seen from Russia
seen from Brazil
seen from United States
seen from Russia

seen from Taiwan

seen from Singapore

seen from United States
seen from United States
seen from Türkiye

seen from Brazil

seen from Türkiye
seen from United States

seen from Israel
seen from Ukraine

seen from India

seen from United States

seen from Israel

seen from United States

seen from Malaysia
seen from Israel
"vücudum yok oldu"
Pazartesi diyete başlıyorum kupası
🤦♂️🤦♂️
Huzursuzluk çok yıpratıcı değil mi? Zaman zaman bu durum fazla olduğunda o kaygının getirdiği bir sürü sorular, vücut halinda bariz rahatsız haller, yemek içmek tam bir sorun, ruh halinde gelgitler, uykuların kaçması, düzeninin bozulması... vs vs.
GÜZELLİK ALGISI
Çağımızın sorunu. Genç kızların en büyük düşmanı. Aynı şekilde benimde...
Şeyi savunmuyorum, insan kendine bakmasın falan. Kişi, güzel olmalı, bakımlı olmalı, kendini sevmeli. Fakat çağ, bunu öyle bir noktaya getirdi ki olay kendinden saptı.
Güzellik algıları oluştu; ince bel, dolgun dudaklar, belirgin elmacık kemikleri, küçük, hokka burun, sırma gibi saçlar, inci gibi dişler, büyük göğüsler ve kalça...
Kaç kişi sırf bunlara sahip değil diye zorbalık görüyor, itilip kakılıyor, hor görülüyor.
Bende bu durumdan muzdaribim. Güzel bir kız oluğumu biliyorum, en azından buna inandırmak istiyorum. Ama bu sorunlar yüzünden inanamıyorum. Hokka bir burnum yok veya ince bir belim yok.
Peki 'güzellik' algılarına uyunca ne olacak?
Herkes aynı görünecek belki. Bir çok kadın kemerli bir buruna sahipken çok güzel olabiliyor veya balık etli bir vücuda sahipken.
Bazı hisler vardır, asla güzel olamayacağım diye. Bu hissi yaşayan öyle çok insan var ki!
Sadece bakmasını bilemiyoruz, herkesin baş düşmanı aynıyken biz onu kafaya takmayanlara saldırıyoruz. Başlatan kişiler bitirmeyecek bu algıyı. Sırf bunları umursamadıkları için itilip kakılan insan bitirecek. Zorbalık böyle bir şey, günün sonunda yara alan kişi başkalarını korumak için onu bitirmeye kalkar.
Bu algılar bitmeyecek upuzun bir süredir hayatımızda. Geçen gün, bu algıları araştırırken karşıma çıktı.
İlk algılar 14. yüzyıla, Rönesans'a kadar dayanıyor. O zamanlar güzel kadınlar, daha kilolu, küçük göğüslü, beyaz tenli, hareketsiz kadınlar güzel sayılıyordu.
Seksenlerde abartılı makyajlar, kabarık saçlar güzellik algısı yerine geçmişti. Aslında bunun örneğini stranger things'te görebiliriz.
Seksenlerin başında geçen dizide o zamanların modasının çokça hareketli olduğu belli oluyor.
Her sene değişen bir algı fakat uyulmadığı zamanda can yakıcı. Bir kaç sene öncesine kadar uzun, sarı saç güzellik algısıyken şimdi siyah, kısa saçta önemli bir algı oldu.
Demem o ki her an değişmeye hazır bir algı var fakat insanların canı ne olursa olsun yanıyor. Umarım biter fakat, bitmeyeceğine adım kadar eminim, tek temennim bu yüzden olan zorbalıkların bitmesi...
Bu konu hakkında çok güzel bir şarkı var aslında. Olivia’nın tüm şarkılarını çok severim, anlattığı anlamlar çok hoşuma gider benim. Bir genç kızın hayatını tam anlamı ile anlatır bence.
Ama bu şarkısının önemli bir yeri vardır bende, tam olarak kendimi bulduğum için.
Deli Kız ortadan kaybolur, görüşmek üzereee
““Kolların zayıflayacak,” diyordu Tamela, Aviendha’ya. “Bacakların gerginliğini kaybedecek. Hançerini elinden bir çocuk bile alabiliyor olacak. O zaman beceri ve şiddet ne işine yarayacak? Asıl silahlar yürek ve zihindir. (...)” “Güzellik uçar gider,” diye devam etti Viendre, Elayne’e hitaben. “Seneler memelerini sarkıtacak, etini gevşetecek, derini köseleye çevirecek. Yüzünü görünce gülümseyen erkekler seninle, bir başka erkekmişsin gibi konuşacak. Kocan her zaman seni ilk gördüğü gibi hatırlayabilir ama başka hiçbir erkek seni düşlemeyecek. Artık sen olmayacak mısın? Vücudun giysiden başka bir şey değil. Etin kuruyacak ama sen yürek ve zihinsin ve onlar değişmez ancak güçlenir.”” - Robert Jordan, Zaman Çarkı, 9, Kışın Yüreği - Çeviren: Niran Elçi
Eğer kalbinde kasvet, vücudunda zaaf, rızkında daralma görüyorsan bil ki sen lüzumsuz şeyler konuşmuşsun! *
İmam Gazali, Cennete Doğru Abidler Yolu