Her şeyi çok düşünüyorsun biraz akışına bırakmalısın
seen from Russia
seen from United Kingdom
seen from Germany

seen from United States
seen from United States
seen from United States
seen from United Kingdom

seen from United Kingdom

seen from Mexico

seen from Greece

seen from United States

seen from United Kingdom
seen from United Kingdom
seen from United States
seen from Greece

seen from United States
seen from China

seen from United Kingdom
seen from Yemen
seen from United States
Her şeyi çok düşünüyorsun biraz akışına bırakmalısın
Bir tutam Piraye Teyze
Bilmediğim bir şehrin sokaklarında yerdeki adımlarımı sayarak yürümeye başlamıştım.Adımlarımın sayılması benim için bir nevi kendimi eğlendirmek için kurduğum bir oyundu.Arada -sabahın uyanmadığı vakitler- sokağın başıboşluğunda kaybolan çehrelere bakıp bugünün yapılacaklar listesini zihnimde tahmin etmeye çalışıyordum.Kahvenin, rüyanın sihrinden beni çıkartacağını düşünüp bir kahveci dükkanı aramaya koyuldum.Adımlarımı sıklaştırdıkça nefesim yelkovanla akrebin ilişkisi kadar tizleşiyordu. Sokağın başı ile sonu arasında mekik dokumaya başladım.Aradığım kahveci dükkanını bulamamak artık sıkmaya başlamıştı ki elindeki ekmek poşetiyle savaşan,yaşlılığı yel değirmenlerine benzeten bir Sanço Panço’yu-Piraye Teyzeyi- farkettim. Adımlarıyla yürüdüğü sokağı ilmek ilmek dokuyordu.Sokakta bir oraya bir buraya giderken defalarca karşılaştığımı farketmemiştim o zaman.Yaşamda tekrarlanabilen ve bizim tekrarlanabilen şeyleri algılayabilmemiz zamanları anladığımızda ve işte o anda harekete geçip yapmak isteğimiz şeyin peşinden gitmemiz gerekiyor sanırım.Yavaşça yanına sokulup bu denli güzel hanımefendiye evine kadar eşlik etmenin benim için büyük bir şeref olabileceğini söyledim. Büyük bir ciddiyetin sonrasında huzrun çehresine dayandığı anda yüzünü bir tebessüm ele geçirdi ve bu teklifimi kabul etti.Yavaş yavaş yürümeye ,soluğunun pedallarını çevirmeye koyulduk.Sohbetimiz ilerlemeye başladıkça karanfil edası,yürüdüğümüz sokağı kıskıvrak ele geçirmeye başlamıştı.Hatıralarının yaşamındaki akislerinden ufak bir demet hazırlayıp sundu çehreme yol boyunca.Zamanında terzilik yaptığını,-bunu büyük bir ciddiyetle anlattı-birçok insanın kıyafetlerini hazırlarken gösterdiği özeni lakin kocasıyla evlenince onun istememesinden ötürü bıraktığını söyledi.Terzilik yaptık zamanlarda kullandığı ipliği ,o iplikle yapılan elbiselerin zorluğunu anlatırken yaşlılığı içine kaçmıştı,anlatırken terziliğin detaylarını salıncakta sallanırken heyecanını gizleyemeyen bir çocuk tavrı fırladı çehresine.Anlatacağı şeyleri evinin sokağına girmeden önce yetiştirebilmek için kelimelerin bazılarını yuttuğu besbelliydi.Bense kapıma dayanmış tebessümü geri çeviremeyerek onu dinlemenin tatlı kuytuluğunda zihnimi yıkayarak onun anılarıyla mandallayıp kurutmaya bırakmıştım düşüncelerimi.Bana yaşlanmayı hiç istemediğini ve bunu ertelemek için elinden geleni yaptığını,gençliğinde ara sıra yaşlılığını düşündüğünü sonrasında bunu aklından nasıl elediğini anlattı.Gençken, yaşlılığı aynaya baktığı o muazzam yüzünde canlandıramadığını,merdivenleri çıkmakta ustalaşmış ayaklarının ilerde yorgunluğundan dolayı inatçı birer keçiye dönüşeceklerini,kalbinin ise -zilini sürekli çocukların çalıp çalıp kaçtığı bir kapı gibi -vurdumduymaz bir şekilde atacağını hiç düşünmemişti.Sokağın sonu görünmeye başladıkça gözlerin kibritini yakmaya vakti gelmişti.Onu bıraktıktan sonra kahve içmeye gideceğimi söyleyince evinde bana sıcacık bir kahve yapabileceğini söyleyerek evine gelmem için ısrar etti.Kahveyi yapmadan önce onu bulma noktasında yaşayacağı -uçurtmasını kaybettiğinde onu arayan bir çocuk telaşının -yorgunluğu düşünerek bu isteği nazikçe geri çevirmenin ikimiz içinde yararlı bir hamle olacağını düşünüp onu limon ağaçlarının perçemi altındaki sarı binalı evine bırakıp yoluma koyuldum.