İnsan, dün, bugün ve yarının kavgasını ayırmaya çalışırken hayatını kaybeden zavallı bir yolcudur.
Yolun da hayırlısı Rabbim..

seen from United States
seen from Brazil

seen from Malaysia

seen from United States
seen from Brazil
seen from China
seen from Netherlands
seen from United States

seen from Netherlands

seen from France
seen from Russia

seen from United States

seen from Australia
seen from Sweden
seen from United States
seen from China
seen from Netherlands

seen from Israel
seen from Kazakhstan

seen from Australia
İnsan, dün, bugün ve yarının kavgasını ayırmaya çalışırken hayatını kaybeden zavallı bir yolcudur.
Yolun da hayırlısı Rabbim..
"Sonra umursamamayı öğrendim..
Olağan terk edilişleri ve hayal kırıklıklarını..
Hayat dört sıra çizik attı göz altlarıma, dört nasihat koydum heybeme, onlarla gömüleceğim..
Doğdum, büyüdüm, yenildim, geldim, gördüm, sevdim, sevildim, yalan duydum... dokundum hayata..
eyvallah.. "
Yüksek sesten nefret ederim ama sürekli kulaklıkta son ses müzik dinlerim. Konuşmaktan nefret ederim ama sevdiğim insanların yanında hiç susmam. Umursadığımı göstermekten nefret ederim ama her şeyi umursarım. Ağlamaktan nefret ederim ama en ufak şey beni ağlatabilir ..
Ve yalnız kalmaktan çok korkarım ama kalabalıklar beni boğar..
Sevginin ispatı kelimelerin değil zamanın sırtına yüklenmiştir. İşte bu yüzden kelimelerle değil, bir insanı ancak zamanla tanırsınız.
Sırtınızdan vuranı da, sözünün arkasında duranı da...
Matematikte de olur bazen; değer verirsin eksik çıkar.
Kendi kendine konuşmak gibisi yok..
Sözünü kesen yok' sohbet ederken araya giren yok, durmadan soru soran yok..
En güzeli de istediğin soruya cevap veriyorsun...
1 yıl içinde öğrendiğim 4 hayat dersi;
Kaderi zorlayamazsın, olacaksa olur.
Kimseye ikinci bir şans verme, değmez.
İnsanları yanında zorla tutamazsın, bırak gitsinler.
Hiç beklemediklerin seni yüz üstü bırakabilir, güvenme.!
Kişiliğimin bir bölümünü aldırayım diyorum...
Yatayım bir ameliyat masasına, ayıklasınlar beni...
Aceleciliğimi alsınlar mesela...
Haksızlığa dayanamayışımın birazını çıkarıp tıbbi atıklar bölümüne göndersinler...
Boşalan yerlere daha fazla ‘hayır’ diyebilmeyi koysunlar...
Hassasiyetin en az yarısını çıkarsınlar...
Onun yerine sert davranma protezi koysunlar...
“Arlı arından korkar; arsız sanır benden korkar” diyorlar...
Doğru diyorlar...
Ar’ımın da birazcığını ar transplantasyonu yapıp versinler ihtiyaç sahiplerine...
Yağ aldırır gibi nezaketi de aldırayım; nezaket ‘liposuction’ı yaptırayım diyorum...
Ferahlayayım biraz...
Söz söyleme yeteneğimin bir kısmını da çıkarıp yerine ‘laf geçirmeyi’ koysunlar...
İşini ciddiye almayı da en az dörtte üç oranında kesip çıkarsınlar, lüzum yok artık çünkü öyle şeylere...
Suni döllenme gibi bir yerde benim gibiler için böyle yeni kişilik özellikleri üretip üretip yerleştirsinler içimize...
Hatta organ bağışı gibi olsun bu iş...
İyi insanların iyiliklerini ölümlerinden sonra böbrek, kalp gibi iyilik bekleyen insanlara taksınlar...