Yeni bir ruh hali ornegi olarak; iyi hissetmemek fakat kotu olmak icin sebebi bir turlu bulamamak. Iste burda mantigimizin bize oyunlariyla karsi karsiya geliyoruz. Kalbimiz sesi kisilmis radyoya donusuyor ve derdimize ulasamiyoruz. Yaş geçip tecrubeler arttikca insan bazi yasananlara uzulme luksunu kendine vermiyor. Sen vermesen ne olacak, kalbin kirginim darginim ve uzgunum diye cirpiniyor. Fakat mantik oyle bir baskin cikiyor ki,bu mevzuya uzulmeyeceksin diyerek diktasini ilan ediyor. Insan saniyor ki icten ice uzulecegim bir sey yok. Ama icindeki bu kirginlik, gozlerimdeki bu ani dolmalar niye? Bastirilmis duygular, esas problemi oyle bir hasir alti ediyor ki; insan kendi kendine yaptigina inanamiyor. Şimdi gelelim işin şahsi boyutuna. Ben de tam bu anlattigimi yasadim. Alakasiz, sakin bir gecede, bir sohbetin ortasinda laf dondu dolasti, belki de ben istedigim icin, o icimde bastirdigim konuya geldi. Oyle durmaksizin konusuyor, nelere nasil ve neden uzgun,kirgin olduğumu sanki aylardir planlamisim gibi dur durak bilmeden anlatiyordum. Bir yandan kendime sasiriyordum. Cunku boyle bir planlamam yoktu. Araliksiz konusmamin sonlarina yaklastigimda hickirarak agladigimi fark ettim. Ki aglamaya ne zaman basladigimi hatirlamiyordum. Islanan yanaklarim sagolsun, agliyorsun topla kendini demesine sebep oldu mantigimin bana. Kendimi topladim mi topladim. Gözyaşlarından tebessumlere yol yapmayi bilen insanlar var olsunlar! Ama ben bu yasadigimi unutmayacagim, hicbir sey yok ki benim iznimi istesin beni kirip uzmek icin. Hayat boyle bir sey. Uzulmek varsa, uzuleceksin. Yok saymak hikaye.