ORADAN BURADAN...
Uzun zaman önce yazmıştım buna benzer çok hareketli bir yazı. Hani şu okurun, okumaya çalışırken hızdan başını döndüren cinsten... Ve kendi kendime söz vermiştim, frene basacaktım. Tek tek ayrı başlıklarda anlatacaktım her birini. Ama yine yenildim zamana... Hızına ayak uydurmakta zorlanınca, işte yine " Çiftlik Lezzetleri" adlı yazı dizimin tadında saatte 140 km üzeri hızla karşınızdayım... Biriktirdiğim, reçeteleri merakla beklenen, gelen maillerde cevaplamaya çalıştığım ama okurun ve benim yüzümü detaylı tariflerle ancak güldürebilecek liste işte bu tarif yazısının içerisinde. En çok merak edilen, aynı zamanda benim için de yaz aylarının en favori tatlısı olan Angelik Cobbler ile başlıyoruuuzzz... 1) ANGELİK COBBLER
Ege’ de Ağustos ayının dayanılmaz sıcaklarına katlanmayı kolaylaştıran buz gibi bir Angelik hayal edin... Isırdığınızda ağzınızın içerisine akan tatlı serinlik yaratıcılığınızı tetiklesin ve hemen mutfağa girin...
Fırını 185 C de ısıtarak işe başlayın 1,5 su bardağı un 1 su bardağı şeker 2 çay kaşığı kabartma tozu 1/4 çay kaşığı tuz Tüm malzemeyi bir kasede karıştırın. 3 tepeleme çorba kaşığı tereyağını eritip bu karışıma ekleyin 1 su bardağı ılık süt ile ıslatın. Akışkan kıvamlı bir hamur haline gelinceye kadar süt veya ince bir krema ilave edin. Yağladığınız fırın kabına önce çekirdeklerinden ayırdığınız eriklerinizi kabuklarıyla birlikte dilimleyip sırt sırta yatırın. Üzerine bu ince kremamsı hamuru akıtın. Biraz esmer şekerle süsleyin ve doğruca fırına atın. 45 dakika içerisinde meyvelerin kabarıp şiştiğini ve cobbler hamurunun aralarından kendine yol bulup küçük tepeler oluşturmaya çalıştığını görmek oldukça keyifli olacak... Arzuya göre fırına atmadan önce içerisine erik likörü veya 2 tatlı kaşığı kadar whiskey de ekleyebilirsiniz... 2) ÜZÜMLÜ ETLİ ANNEANNE RULOSU Gelelim 14-16 Ağustos tarihleri arasında Urla'da gerçekleştirilen Bağbozumu Festivali'ne. Haliyle konu üzüm olunca, yemek atölyesi içerisinde kuru üzümün kullanıldığı bir tarif verdim. Hadi kalemleri hazırlayın. İşte kendileri karşınızda Anneannemden bana, şimdi de kızlarıma miras...İzmir’ in Köprü Semti’nde tarihi bir Rum evinin bahçeye açılan mutfağından anneanne elinin tadıyla... Malzemeler 1 adet kuzu gerdan( haşlanır ve ince ince tiftilir) 1 paket baklavalık yufka 1 su bardağı irice kuru üzüm 2 adet kuru soğan Bolca erimiş tereyağ Yeterince tuz, karabiber ve toz tarçın Süslemek için pudra şekeri Kenarda hazırlanmış gerdan eti beklerken; Eritilmiş tereyağı içerisinde ince doğranmış soğan sarartılır ve az suyun yardımıyla iyice yumuşatılır. Bolca kuru üzüm ilave edilir, baharatlarla tatlandırılır. Bir yaprak baklavalık yufka üzerine fırçayla eritilmiş tereyağı sürülüp ikiye katlanır. Kısa kenara tekrar tereyağı sürülür. Yine kısa kenar üzerine pişirilen harç konur ve üzerine bolca gerdan eti serilir. Rulo olarak sarılır, kenardan taşan yufka fazlalıkları kesilir. Bir boydan 3 eşit parça kesilip fırın tepsisine alınır. Et ve harç bitene kadar her bir yaprak baklavalık yufka için işlem tekrar edilir. Kızgın fırına girmeden önce üzerlerine tekrar eritilmiş tereyağ sürülür. Ilıkken pudra şekeri serpilerek ikram edilir... 3)TARÇINLI ÇITIR KABAK ÇİÇEKLERİ
Girit yemek kültürünün baştacı kabak çiçekleri bu defa ne dolma oldular, ne de içleri lor ile doldu. Tarladan doğru tavaya koştular. E nasıl mı koştular, işte detaylar tarifte... 20 adet kabak çiçeği ( sabah toplanmış, iç içe geçirilerek buzlu suda bekletilmiş) 2 adet çırpılmış yumurta 2 tepeleme servis kaşığı un 2 tatlı kaşığı toz tarçın 1 şişe soda Yeterince tuz, karabiber Yukarıdaki malzemeyi çırpma teliyle karıştırın ve akışkan bir hal alana kadar soda ekleyin. Saplarıyla birlikte toplanmış kabak çiçeklerini bu karışıma batırıp, kızdırılmış zeytinyağında kızartın. Sıcak servis ederken yanında taze hazırlanmış bir tartar sos sunabilirsiniz. Tartar sos: 3 çorba kaşığı ev yapımı mayonez İnce doğranmış dereotu( 2 tatlı kaşığı kadar) İnce doğranmış kapari ve kornişon Tüm malzemeyi çatal yardımıyla birbirine yedirin... Evet tatlıdan ara sıcağa yol aldık bu defa. Oradan buradan lafladık, hasret giderdik bir çırpıda... Yeniden lezzetlerin içerisine sızdığı yaratıcı hikayelerde daha yavaş yol almak ve kaybolmak hayalimle... Mehtap Süner Susuzlu











