Cenabındadır ihsan ve mürüvvet, ya Resulallah!
Dahilek, el-eman, sad-el-eman, dergahına düşdüm
Terahhüm kıl, bana şefaat eyle ya Resulallah!

seen from Portugal
seen from United States
seen from China
seen from United States
seen from United States
seen from T1

seen from United States
seen from Malaysia

seen from Austria
seen from United States

seen from United States

seen from Malaysia
seen from Iraq
seen from United States

seen from United Kingdom
seen from Jordan
seen from United States
seen from China

seen from United Kingdom

seen from United States
Cenabındadır ihsan ve mürüvvet, ya Resulallah!
Dahilek, el-eman, sad-el-eman, dergahına düşdüm
Terahhüm kıl, bana şefaat eyle ya Resulallah!
love hard, change everything, destroy wahhabist.
Sultan İkinci Mahmud Dönemi
Sultan İkinci Mahmud Dönemi
İkinci Mahmud Hanı Alemdar Mustafa Paşayı, veziriazam olarak görevlendirdi. Kabakçı Mustafa isyanında rol oynamış bulunan asiler cezalandırıldı. İsyan çıkaranlar İstanbul dışında ikamete mecbur tutuldu. İstanbul’da otorite sağlamaya çalışılırken, Rumeli ve Anadolu’nun birçok yerinde ve özellikle Halep ve Bağdat’ta valilerin çıkardığı karışıklıklar devam ediyordu.
Cezayir’in idaresini dayılar ele…
View On WordPress
Osmanlı Devleti döneminde, yani 2. Mahmud'un tahtta olduğu 1818 yılında ilginç bir mum krizi yaşanır. O zamanının Darülfünun'u ya da şimdinin İstanbul Üniversitesi öğrencileri sınavlara hazırlanmaktadır. Geceleri ders çalışmak amacıyla çok sayıda mum almak isterler. Fakat, gittikleri bakkallar sadece bir adet mum verebilecekleri söylerler. Bunun üzerine öğrenciler ile bakkal arasında tartışma yaşanır. Hatta tartışma, daha sonra gelen öğrencilerle birlikte daha da büyür ve bakkal dayak yemeden kurtulamaz. Bakkal, olayı şikayet için dönemin Şeyhülislamı Zeynelabidin Efendiye giderler. Zeynelabidin Efendi, öğrencileri dinler, bakkalı dinler ve en sonunda olaya karışan öğrencilerin 4 yıllık bir sürgüne gönderilmesine karar verir. Aradan geçen kısa bir süre sonrası yapılan itirazlar sonrası Şeyhülislam öğrencileri affeder ve öğrenciler İstanbul'a döner. Ancak bu konu 2. Mahmud'un kulağına gitmiştir. Şeyhülislam'ın öğrencileri önce sürgüne göndermesi ve sonrasında affetmesine büyük öfke duyar. Şeyhülislam'ın derhal izahat vermesi için makamına çağırır. Ancak nafile... 2. Mahmud, Şeyhülislamı azleder. Azillerde, Şeyhülislam'ın konakladığı yerin kapısının yanındaki fener söndürülür. İşte tarihe geçen söz de buradan çıkar. Azledilen Şeyhülislam Zeynelabidin Efendi, eşyaları toplar ve kapıdan çıkar. Fenere bakar, söndürülmüş. Ardından tarihe geçen şu sözü söyler: "Talebelerin mumu, bizim feneri söndürdü."