Asma suyuna kahve.
Ser-bürîde tâze şâh-ı tâke komuş şîşedir Dîde şiryan-ı dil üzre âbdan hâli değil
Bu Şeyhülislam Bahâyi'nin bir beyiti. Şöyle diyor: "Gözlerim, kalbimin akan kırmızı kan damarı üzerine su damlatmaktan hâlî değildir. (Bu haliyle) sanki budanmış asma çubuğu ağzına konulmuş bir şişedir." Şâir gözlerini şişeye, can damarını da asma çubuğuna, gözyaşlarını budanmış asmadan damlayan özsuyuna benzetmiştir. Bu suya gözsuyu da derler. Çünkü çubuklar göze yakın yerden asılır. Burada dikkatimi çeken şu oldu: "Asmaya şişe asmak" Bu bir gelenekmiş. İlkbaharda üzüm asmaları budanınca kesilen yerden bir iki gün su damlarmış. Bu su tatlıymış; bunlar pişirilen kâhvenin pek lezzetli olduğu söylenirmiş. Meraklı ve keyif ehli olanlar bu damlaları toplamak için çubuğun kesik ucunu bir şişe içine sokarlarmış. Belki aranızda bağcılıkla ilgilenen vardır ve bu gelenek sürüyordur. Bu suyla pişen bir kahve içmek isterdim.