İşlerimi hallettiğimde onun yanına uğrayacabileceğimi söyledi.Bende günün kekri işlerini çuvala derdest edilen eşyalar misali halletmeye koyuldum.Günün sonu da sokağın sonu kadardı.Piraye Teyze'yi bir daha ne zaman görebileceğimin belirsizliği ile bunun verdiği kuşku onun yanına ziyarete gitmem konusunda bir karar vermem için trafik lambası kimliğine bürünmüştü.Yaşamda biraz böyleydi sanırım. Pişman olacağım kararların artmışlığına yeni birisini daha eklemek cesaret gerektiren bir eylemdi yaşamımın bu saatinde.Çiçekçiye uğrayıp ona bir çiçek almaya karar verdim.Dükkanlar birbiriyle çarpışmaya yeminli arabalar gibi dipdibe dizilmişlerdi.Gözlerim demlenmeye başlamıştı ki ufacık bir çiçekçi dükkanı buldum.Çiçekçiye girip çiçeği aldığımda zihnim sanki o çiçekleri çocukluğumun eskimeyen korkuluğuna götürüyormuşçasına heyecanıma yenik düşmüştü.Yaşamımdaki o anın varlığına karşın gerçeklik ellerimdeki çiçekle,yüzümdeki hoyrat gülüşle mars olmuştu.Sokağı hızlı yürümeye başladığımda ayaklarım birbirine dolanmaya başlamıştı.Zira heyecanlandığımda ayaklarım benden önce sabırsızlanırdı. Evine geldiğimde zile defalarca basıp dış kapının açılmasını bekledim.Geçen dakikalar ile açılıp kapanan kirpiklerim arasında senfoni oluşturulmaya başlanmıştı ki Piraye Teyze balkona çıktı. Onu saygı dolu bir biçimde selamladım.Yüzüm ona döndüğünde kapıyı açabileceğini söyleyeceğim anda beni tanımadığını ve kim olduğumu sordu.O dakikalar çehremin seher vaktinin sürgüsünün çekilmiş olduğunu anladım.Sokaktaki adımlarımla serpiştirdiğim hüznüm yaşamla birlikte ellerimdeki çiçeği alıp kederi akıtmıştı.Kelimeleri çiğnemeden yutup gözlerimin toprak kokusu yüzüme yayılmaya başlamıştı.Piraye Teyze kim olduğumun önemi olmadığını sadece çiçek vermek istediğimi söyleyerek ordan ayrıldım.Ardımdan hiç ses etmedi,tanımak için zihnini aşındığını anlasam da kederimle sobelenmek istemedim.Yaşamın geçmişinde geleceğinde hükmedemediği aksi ama bir o kadar sevimli bir çocuk olduğunu düşünüyorum.Tanımasını istediğimiz insan bizi tanımadığında ne kadarda hüzünleniyor ,ıstıraplarla dolduruyoruz zihnimizin baş köşesini.Piraye Teyze'nin hatırlayamadığı tek şeyin özüm olmaması kapısına dayandığında kendi gençliğini de hatırlayamayacak kadar yaşamının iplerinin sökülmesi ve onun bunu yaparken yaşamını ellerimde tutmamdı.Tıpkı katilden daha çok ıstırap çekenin bu duruma şahit olanın olması misali onun söküklerini gençliğinin akisi olan gençliğimde sahnelememdi. Sokaklar adımlarımı yutarken midemde bulantı zihnimle yer değiştirdi.Kederin artığını yudumlarken o benim yaşlılığım bense onun gençliğiydim. Şimdi yüzünü hatırlamak mümkün olmasa da hatırasıyla tekrar karşılaştığımız anda tanışmış mıydıkları fısıldayıp köklerimize yaşamımıza devam ederiz sokaktaki adımlarımızla zikzak çizerken....
Türkiye'ye büyük sermaye akışı başladı
Türkiye’ye büyük sermaye akışı başladı
Katar başta olmak üzere çok sayıda Körfez ve Ortadoğu ülkelerinden Türkiye’ye yönelik büyük miktarda sermaye akışı başladı. Rusya’dan kaçan bazı fonların da adres olarak yönünü Türkiye’ye çevirdiği ifade ediliyor.
RUSYA’DAN TÜRKİYE’YE KAÇIYORLAR
Sermaye Piyasası Kurulu’nun (SPK) geçen ay Katar Finansal Piyasalar Otoritesi (QFMA) ile yaptığı ikili anlaşmayı değerlendiren SPK Başkanı Vahdettin…
View On WordPress