Last night! @Louis_Tomlinson ( posted: 25/12/15 )

seen from France

seen from Malta
seen from Uzbekistan

seen from United States
seen from Poland
seen from Japan

seen from Germany
seen from Netherlands

seen from United States
seen from United States

seen from United States

seen from United States
seen from Canada
seen from United States

seen from United States

seen from Russia
seen from Italy
seen from United States
seen from United States
seen from Kosovo
Last night! @Louis_Tomlinson ( posted: 25/12/15 )
[TWITTER]
Atualização do twitter de ROVIX no dia 24.12.15:
@RealVIXX: Eu sou ROVIX. Presente de Natal para os Agentes Starlights! Chegou o dance practice de #ChainedUp versão de Natal dos Agentes#VIXX. Feliz feliz natal! [Concluído, execute a missão do RT!]
Original :: 나는 로빅이다. 별빛요원들을 위한 크리스마스 선물! #빅스 요원들의 산타버전 #사슬 안무영상이 도착했다. 해피 메리 크리스마스! [이상, RT작전 실행하라!] youtu.be/jS6PeyDlzb4
Quả là chuyện gì rồi cũng sẽ thay đổi. Cùng một người đó, một năm trước vào khoảnh khắc giao năm điện thoại chỉ để hỏi tôi một chuyện hết sức vớ vẩn. Lúc đó tôi còn ngu ngốc nghĩ chuyện sâu xa, rồi dao động này nọ. Vậy mà một năm sau, tối giáng sinh, cậu ấy cũng gọi cho tôi để hỏi chuyện vớ vẩn tương tự. Nhưng tôi lúc đó chỉ thấy buồn ngủ, chửi thầm trong bụng bố thằng điên đi điện vào giờ này, sau đó trả lời cho cậu ta và tiếp tục ngủ. Cái khác biệt ở đây chính là thái độ: lúc trước nghi hoặc và dao động giờ đây dửng dưng và chỉ muốn chửi thề vì bị phá giấc ngủ. Con mẹ nó đứa nào bảo quên một người là khó, tôi cũng đơn phương cậu ta suốt một khoảng thời gian dài nhưng rồi cũng quên được đó thôi.
Sooooo I talked to this girl on tumblr today, she's 15 and I said to her she was to young to be on this website, that people were all sad and depressed and that wasnt healthy for her and that she could meet bad people. Now she desactivated. And I dont know how to feel about it. Maybe she was feeling safe here and I scared her, idk, I hope she's feeling fine and safe where she lives.
Esattamente un anno fa, a quest'ora esatta, facevamo l'amore. Ed oggi non ci guardiamo neanche più negli occhi. Bel Natale di merda.
Ti aspetto. Non come si aspettano i treni, con impazienza, che se non arrivano non ci si muove più. Ti aspetto come si aspetta l'estate: con la consapevolezza che arriverà di certo, e che nell'attesa vale la pena vivere, perché niente la farà arrivare prima. Ti aspetto così. Con la certezza che tornerai.
Francesco Roversi
Jodi Lawrence: thank you so much for the photo I love you soooooooo much xxxxxxxxxx
Ev sahibimiz ölmemiş. Kontrat yenilemek için çağırıyor. Dünyada benim yaşadığımın nerdeyse dört katı zamandır yaşayan bir avukatın bürosu olsa olsa böyle bir yer olurdu. Şehir merkezinde bir işhanının dördüncü katında bir oda. Her şey dünya kurulalı beri ordaymış gibi, eski, ağır. Büyük tahta bir masa, oturduğumuz koyu mor deriyle kaplı büyük sandalyeler, sehpa, kitap dolapları, içinde kanun kitapları, onlarca, karton klasörlerde dava dosyaları üst üste, bir çelik kasa, hatta duvardaki avukatlık belgesiyle kızının fotoğrafının olduğu çerçeve bile, tutup yerinden oynatmaya çalışsam yapamazmışım gibime geliyor. Odada dünya yüzünde en son var edilmiş şeyler bizmişiz gibi. Kulakları ağır işitiyor. Demek doktorsunuz, diyor. Kelimeler bile ağırlaşıyor ağzından çıkarken sanki. Çok kibar bir İstanbul türkçesiyle tane tane konuşuyor. Mühendisliğin daha revaçta olduğuna şaşırıyor. Kadavra gördünüz mü, otopsi yaptınız mı diye soruyor. Kendisi hukuk tahsil ederken bir kez otopsiye girmiş. Girdiğine gireceğine pişman olmuş. ‘Hemen çıkacaktım, baktım bayan arkadaşlar bile ciddiyetle dinliyor, erkekliğe leke sürdürmemek için dayandım sonra on beş gün bir şey yiyemedim,’ diye gülerek anlatıyor. Dünyanın her yerinde geçerlisiniz, diyor bize. Ya mühendis olmalıymış ya doktor. Tıp okumayan üçüncü arkadaşa imkânın varsa sen de geç tıpa diyor. Kızı da avukatmış, beş yıllık. Ona sormamış hukuk yazarken. Şimdi hayatının en büyük pişmanlığı hukuk okumakmış. Ben elli yıllık avukatım, başladığımda da bu ülkede hukuk sıfırdı, hala sıfır, hiçbir şey değişmiyor, diyor. Etrafımızda varsa hukukçu, söyleyecekmişiz, ya doktor olsunlarmış ya mühendis. Sonra tüm kontratı eliyle daktiloya çekiyor. Bilgisayar kim bilir ne kadar yabancı bir alet dünyasında. Hala neden çalıştığını merak ediyorum, takım elbisesi ve kıravatıyla, nerdeyse seksen yaşındaki, kulakları artık duymayan bu adamın. Ankara'nın en eski semtinde ve sabahın daha dokuzunda. Her ne kadar durduğu yere bir yapboz parçasının etrafına uyduğu gibi tamı tamına uyuyor olsa da.