İmparatorluğu'nun son dönemlerinde Merzifon eğitim, sağlık ve ekonomik altyap çok önemli bir seviyeye ulaşmuş, çok canlı bir sosyal ve kültürel hayata sahip olmuştu. Anadolu'da ilk baskı makinesinin, ilk traktörün ve telgrafin, ilk kalorifer tesisatı, ilk asansör sistemi gibi teknolojik yeniliklerin misyonerler tarafından Merzifon'a getirilmesi elbette Merzifon'daki kültürel ve ekonomik hayatın canlanmasında önemli katkılar sağlamıştır. Bu durum bir yandan Merzifon'da teknik kültürel anlamda ilerlemeye katkı sağladığı gibi azınlıklar üzerinde de ayrılıkçı hareketlerin gelişmesine sebep olmuştur. XX. yüzyılın başlarında Merzifon 35.000 civarındaki nüfusu, üç halk kütüphanesi, Amerikan Koleji, Fransız Koleji, Müslüman ve gayrimüslimlere ait eğitim kurumlarıyla ciddi bir kültür merkezi görünümündeydi. Ekonomik açıdan da sahip olduğu dokuma tezgahları ve boyama tesisler sayesinde tekstil sektörünün ülke çapındaki önemli merkezlerinden birisi durumundaydı Merzifon Cumhuriyetin ilk yıllarında da sahip olduğu sosyal, kültürel ve ekonomik canlı sürdürdü. 1930 yılında Merzifon'a eğitimci olarak gelen şair, yazar Vehbi Cem Aşkun, bir eserinde. kendi memleketi olan Sivas'ta elektrik ve sinema olmadığı o dönemde, Merzifon'da elektrik ve iki adit sinema olduğunu belirtmektedir. Halk arasında Motorhane olarak adlandırılan Elektrik Cretim Merkezi 1931 yılından itibaren elektrik üretmeye ve Merzifon'u aydınlatmaya başlamıştı. Ulusal şebekeye bağlanıncaya kadar faaliyetini sürdüren Motorhane günümüzde Merzifon Belediyesi Temizlik İşleri Müdürlüğü Binası olarak kullanılmaktadır
İmparatorluğu’nun son dönemlerinde Merzifon eğitim, sağlık ve ekonomik altyap çok önemli bir seviyeye ulaşmuş, çok canlı bir sosyal ve kültürel hayata sahip olmuştu. Anadolu’da ilk baskı makinesinin, ilk traktörün ve telgrafin, ilk kalorifer tesisatı, ilk asansör sistemi gibi teknolojik yeniliklerin misyonerler tarafından Merzifon’a getirilmesi elbette Merzifon’daki kültürel ve ekonomik hayatın canlanmasında önemli katkılar sağlamıştır. Bu durum bir yandan Merzifon’da teknik kültürel anlamda ilerlemeye katkı sağladığı gibi azınlıklar üzerinde de ayrılıkçı hareketlerin gelişmesine sebep olmuştur. XX. yüzyılın başlarında Merzifon 35.000 civarındaki nüfusu, üç halk kütüphanesi, Amerikan Koleji, Fransız Koleji, Müslüman ve gayrimüslimlere ait eğitim kurumlarıyla ciddi bir kültür merkezi görünümündeydi. Ekonomik açıdan da sahip olduğu dokuma tezgahları ve boyama tesisler sayesinde tekstil sektörünün ülke çapındaki önemli merkezlerinden birisi durumundaydı Merzifon Cumhuriyetin ilk yıllarında da sahip olduğu sosyal, kültürel ve ekonomik canlı sürdürdü. 1930 yılında Merzifon’a eğitimci olarak gelen şair, yazar Vehbi Cem Aşkun, bir eserinde. kendi memleketi olan Sivas’ta elektrik ve sinema olmadığı o dönemde, Merzifon’da elektrik ve iki adit sinema olduğunu belirtmektedir. Halk arasında Motorhane olarak adlandırılan Elektrik Cretim Merkezi 1931 yılından itibaren elektrik üretmeye ve Merzifon’u aydınlatmaya başlamıştı. Ulusal şebekeye bağlanıncaya kadar faaliyetini sürdüren Motorhane günümüzde Merzifon Belediyesi Temizlik İşleri Müdürlüğü Binası olarak kullanılmaktadır
İmparatorluğu’nun son dönemlerinde Merzifon eğitim, sağlık ve ekonomik altyap çok önemli bir seviyeye ulaşmuş, çok canlı bir sosyal ve kültürel hayata sahip olmuştu. Anadolu’da ilk baskı makinesinin, ilk traktörün ve telgrafin, ilk kalorifer tesisatı, ilk asansör sistemi gibi teknolojik yeniliklerin misyonerler tarafından Merzifon’a getirilmesi elbette Merzifon’daki kültürel ve ekonomik hayatın…