Kime derdimi anlattıysam büyütüyorsun dedi.
Kime anlattıysam mücadele etmiyorsun, kolay yola kaçıyorsun dedi.
Kime söylediysem “bunlara ihtiyacın yok, atlatılamayacak ne olabilir hayatta, en fazla ölürsün” dedi.
Şimdi hep bir ağızdan, cinsiyetçi küfürlerle adınızı anıyorum arkadaşlar;
YA**AMA KOLAY YOLA KAÇIYORUM.
Belki ben kendimi anlatamadım, belki onlar dinlemediler.
Başa alalım. Bi insan neden psikiyatra gitme ihtiyacı duyar? Şu aralar çok keyifsizim tohtor bey, bi ilaç neyim yazsanız? Herkes olayın böyle geliştiğini zannediyor. Değil dostlar, değil.
Keyifsizliğin de amına koyayım, beş altı biranın çözebileceği basit bi şey keyifsizlik. Sosyal anksiyete mi? Just do it, selam ver gitsin. İlla ki tanış oluyorsunuz birileriyle. Git Konur Starbucks’a otur iki hafta, sonra ne anksiyete kalır ne bi şey.
İnsanların bilmediği, yaşamadan asla anlayamayacakları şeyler var. Nedir? Psikoz.
Büyük harflerle de yazayım, iyice dikkat çeksin.
Bu meret öyle bi şey ki, ne kadar doğru anlatırsan o kadar abartıyorsun zannederler.
Anne, evi yakmaya çalışan cüceler görüyorum, onlar yoklar değil mi?
Anne, aşk diye bi şey yok, sadece takıntı var değil mi?
Aslı ile Kerem, Ferhat ile Şirin, Leyla ile Mecnun. Bunlar aşık mıydı, obsesifler miydi? Psikozdan psikoza sürüklenen psikiyatrik hastalar mıydı, sadece “aşık”lar mıydı? Geri dönemeyiz, bilemeyiz.
Kime anlatırsan der ki “Kardeşim sen hastalık hastası olmuşsun, her şeye bi kulp takma peşindesin. “
Yukarıda saydığım insan tiplerinden biriyseniz eğer, saygıdeğer okuyucu, hayatımdan siktirip gidebilirsin. Belki eksikliğini hissederim ama olsun.
Ben bıktım. Anlamayan tavırlarınızdan bıktım. Anlattıkça abarttığımı zanneden tavırlarınızdan bıktım. Küçümseyen tavırlarınızdan bıktım.
“Hayatta ne acılar var , sen terk edildin diye neden bu kadar kötü hissediyorsun?”
ÇÜNKÜ ÖYLE HİSSEDİYORUM, ÇÜNKÜ KONTROL EDEMİYORUM AMINIZA KOYAYIM.
ÇÜNKÜ BEYNİM BENDEN HABERSİZ ÇALIŞIYOR.
ÇÜNKÜ BEYNİM BANA DÜŞMAN GİBİ HAREKET EDİYOR.
ÇÜNKÜ BEYNİM BENİ DÖVMEYE ÇALIŞAN ADAMLAR GİBİ DAVRANIYOR.
ÇÜNKÜ BEYNİM TAHMİN BİLE EDEMEYECEĞİNİZ KADAR FAZLA YAŞATIYOR BU ACILARI BANA.
BİR KEZ DAHA KOCAMAN SÖYLEYECEĞİM
“A C I G Ö R E C E L İ D İ R.” ACIYI HERKES FARKLI ÇEKER. SENİNKİSİ SENİ İNTİHARA SÜRÜKLEMEMİŞ AMA BENİMKİSİ SÜRÜKLÜYOR. SEN KALEMİNİ KAYBEDİNCE YENİSİNİ ALIRSIN AMA BEN AĞLARIM.
He, over-sensitive’lik mi yani? Bu mu olay?
Değil. Duyguları sıfırlasan bile takıntılar kalıyor. Beklentiyi sıfırlasan bile kalıyor.
ÇÜNKÜ HAYATTA HER ZAMAN YALNIZSIN.
YANINDA OLAN TEK ŞEY BEYNİN
EĞER O BİLE SANA DÜŞMANSA GERİYE NE KALIR SEVGİLİ AMCIK KAFALI?
Çok sinirlendim. Antidepresan kullanan herkese şu muameleyi çekmenize çok sinirlendim. Herkesi kendiniz sanmanıza çok sinirlendim. Empati kurabildiğinizi düşünmenize çok sinirlendim.
Varolmanıza çok sinirlendim.
Umarım yeryüzünden pat diye silinirsiniz, etiketleyecek daha fazla insanla konuşmadan.
Depresyon diye bi gerçek var. Göksel’in bahsettiği gibi değil. Ne diyordu yazar?
“Depresyondayım, unutuldum, aldatıldım. Sevgilimden ayrıldım, çok yalnızım.”
