"Musa kekelerken oysa söze şarkılar bahşeden bir sesi vardı. bunlar kekelerken havada kurşun sesleri ve çocuk çığlıkları…"

#batman#dc#dc comics#bruce wayne#dick grayson#tim drake#batfam#dc fanart#batfamily



seen from Philippines
seen from China
seen from Canada

seen from Malaysia

seen from United Kingdom
seen from Türkiye
seen from Georgia

seen from Brazil
seen from United States
seen from Rwanda

seen from United States
seen from Brazil
seen from China

seen from Malaysia
seen from Brazil
seen from Netherlands

seen from United States

seen from Türkiye
seen from Brazil

seen from Russia
"Musa kekelerken oysa söze şarkılar bahşeden bir sesi vardı. bunlar kekelerken havada kurşun sesleri ve çocuk çığlıkları…"
Öyle söz vardır ki, taştan daha sert, sabırdan daha acı ve kordan daha yakıcıdır. Kalpler tarla gibidir. Oralara hoş sözler ek! Hepsi bitmese de birazı biter..
Hazreti Lokman
SELAMUN ALEYKÜM,
ÂŞÛRÂ GÜNÜMÜZ MÜBAREK OLSUN.
Muharrem ayının onuncu günü Âşûrâ günüdür. Âşûrâ gününde çok büyük ve mühim hâdiseler meydana gelmiştir. Fakîh Ebu’l-Leys Semerkandî Hazretlerinin beyanına göre Âşûrâ günü meydana gelen hâdiselerden bazıları şunlardır:
• Yerlerin ve göklerin yaratılması,
• Hz. Âdem aleyhisselâm’ın tevbesinin kabul edilmesi,
• Hazret-i Mûsâ aleyhisselâm’ın Firavun’un şerrinden kurtulması ve Firavun’un helâk olması,
• Hazret-i İbrâhim aleyhisselâm’ın dünyaya gelmesi ve ateşten kurtulması,
• Hz. Eyyûb aleyhisselâm’ın hastalıktan şifâ bulması,
• Hazret-i Yûnus aleyhisselâm’ın balığın karnından kurtulması,
• Hz. Süleyman aleyhisselâm’a saltanat verilmesi,
• Hazret-i Nûh aleyhisselâm’ın gemisinin Cûdî Dağı üzerinde durması,
• Hazret-i Hüseyin Efendimizin (r.a.) şehit edilmesi de Âşûrâ günü olmuştur.
• Kıyametin Âşûrâ günü kopacağı da hadîs-i şerîfle bildirilmiştir.
RABBİMİZ İSTİFADE
EDEBİLMEYİ NASİP EYLESİN.
Bursa Ulu Cami... Bir başka güzel.
Gül Dünyanın En Güzel Hecesiymiş
İşte Bu Yüzden Fecr'e Kadar Her Gece Gül Gecesiymiş...
@belgisizzamirr ||
Selamun aleyküm,
Belki de arzu hâle binaen böyle bir şeyi yazma ihtiyacı duyuyorum. Açıkçası bazı şeyler o kadar çok değişti, o kadar sıradanlaştı ve de önemini kaybetti ki anlatmak bile bazen yetersiz kalıyor.
Bütün benliğimiz tek bir karede cansızlaştı, niyetler Bâtın olan Allah’ın karşısında safken, zâhirleşerek tek bir karede karardı. Toplumsal olarak o kadar köleleştirildik ki, sosyal medyada bir şeyi fotoğraflaştırmamak sanki onun niyetini tamamlamamış gibi kabul edildi. Artık niyetleri kalben ve dille değil de, sosyal medyada paylaşarak gerçekleştirmeye başladık. Bir defa da açıp kalbimize baktık mı ? Evet niyet, en önemli şey amellerin inşâsında. Bu yüzdendir ki muhaddisler hadis kitaplarına niyet hadisiyle başlamıştır. Peki bu niyetin mâhiyeti tam olarak hangi şekle