu olsun, koşsun isterdim.hiçbir şey yapmasa, yanımda nefes alsın, sıcaklığını hissetsem, yeterdi. hiç olmadı, o olanlardan da ben olamadım.












