Merhaba, ben Atlas Ege Arel…
Bu yeni yılda şunu yazmak istedim:
Bazen acaba gelecekteki kader bekçilerim kim olacak diye düşünüyorum.
Bazen önümdeki, gücüm yetmeyen taşları kaldıramıyorum diye üzülüyorum.
Bazen de hüzünlü mirasların acısına yenik düşüyorum.
Evet, şimdi:
Şu kadarını söyleyeyim, artık gücüm yetmeyen taşlarla uğraşmayacağım.
Şu kadarını söyleyeyim, artık hüzünlü mirasların karşısında görünmezlik kılıfı giyiceğim.
Şu kadarını söyleyeyim, artık kendimi yapamadıklarım için yetersiz hissetmeyeceğim.
Şu kadarını söyleyeyim, her yaşadığımdan ders çıkarmak zorunda değilim.
Ve son kez:
Şu kadarını söyleyeyim, kendimi habire ileriye taşımak zorunda değilim. Kendimi her boşluğu en iyi şekilde değerlendirmesi gereken biri olarak görmeyeceğim.
Çünkü zaman bazen sadece geçer öyle değilmiii.
Ve buraya kadar okuduysanız teşekkür ederim:) Yeni yılın eşiğinde, zamanın ve kendi içimin kıvrımlarından süzülen birkaç düşünceyi paylaşmak istedim.
Ve unutmayın…
Hayat bazen sadece durup bakmayı, bazen de saçma sapan kahkahalar atmayı öğretir.
Zorunda olduğumuz tek şey, sahte maskeler takmadan kendi çılgınlığımızla var olmaktır.
Bazen taşlar ağırlık yapar, bazen boşluklar sessizce büyür; ama ikisi de seni kendinle tanıştırmak için vardır.:)
En büyük özgürlük, her yükü sırtlamak zorunda olmadığını fark etmektir.
Sadece olmak… kendi saçma, tuhaf ve harika halinle olmak… işte bu, en cesur ve en deli adım.
Ve belki de…
Yeni yıl, nefesin kadar yakın, adımın kadar cesur ve sadece senin kadar gerçek olacak.
Voilà ❄️
-Écho Atlas