büründü bu zamanda ? Niyet ettim Rabbim bu ameli yapmaya ancak önce niyetime bütün insanları şahit tutmam gerek. Uzakta hal ve hatır sormadığım, bazısının ismini bile doğru düzgün bilmediğim akrabalarım sizler de şahit olun. Yüzünü görmediğim ve hiçbir faydası dokunmadığı halde her fotoğrafını beğendiğim insan, sen de şahit ol niyetime. Sizler de şahit olun kardeşlerim. Niyetimi tamamladım. Hayra mı şerre mi vesile olacak bilmiyorum ama sizler de şahit olun. Şahit olun ki şer ise günahıma sizleri de ortak edeyim. Ahirette hesabını verirken sizler de şahit olun. Konuyu içselleştirsek mi biraz ? Bir şeyi paylaşırken hiç düşünüyor muyuz acaba, bunu paylaşıyorum ama niyetim gerçekten Allah rızası mı ? Bu amelimi gerçekten Allah için mi yaptım ? Evet sayıca arttık, güzel ameller arttı; faaliyetler, imkanlar, güzellikler çoğaldı. Çok şükür bu günlerimize. Ancak bu amelleri yaparken Allah rızası için mi yaptık ? Yoksa niyetimize şahit tutmak için mi insanları ? Gelin bu Ramazan’da bir muhasebe yapalım. Şimdi bir işi yaparken niyetimizde Allah rızasını gözetip gözetmediğimizi düşünelim. Ve bunu paylaşırken eğer şek varsa kalbimizde, bu ameli gizlice yapalım. Bir gün hocamız bir soru sormuştu sınıfta :
‘ Hiç Allah ile senin aranda olan bir amelin var mı ? ‘
Yani sadece senin ve Rabbinin bildiği bir amel işledin mi ?
Bu sorudan sonra beynimden vurulmuşa dönmüştüm. Allah’la benim aramda olan kaç amelim vardı ? Belki de hiç yok değil mi ? Burada ferdî amellerden bahsetmiyorum. Teheccüt veya sünnetler, gösterilmesi zor olan ameller değil bunlar. Sadece Allah ile aranda olan ama başka bir kardeşin için yaptığın kaç amelin oldu? Rabbim, bunu gerçekten senin rızan için yaptım diyebileceğin kaç amelin var ? Kardeşlerim, bunu yazmamdaki sebep niyetleri yargılamak değil elbette, niyetler ancak Allah azze ve celle’nin katındadır. Sadece niyetin ne kadar önemli olduğunu hiç düşündük mü bunun üzerine tefekkür etmemiz gerektiğini hatırlatmak istedim. Hiç yanlış anladığınız bir arkadaşınızın niyetini dönüp de tekrar düşündüğünüz oldu mu ? Belki de asla niyeti senin niyetin gibi değildi. Kardeşlerim, amel ve niyet ayrılmaz bir bütündür. Bu yüzden ki Rasulullah aleyhisselam buyurdu ki : ‘ İnnemel a’mâlu binniyât’ - Ameller niyetlere göredir. -
Bazı şeylerin hükmünü vermek için binlerce âlime sormaya gerek yok, dönüp sadece kalbimize bakmamız yeterli. Çünkü asıl hikmet kalbimizde gizli. Niyetini ancak Bâtın olan Allah c.c bilir.
Yunus Aleyhisselam
Hak Teâlâ Yunus'u (a.s.) Ninova şehrine peygamber göndermişti. Bu halk 100.000'den çoktu.
Hak Teâlâ bu halka ettiği lütfu hiçbir ümmete etmedi. Bu halktan başka ümmete azap geldiği zaman iman getirseler bile, o azap onlardan kaldırılmazdı. Bu azaplardan uzaklaştırılma, yalnız Yûnus'un (a.s.) ümmetinde görüldü.