Tunç sarısı gökyüzü,
karşı dağların ardından sarışın bir şiir batıyor.
Ve sevgilim otur karşıma,
biraz peynir, kavun, süzme yoğurt,
biraz ben ve çokça sen…
Baş başayız.
Müzeyyen Abla bir sigara yakmış karşı masada,
seni mırıldanıyor;
“Ateşli dudakların, gamzeli yanakların, o gün ki gördüm seni, yaktın ah yaktın beni…”
Saki!
Durma efkârımı doldur bardağa,duble olsun lütfen.
Buz istemez, ehl-i keyif adamım ben.














