En kötüsü de su damlasından kıskandığın insanın yağmurlarda ıslanışını görmek
seen from Yemen
seen from Russia

seen from United States
seen from United States
seen from Canada

seen from United States
seen from Russia
seen from United States

seen from United States
seen from United States
seen from United States

seen from Brazil
seen from United States
seen from Mexico
seen from Indonesia

seen from Malaysia
seen from Costa Rica

seen from Malaysia
seen from Sweden
seen from China
En kötüsü de su damlasından kıskandığın insanın yağmurlarda ıslanışını görmek
Sed stori
"Okur musunuz bilmem, yazıyorum işte. Neyse. İlkokuldan bir arkadaşım vardı. Sınıfta hep ezilir, lakaplar takar, onu hep dışlarlardı. Alnında bir doğum lekesi olduğundan ona hep "etiket" derlerdi. Ben de sınıfta onun kadar dışlanan biri olmasam da onunla oynardım hep. Beraber evlerimize gider, sürekli oyun oynardık. Zamanla benimle de dalga geçmeye başlamışlardı ama ben pek takmazdım. Bir gün okulda müdür yardımcıları onu çağırmışlardı, aile durumu pek iyi olmadığından devlet ona kışları mont veya bot gönderirdi. Bir gün ilkokul öğretmenimiz onu tüm sınıf içinde vermişti. Herkes dalga geçmişti onunla. Omzumda ağladığını hatırlıyorum çok üzülmüştü. Ama yine de o hep iyi kalpliliğini koruyup, hep gülerdi. Oysa o gülüşlerinin altında ne çok göz yaşı saklıymış. Annesi bana derdi hep tek arkadaşı sensin onu bırakma diye, hep teşekkür ederdi ama ben de pek inanmazdım, sonuçta binadan arkadaşları vardı onlar da dışlayacak değildi ya? 5. sınıfın sonlarına doğru ayrılmıştı onunla bir daha görüşememiştim, şans eseri aynı liseye düştük sarıldı bana, seni çok özledim diye bende ona sarılmıştım. Tekrar yakın olmuştuk. O zamanlar psikolojik destek almaya başlamış benden sonra annesi kanserden ölmüş iki kardeşi ve babasıyla kalmış o da. Çok değişmişti ama hala gülüyordu. Benim naklim çıktığı gün bunu sınıfta dövüldüğünü gördüm, hemen gittim yanına yüzü gözü mosmor olmuştu, ağlıyordu. İlk defa bu kadar kötü görmüştüm onu. Sarıldı bana sımsıkı, "dayanamıyorum" dedi, "dayanamıyorum. Çirkinsin diyorlar hep, saç rengimden yargılıyorlar beni, alnımdaki doğum izinden dolayı bana lakap takıyorlar. Dayanamıyorum." demişti. Öyle çok üzüldüm ki o an, hiçbir şey diyemedim. Diyemezdim. Ertesi gün ailesini aramıştım onunla buluşmak için meğer eve geldiği anda kendini odaya kilitleyip, intahar etmiş. Babası, karısını kaybetmenin şokunu atlatamazken bir de kızını kaybetmesi parçalamıştı onu. Arkadaşlar, size yalvarırım, bir insanla şaka amaçlı olsa bile onunla dalga geçmeyin. O kelimeler onu öldürdü. Bir şey söylemeden önce o kişinin ne hissedeceğini düşünün. Okuduğunuz için teşekkürler."
Benim alfabem senin adın kadar be adam.
Denizsiz bir şehirde gemi beklemek gibiydi onu beklemek.
Ve gülüşü en kurak coğrafyalara ilkbaharı getirirdi.
Bir çift göze aşık olursun,diğer bütün gözlere kör.
Arkadaşlar "Ben sana liman olurum" diyen adamın denizinde boğulmanın izahını nasıl yapayım size?