Melaaabaaa dünya düzenini birlikte paylaştığımız figüran arkadaşlarım...
Melabaaa içine doğarak düştüğüm düzenin garipleri;
Burası Ay'ın kuyruğuna oturmuş, kendine bakan kızın gördüklerini anlattığı karalama defteri... E haliyle, kendine bakarken çevresindekilere de kayıtsız kalamıyor. Bazen yazıveriyor, bazen üstelerini çiziveriyor. Bazen kırılıyor, inciliyor, öfkeleniyor, bazen eli ayağına dolanıyor, bazen umursamıyor, bazen şen kahkalara boğuluyor. Kısacası; yaşayarak öğrenmeye çalışıyor. Bi büyüyemedi gitti, anlayacağınız! Derdi büyük; kendisi... İki ileri, bir geri hayatın ritminde başı dönüyor. İnsan hala mı öğrenemez canım? Bu kızın en emin olduğu şey; toprak olana kadar öğrenmeye ve o içindeki büyümeyen çocuğun hep şaşkınlıkla etrafına bakmaya devam edeceği aslında... Hayat denilen, "Keşke" ve "İyi ki" arasındaki skala arasında bulunan ömür denilen yolculukta kendine anılar biriktirmeye devam edecek haliyle...
Bu yolculukta, Ay'dan kendini izleyen ve hiç büyümeyen kız çocuğunun hayat denilen macera dolu yolculuğunu Truman Show'a benzetmesi ile içinden gelen -bazen tembelleşse de- çokca onu zorlayan yazma arzusunun artık kelimelerle buluşup, eşe dosta açılma vaktinin gelip, çatması durumu... Ve karşınızda; kimi zaman nev-i şahsına münhasır, kimi zaman oldukça sıradan ben ;) Tekrar Melaaabaaa, dünya düzenini birlikte paylaştığımız figüran arkadaşlarım...
Hayata dair gözlemlediklerimi, o dekor gökyüzüne dokunana kadar buraya not alacağım artık... Zira, pek bi unutkanım. Hem sizlerle de paylaşmış olurum, fena mı? Belki, sizlerde kendi hayatınıza benim gözümden bakar, benimle dertleşir ya da bana yol gösterirsiniz kim bilir? En kötü tanışmış oluruz fena mı? Ömür denilen film bitene kadar daha çok karalarız buraları ya, şimdilik görüşmek üzere diyelim ;)
Hoşça Kalın
İmza: Ay'ın Kuyruğuna Oturmuş Kendini İzleyen Küçük Kız Çocuğunun Dünya'daki Yansıması 🙋












