sessiz sedasız, aniden gelen ölümler gördüm. her gelişinde içimi sökül alışını hissettim. öldüm dedim. artık ben de yokum dedim. ne ölebildim, ne yok olabildim. alışamam sandım, tekrar gülemem sandım. sonra tüm cenazelerden sonra insanların toplaşıp kendilerini önce zorla güldürdüklerini sonra istemsizce gülüştüklerini gördüm. gidene veda ederken hem gözyaşı hem de gülümseme gördüm. toprağa bıraktığım göz yaşlarımı silip gülüyorum bak, iyi olacağım dediğimi gördüm. hiçbirini istemedim hoş kim isterdi ki.. çok özledim.. toprağa karışmış bir bedene sarılma isteğini somut bir şekilde gördüm. bir gülümsemeyi düşünürken bi’ daha onu hiç göremeyecek olmanın ağırlığı altında ezilen yüreğime tek kelime edemedim. sustum. öylece sustum. kalemimle sustum, dilimle sustum.
















