Azıcık kendi kendime laflandım, şimdi uyumaya çalışmaya gidiyorum bfjdjdkd. Sahura kaldırın please.....
seen from United States
seen from United States

seen from United Kingdom

seen from Malaysia

seen from Germany
seen from United States

seen from United States

seen from South Korea
seen from Angola

seen from Germany
seen from South Korea

seen from China
seen from South Korea
seen from Spain

seen from Malaysia
seen from China
seen from United States
seen from United States

seen from United States

seen from United States
Azıcık kendi kendime laflandım, şimdi uyumaya çalışmaya gidiyorum bfjdjdkd. Sahura kaldırın please.....
Candice Lerae Raw Exclusive ~ February 27, 2023.
Inkább elengedlek mert csak magamat ölöm ezzel..
02.23
vücudum uyku için yalvarırken ruhum milyon tane düşünceden oluşan okyanusun dibinde yardım çığlıkları atıyor. canımın acısı bu saatlerde kendini daha çok belli ediyor ve göz yaşlarımı tetikliyor istemsizce. gün içinde aklımdan uzak tuttuğum endişeler boşluğumu hissedip kendilerini belli ediyorlar. boğazıma diziliyor sözcüklerim ve ağzımdan tek kelime çıkmıyor. anlatsam da anlamayacaklarını bildiğimden sözcük tasarrufu yapıyorum kendimce. ayrıca biliyorum ki anlamak isteyen, anlayacak olan insanlar suskunluğumdan da pek çok şey çıkarabilir.
Renginden her zaman ölesiye nefret etmiş olduğum turuncu koltuklardan birine oturmuş, sınav için optik form doldururken gördüğüm basit bir soruda anladım ne kadar kaybetmiş olduğumu. ‘Tarih:…’ Durup düşündüm bir dakika. Gerçekten neydi tarih? Kaç gün geçip gitmişti de ben fark etmemiştim? Bilmiyordum. Çevreme bakındım. Herkes bir şeyler yazıyor, kimileri sınav bir an önce gelsin diye dakika sayıyordu. Ben düşünüyordum, yanımdaki kıza sorsam bana ne der diye. Böyle böyle aradan bayağı zaman geçtikten sonra utanarak da olsa ‘bugün ayın kaçı’ diye sordum kıza. Dokuzuymuş. Üstelik Kasım’ın 9′u. Oysa ben Ekim aynın başlarında kalmıştım. Sınav haftama bile haftalar varmış gibi hissediyordum. Eve dönünce ilk olarak buzdolabına gittim. Yaparken keyif aldığım bütün yemekler dolapta öylece duruyordu. Günlüğümde bir sayfa bile atlamamıştım. Günlerce aynı tişörtü giymiş, hatta onunla okula gitmiştim. Arkadaşlarımı gördüğümü hatırlıyordum ama ne konuştuğumuza ve nasıl cevaplar verdiğime dair en ufak bir fikrim yoktu. Yatağıma oturup dakikalarca düşündüm ne yaptım bu kadar gündür diye ama en ufak bir cevabım yoktu. Ağlamamak için sürekli insan içine karışıp sessiz sessiz bulduğum her köşede oturmak dışında bir şey de yapmamıştım zaten. Her zaman sadece sevdiğim için katıldığım, boş günlerimde bile öylesine girdiğim derslere sadece kart basıp çıkıyor ve kantinde saatlerce oturuyordum. Saat geç olunca da çantamı alıp sabah çıkarken almayı unuttuğum atkım yüzünden üşüyerek evime gidiyordum. Bazı yerlerden geçemiyordum artık bana hatırlattığı şeyleri görmemek için. Bir gün arkadaşlarımdan biri artık sana ne oluyor diye sorunca bende sordum kendime. ‘Bana ne oluyor?’. Paramparça olmuşluğum dışında hiçbir şeyim yoktu ama ne ben fark edebiliyordum bunu ne de çevremdeki herhangi birisi. Her şey öylece savrulup gidiyordu sanki ellerimden. Hayal ettiğim ve olmayı istediğim yerlerin hepsinden sadece bir kişi yüzünden uzaklaşmıştım. Şimdi o kişiye söylüyorum içimden, umarım bunlara değmiştir. Umarım benden uzakta, benimle olduğundan çok daha mutlusundur. Yoksa seni asla affetmem.