“Yirmi seneden fazla Ebû Hanîfe’nin (rah.a) meclisinde bulundum. Ondan daha samimi ve insanlara daha şefkatli davranan birini görmedim.
O canını Allah Teâlâ için tüketirdi. Gündüzün genelinde meseleler ve çözümü, onların öğretilmesi, yeni ortaya çıkan ve ona getirilen meseleler ve cevapları ile meşguldü.
Meclisten kalktığı zaman da ya hasta ziyaret eder ya bir cenazeyi teşyi‘ eder [yani kabre kadar götürülmesi ve defnine eşlik eder] ya bir fakirle bir şeyler paylaşır yahut bir kardeşiyle buluşur veyahut da bir ihtiyacı gidermeye çabalardı.
Gece olduğunda ise tilavet, ibadet ve namaz için halvete çekilirdi. Vefat edene kadar onun takip ettiği yol böyle idi.”
Bu hoca ne güzel bir hoca, talebe de ne güzel bir talebedir.
| Muhammed Zâhid el-Kevserî - İmam Züfer (Lemehâtü'n-Nazar fî Sîreti'l-İmâm Züfer)