Kervan, yol gibidir. Bir yerden bir yere taşırlar taşıyacaklarını, sonra çekilip kaybolurlar. Onların maceraları ancak aşk türkülerinde kalır. Bir de dağlarda yaktıkları ateşlerden bir takım izler..
İşte böyle bir kervan da, tarihin bilmem hangi yılında Mısır'a Yusuf (as) gibi bir ganimet götürdü. Bir köle sattılar sultan olsun diye. Yakıcı gün ışığının altında, en çirkin pazarlıklarla, en katı realizm deyişleriyle bir ülküyü sattılar, bir düşü sattılar. Bilerek bilmeyerek böylece o kelebek kanadı gibi hemen örselenmeğe elverişli ülkü düşünü gözlerden sakladılar, peçelediler. Ve böylece bilerek bilmeyerek, Mısır toprağı, hamuruna bir düş mayası kattı..
Sezai Karakoç








