Sanmayın ki, mutlu olduğum için gülüyorum. Bazen güç özgüven verir insana. Mutsuz olsam da, güçlü olduğum için şahitsiniz bu kahkahalarıma...
seen from Russia
seen from United States

seen from Philippines
seen from Russia
seen from United States
seen from Italy

seen from United States

seen from Canada
seen from United States
seen from China
seen from China
seen from Austria

seen from Türkiye
seen from Italy
seen from Australia
seen from Argentina

seen from Singapore

seen from Malaysia
seen from Thailand
seen from United States
Sanmayın ki, mutlu olduğum için gülüyorum. Bazen güç özgüven verir insana. Mutsuz olsam da, güçlü olduğum için şahitsiniz bu kahkahalarıma...
Sonra unutulmuş bir şarkı çalar bi yerlerde. Oradan geçiyorsundur belki. Ya da işte televizyonda kanal değiştirirken falan denk gelirsin. Adımlarını hızlandırır veya hemen kanalı değiştirirsin duymamak için.
Sonra hatırlarsın; Bir eski zamandır. Sıcak bir yaz günü gece yarısı. Kulaklığında belki bin defa aynı cümleyi söyler sana Mirkelam. Bir daha hiç söylenmeyecek olan. Bir daha hiç söylemeyecek O. Giden. Kaybolan, hüzünlü tarihinin bir yerinde.
O gece bir limandı. Bir daha hiç uğrayamacağım.
Sen bir hayaldin. Bir daha hiç dokunamayacağım...🌛🌌.
“Suskunluğun siyah okyanusundaki cam fanuslu bir dalgıç gibi yaşıyordu insan, kendisini dış dünyaya bağlayan halatın kopmuş olduğunu ve o sessiz derinlikten hiç bir zaman yukarı çekilmeyeceğini ayrımsayan bir dalgıç gibi hatta.. Duracak, görecek, hiçbir şey yoktu, her yerde ve sürekli ve sürekli hiçlikle çevriliydi insan, boyuttan ve zamandan tümüyle yoksun boşlukla.”( STEFAN ZWEİG)
"Seni seviyorum” derken dudaklarım titriyordu,
“sahiden bitti mi” derken sesim,
Bilmeni istediklerimi yazarken parmaklarım titriyor şimdi.
Yalnızlık insana çok şey öğretirmiş. Ama sen gitme, ben cahil kalayım...
Ben toparlandım sandıkça her şey tekrar yerle bir oluyor ve yemin ederim ben tekrar aynı yere dönmekten yoruldum.