PKK'ya sınır ötesinde bir darbe daha
https://is.gd/Cy1tYB
seen from Türkiye
seen from United States
seen from United States
seen from Malaysia

seen from United States

seen from United Kingdom
seen from United States
seen from United States

seen from United States

seen from Australia

seen from Malaysia
seen from United States
seen from United States

seen from United States

seen from United States

seen from Netherlands
seen from United States
seen from United States

seen from United States

seen from United States
PKK'ya sınır ötesinde bir darbe daha
https://is.gd/Cy1tYB
Sene 1945’tir. Bir yabancı, içinde bir kız bebek bulunan bir sepetle karanlığın içinden çıkagelir ve sepeti yetimhanenin önüne bırakır. Rahibeler bebeği bulurlar ama nereden geldiğini bilemezler. Bu yüzden rahibeler ona Jane adını verirler. Jane bir yetim olarak büyür. Benim annem kim, babam kim diye merak eder durur. Yetim Jane, 17 yaşına geldiğinde çok güzel bir kız olur ve ilk defa bir erkek arkadaşı olur. Serseri oğlan kızın hayatına girer ama işler olacağına varır: Tartışırlar. Kız, erkek arkadaşıyla kavga eder ve hikaye oldukça hüzünlü bir hal alır. İlk olarak, kız hamile kalmıştır. Erkek arkadaşı onu terk etmiştir. Terk edilmiş bir şekilde hamiledir ve dokuz ay sonra apar topar hastaneye götürülür. Güzel bir kızı olur. Ama o gece, biri hastane camını kırar, Jane'in bebeğini kaçırır ve Jane'i yapayalnız bırakır. Sonrasında olanlar, bundan daha kötü. Jane'in kanaması vardır ve ölmek üzeredir. Doktorlar, acilen deneysel bir ameliyat yapmak zorunda kalırlar. Jane'i Jim'e çevirmek durumundadırlar. Jim, ertesi gün korkunç bir baş ağrısıyla uyanır. Tüm kötü haberleri öğrenir. Erkek arkadaşı, onu zaten hamileyken terk etmişti. Birileri bebeğini çaldı sonrasında. Ve artık, Jane bile değil mi? Artık o, Jim. Jim, büyümeye devam eder ve bir bar sarhoşu olup çıkar. Her zaman birileri, "Kimsin sen, Jim? Nerelisin Annen ve baban kim?" deyip dururdu. Ve nihayet bir gün Jim yine sarhoşken bar kavgasına tutuşur ve yere yığılır. Barmen yanına gelir ve şöyle der: "Jim, Jim, uyan. Ben aslında barmen değilim. Ben bir zaman yolcusuyum. Gel birlikte zaman makinesine binelim ve bu Jim veya Jane'in gerçekte kim olduğunu öğrenelim." Böylece geriye giderler. Geçmişe doğru giderler. Zavallı Jim, geçmişte nerede olduğunu bilemez. Ama birden, 17 yaşında güzel bir kızla tanışır. Ve ilk görüşte aşık olur. Ancak yine olanlar olur. Tartışırlar. Sonra kız arkadaşının hamile kaldığını anlar. Jim kendi kendine şöyle der: "Olamaz. Tarih tekrar ediyor. Bu, benim başıma da gelmişti. Bebeğimin en iyi eğitimi alacağından emin olmalıyım." Dokuz ay sonra bir gece, Jim hastane camını kırarak içeri girer ve biricik kızını kaçırır. Sonra, Jim, bebeği alır ve zaman makinesine gelir. Tekrar geriye gider, 1945 yılına kadar gider. Fırtınalı ve karanlık bir gecedir. Jim, elinde bebeğiyle karanlıktan çıkagelir ve yetimhanenin önüne bırakır bebeği. Rahibeler ertesi gün bebeği bulunca ne yapacaklarını bilemezler ve ona Jane adını verirler. Jane, acaba benim annem kim, babam kim diye merak eder ve fırtınalı bir gecede kapı eşiğine bırakılmışım diye düşünür. Jim, nihayet kendisini toplar ve hayatımı bir sarhoş olarak geçirmeyeceğim zamanda yolculuk ekibine katılacağım, diye düşünür. Böylece Jim, birçok tarihi olayda önemli rol oynar. Artık Jim, yaşlı bir adamdır. "Uzun ve güzel bir yaşamım oldu. Ama son bir görev daha gerçekleştirmek istiyorum." der. "Son görevimde, zamanda geriye gideceğim ve sürekli, 'Sen kimsin? Annem baban kim?' diyen insanlarla kavga eden bir bar sarhoşuyla buluşmak için peruk takarak bir barmeni canlandıracağım." Ve işte can alıcı nokta. Kim şu sorulara cevap verebilir: Jim'in annesi kimdir? Babası kimdir? Oğlu kimdir? Kızı kimdir? Torunu kimdir? Dedesi kimdir? Büyük büyük dedesi kim... Var mı arkada taraflardan bir cevap? Jane, kendi kendisinin soy ağacıdır. Tüm ailenin bir araya geldiğini ve bunu tartıştıklarını hayal edebiliyor musunuz? Biri, "Bunu bana sen yaptın?" diyecek; öbürüyse, "Hayır, ne yaptıysan, sen kendine yaptın." diyecek.
Predestination (film)
#evrenin#ötesinde#bekliyor#olucam
New Post has been published on Sağlık Turizmi Vizyonu
New Post has been published on http://saglikturizmi2023vizyonu.org/abd-turkiye-bekledigimizin-otesinde-seyler-yapti.html
