When it was my divine mandate, the idea of making religious art made me feel sick and like I never wanted to make art again.
Now that I'm out and free to get a little sacrilegious with it, making religious art is wildly entertaining.

seen from Bangladesh
seen from United States
seen from United States

seen from Malaysia
seen from United States
seen from United States
seen from China
seen from Argentina

seen from United States

seen from United Kingdom
seen from Chile
seen from Netherlands

seen from Cyprus
seen from Cape Verde
seen from Iraq
seen from Switzerland

seen from Malaysia
seen from China

seen from United States

seen from Malaysia
When it was my divine mandate, the idea of making religious art made me feel sick and like I never wanted to make art again.
Now that I'm out and free to get a little sacrilegious with it, making religious art is wildly entertaining.
Ölüyorum hiç haberin yok..
23.05.2022
Dino : They always say,
Dino : "You only live once."
Dino : And you know what?
Dino : ....
Dino : Thank fucking GOD because I do not want to do this SHIT a SECOND time
artık öğrenmiş sayıyorum kendimi fakat ben şimdi elimdeki bu şeyle ne yapacağım? nasıl başedeceğim? aslında ben alışkınım bu hisse, çok acı tecrübelerle de olsa istenmemenin nasıl bir şey olduğunu yıllar önce küçük bir çocukken öğrendim. öyle ki artık bu durumu bir daha asla yaşamam yani istenmeyen, yok sayılan, değersiz hissettirilen olmak canımı çok acıtamaz sanıyordum. çünkü yara derindi, daha derini olamazdı... hayat acemiliği işte... öyle de olurmuş ki, öyle de çok canım yanarmış ki...
çok değer verdiğim bir insanın ne hayatında ne de kalbinde küçücük bir yer bile edinememek... görünmez, istenmeyen, değersiz hissetmek... bir yerde artık hissetmek değil emin olmak sanki bu. sözler söylenmese de, birkaç cümle edilmese de davranışlar söylüyor. niye ve nasıl böyle oldu ki her şey? ne yaptım da... ah.. bilmemek, anlamamak ceza gibi.
...
birkaç cümle edilmeye bile gerek görülmeyen miydim ben... o kadar üzüldüm ki anlatmak çok zor. buzdan soğuk, taştan sert, ateşten daha fazla ateş, günah gibi ağırmış bu.
şimdi sürekli tekrar ediyorum, "yok yerin, istenmiyorsun orada, kabul et, alış.." başka çarem mi var zaten..
kapı kapalı bana ve yollar dikenli.. ben yollar dikenli de olsa sarp yokuş da olsa yürürdüm. ama... sesim, sözüm, uzattığım ellerim, sarılmak için hazır kollarım, açtığım kalbim... hiçbiri ulaşmadı, dokunmadı, değmedi yüreğinde bir yere.. ben nasıl inandıysam, gözlerim, yüreğim nasıl gördüyse seni... bu üzülmek o yüzden fazla, o yüzden benzemiyor başka hiçbir şeye. yazıyorum, bakmayın yazdığıma biliyorum hiçbir faydası yok. hiçbir şeyi değiştirmez.
ne kadar istersem isteyeyim benim kimsenin dünyasında yerim yok. olmayacak. bir defa da olsa inanabilmiştim buna ve çok güzeldi inanmak bile. artık biliyorum ki bu his bir daha hiç yaşanmayacak bende.
düşünüyorum da bu nasıl garip bir şey ve ne kadar kötü hissettiriyor... ben onlarca, yüzlerce cümle yazabilirim. sayfalarca, saatlerce anlatabilirim... ama bana bir cümle yazılmaz. benim için kelimeler, cümleler harcanmaz. öyle biri değilim ben. öyle biri olamadım. o kadar kıymetli.. öyle işte.
kurtuldu sayılır benden. huzur bulur umarım. darısı hayatında bir şekilde yer kapladığım herkesin başına...
yine aynı bataklığa saplandım. bu ne olduğunu bilmediğim hisler ve bunlarla ne yapacağımı bilememek. tüm olanlar, son iki yılım, tüm geçmişim, geç kalmışlık, düşünmek, hissetmek, ve hiçbir şey olmak.. dengemi bozuyor. sessizlik, ciddiye alınmamak, yok sayılmak, umursanmamak.. ondaki hiçliğim, değersizliğim.. herşey dengemi bozuyor, saçmalamama sebep oluyor, kontrolü kaybettiriyor. mahvediyor beni bu hisler, düşünceler ve yapılanlar.. bu bataklık daha da içine çekiyor beni. kurtulmam lazım ama yapamıyorum.
inandığım, sandığım, hissettiğim hep başka şeyler söyledi.. her şey mi yanılgıydı, her şey mi kendimi kandırmaydı... gün gibi ortada olana mı körmüşüm...
susturamıyorum düşüncelerimi, susturamıyorum kendimi.. susmam lazım. susmalıyım... hatta sonsuza kadar...
02:26 08/11/2021
Gene de, gözümün önünde güzel bir gelecek canlandırmaktan kendimi alamıyorum.
#1151
"Chờ đợi gì nữa mà không thay đổi bản thân khi đã gặp được người yêu em nhiều đến vậy?"
instagram: chuyencuabibian
ảnh: twitter.shiifoncake
@bibianxx
Yalnız geçen gecelerim var buram buram özlem kokan.
Esen yelde kokunu aramak var, gördüğüm her yüzde seni hatırlamaya çalışmak var.
Sen varsın yüreğimin köşesinde, bakışların var.
Canım, canımın cananı.
Seslensem duyacak, elimi uzatsam dokunacak kadar yakın hissediyorum sana.
Sesleniyorum fakat duymuyorsun, uzanıyorum yok oluyorsun.
Ne zaman bitecek bu hasret?
Doğduğum topraklardan ilelebet sürgün yemiş gibiyim.
Öyle bitik, öyle umutsuz ve öyle hasret dolu.
Çok acı bir şey farkettim gençler: Dünya üzerinde birini 30 saniyeden fazla dinleyebilen 7 insan falan kaldı. Yani ben kendi hayatımda bu kadar sayabildim siz de bi düşünün, maalesef iki elin parmaklarını geçmiyor. İnsanlar artık bırakın bir derdi bir fikri dinlemeyi, kendi sordukları soruların cevaplarını dahi dinlemiyorlar. Konuşmanızın ortasında sözünüzü kesip kendi söylemek istediklerini söyleyip sonra da hiçbir şey olmamış gibi hayatlarına devam edebiliyorlar. Hal böyle olunca söz gümüşse sükut altındır kaidesi daha bi anlamlı hale geliyor. Ama bir yandan da çok üzücü. Herkes kendi söylemek istediklerini söyleyip bitirmenin derdinde. İnsanlar bazen onlarla konuşmuş olduğumuz şeyleri hatırlamıyorlar çünkü söylediklerimizi umursamıyorlar.