Size gerçek bi depresyon tanımı yapayım.
“Depresyondayım. Tüm duvarlar ölmemi istiyor. Kelimeler bile cümle olmak istemiyor dünyamda. Beynim bana düşman gibi sürekli hatırlamak istemediğim şeyleri hatırlatıyor. Sürekli bi itiş kakış var. Metrobüs doluluğunda bi beynim var. Yemek yesem ne değişecek? Ölmeliyim, ölmeliyim ki sussun şu beyin.”
Siz empati kuramıyorsunuz, ben kurdurayım.
Kulağınızın dibinde bi insan düşünün. Size sürekli kötü şeyleri hatırlatıyor. Tam mutlu oldum derken
-sevgiline güvenme, ayrılacaksınız, sonra sevgili yapacak ve unutulacaksın.
-sevdiğin kimse seni sevmiyor.
-ölene kadar yalnız kalacaksın. Öldükten sonra daha da yalnız olacaksın.
-paran var ama yine de fakirsin.
-bi daha asla birini sevemeyeceksin.
-kediler. Çok tatlı değil mi? Hemen sana işkence edilmiş bi kedi fotoğrafı göstereyim.
-Yetmedi mi? Bak, üzerine benzin dökmüşler bi kedinin. Nasıl da kaçıyor.
-Yetmediyse taşlanarak öldürülen şu adamın acısını içinde hissedebilirsin.
-yetmediyse şu ana kadar varolmuş bütün insanların öldüğünü hatırlatayım.
-yetmediyse şu içine çektiğin nefesin seni her gün zehirlediğini de bilmeni isterim.
-ders mi çalışıyorsun? Aman ne güzel. 50 yıl daha çalış zaten ölüsün.
HER SANİYE. HER SANİYE DEVAM EDEN BİR ŞEY BU.
İnsan ne yapıyor? Alternatif gerçekliklere koşuyor.
-Rüya, alkol, uyuşturucu, sigara.
Rüya mı? Hemen bütün kabuslarını göstereyim, her gün tabuttaki halini rüyana sokayım, unuttuğun eski sevgilini hayat kadını şeklinde göstereyim. Anneni babanı doğradığını göstereyim, kedilere işkence ettiğini göstereyim. Bitti. Uyandın, aferin. Yeni bir gün doğuyor. Hala umut var. J
NAH. Al sana, gitti uyku.
Bi bira daha iç , hayat böyle güzel. Dur, hemen hatıralarını canlandırayım, sonra beyninde kontrol edemediğin bi düşünce salatası yapayım. Eski sevgilin başkalarıyla sevişiyor. Ağlama, herkesin başına gelir. Bak, insanlar ölüyor. İnsanlar ölürken kendi acına nasıl ağlarsın ? İnsanların öldüğüne ağla. Sen de öleceksin. Görüntün mü bulanıklaştı? Başın mı döndü? Dur hemen sinirleneyim, biraz insanlara bağır, belki dayak yer kendine gelirsin.
Çok mu mutlusun? Alkol sayesinde. Alkol beni susturabildiği için mutlusun. Ayılınca yine baş başayız .
Bi bira daha iç. Şurda alkolik olmaya ne kaldı? Kolonya mı istedin? Hemen getireyim.
Alkolik olmak vs yaşamak. Alkol, beynim için bu demek.
Bi kapak daha vur . Ottur, bi şey olmaz. Korkma kalp krizi geçirmezsin. Kalp krizi demişken, kalbin daha mı hızlı atıyor sanki? Yok bi şey olduğundan değil sadece dikkatimi çekti. Yok yani kalp krizi geçirmezsin mal sağlam. Tabi tabi. Valla bak.
Ot da mı yetmiyor? Bak arkadaşın şeker uzatıyor. Onu al. O da iyidir. Kafa dağıtır.
Al, olduk mu sana junkie.
Günde iki paket fazla değil mi ? Akciğer kanseri mi olacaksın? Yok yani olacağından değil, ben seni düşünüyorum. Yoksa ihtimal sadece, derin acılarla ölmek. Morfin bile vermezler sana. Ne de olsa bağımlılığa meyilli.
Napsak be ? Eroin vurup ölsek mi? Annenler çok ağlar. Baban ağlamaz ama, böyle boktan öldüğün için. Abin hep etrafı suçlar. Ablan ağlar, duygusaldır.
İnsanlar da böyle biri vardı zamanında der, geçer.
EN SONUNDA, BEYNİNLE BERABER, YALNIZSIN.
Anlamıyorlar,anlamak istemiyorlar ve asla anlamayacaklar.
Hadi bana bi kere daha şu ilaçları kullanmayın deyin.
Bana müsade. İlaç vaktim geldi.
Biraz uzun oldu sanırım okuduysanız teşekkür ederim bir nebzede olsa rahatlamak amacıyla yazmak istedim