ABD: Türkiye beklediğimizin ötesinde şeyler yaptı
ABD Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü Mark Toner, günlük basın brifinginde, New York Times’ta Türkiye aleyhinde yayınlanan makaledeki iddialara ilişkin soruları yanıtladı.
BEKLEDİĞİMİZİN ÜSTÜNDE VE ÖTESİNDE..
Türkiye’nin NATO müttefiki ve IŞİD’e karşı oluşturulan uluslararası koalisyonun güçlü bir ortağı olduğunun altını çizen Toner, “Türkiye, koalisyonun bir üyesi olarak IŞİD karşıtı operasyonlara katkı sunmak için elinden geleni yapıyor. Bu doğrultuda kesin bir mesafe kaydedildiğini gördük. Sınırlarına yönelik kaygılarına ve sınırlarını daha güvenli kılmaya yardımda bulunmaya ilişkin Türkiye ile görüşme içerisinde bulunmaya devam edeceğiz. Ancak Türkiye, IŞİD ile mücadele noktasında ve Suriyeli sığınmacı akınıyla başa çıkmada beklediğimizin üstünde ve ötesinde şeyler yaptı” diye konuştu.
GÖRMEK İSTEDİĞİMİZ PKK SALDIRILARININ SONLANDIRILMASI
Toner, PKK’nın Türk ordusu ve polisine saldırmasının ardından Türkiye’nin PKK hedeflerine dönük saldırılarda bulunduğuna işaret ederek, “Görmek istediğimiz PKK’nın saldırılarını sonlandırması. Her iki tarafın şiddetten uzak durması ve nihayetinde barışla sonuçlanacak çözüm sürecine dönmeleri” değerlendirmesinde bulundu.
Diyarbakır’da 3 yabancı gazetecinin tutuklanmasına ilişkin bir soru üzerine ise Toner, ifade özgürlüğü ve adil yargının tüm sağlıklı demokrasilerin temel unsurları olduğunu kaydetti. Bu ilkelere Türk anayasasının yanı sıra Türkiye’nin AGİT taahhütleri ve uluslararası insan hakları yükümlülüklerinde de yer verildiğine değinen Toner, Türk yetkililere, eylemlerinde evrensel demokratik değerleri gözetmeleri çağırısında bulundu.
ABD: Türkiye beklentilerin ötesinde şeyler yaptı
ABD: Türkiye beklentilerin ötesinde şeyler yaptı
Toner, günlük basın brifinginde, New York Times’ta Türkiye aleyhinde yayınlanan makaledeki iddialara ilişkin soruları yanıtladı.Türkiye’nin NATO müttefiki ve IŞİD’e karşı oluşturulan uluslararası koalisyonun güçlü bir ortağı olduğunun altını çizen Toner, “Türkiye, koalisyonun bir üyesi olarak IŞİD karşıtı operasyonlara katkı sunmak için elinden geleni yapıyor. Bu doğrultuda kesin bir mesafe…
View On WordPress
Yeni Konu Türk Medya
New Post has been published on http://www.tm2.net/lokman-cagirici-hayalin-otesinde-hizmetler-gerceklestirdik.html
Lokman Çağırıcı: ‘Hayalin ötesinde hizmetler gerçekleştirdik’
Hizmetlerinden dolayı emeklilere teşekkür plaketi veren Bağcılar Belediye Başkanı Lokman Çağırıcı, “Sizler sayesinde hayalin ötesinde hizmetler gerçekleştirdik” dedi. Bakırköy’den 1992’de ayrılarak ilçe statüsü kazanan Bağcılar’ın değişim ve dönüşümü kazanmasında yardımcı olmuş 16 belediye işçisi emekli oldu. Bağcılar Belediyesi Engelliler Sarayı’nda düzenlenen yemekli toplantıda mesai arkadaşlarına hitap eden Bağcılar Belediye Başkanı Lokman Çağırıcı, 466 kişilik bir ekip ve 2 bin kişilik bir aile olduklarını ifade etti. Bağcılar Belediyesi’nde 373 memur, 113 işçi olmak üzere 486 mesai arkadaşıyla en iyi hizmeti vermeye çalıştıklarını söyleyen Çağırıcı, sözlerine şöyle devam etti:
“Bağcılar’da siz çalışma arkadaşlarımla hayallerin ötesinde hizmetler gerçekleştirdik. Bu yüzden sizlere çok teşekkür ediyorum. Hamdolsun geldiğimiz nokta hepimiz adına onur ve mutluluk verici bir nokta. Belediye olarak 21. yılımızda, başkan olarak da 8’inci hizmet yılımızda, 365 gün 24 saat prensibiyle çalışarak çözülemez denilen sorunları çözerek ve ilklere imza atarak geleceğe koşuyoruz. Başarımızın sırrı; çalışmalarımızı Bağcılarlı hemşehrilerimizle birlikte gerçekleştirmemizdir.” Birlikte hayata geçirdikleri projelerle Bağcılar’ı, İstanbul’un yeni cazibe merkezi haline getirdiklerini ifade eden Çağırıcı, yükselişin hız kesmeden devam edeceğini de belirtti.
Çağırıcı konuşmasının ardından, emeklilik kararı alan; Tacettin Özer, Edip Ahmet Kümük, Şenel Yıldırım, Arif Dağlı, Yaşar Kayabaşı, Bahattin Balcı, Tekin Delikan, Yüksel Akpınar, Muzaffer Eker, Mehmet Yılmaz, Dursun Adsız, Mehmet Karakaya, Fikret Sarıtaç, Cemal Sezgin, Cemal Özcan, Hasan Akbaba’ya teşekkür plaketi verdi. Çağırıcı, işçilere emeklilik yaşamlarında başarı ve sağlık dileğinde bulundu. Programın sonunda Çağırıcı emeklilerle birlikte hatıra fotoğrafı çektirmeyi de ihmal etmedi.