seen from United States
seen from United States

seen from United States
seen from Brazil

seen from United States
seen from China
seen from Hong Kong SAR China
seen from United Kingdom
seen from United States

seen from Malaysia
seen from China

seen from Malaysia
seen from United Kingdom
seen from Yemen
seen from Netherlands
seen from United States
seen from Finland
seen from Germany
seen from Yemen
seen from Germany
Çöktük
Ekonomi çöktü; artık krediyle bile araba alınamıyor.
Eğitim çöktü; liseye giden çocuklar İstanbul’u kimin fethettiğini, Osmanlı’yı kimin kurduğunu bilmiyor.
Sağlık çöktü; insanlar aylar sonrasına bile randevu alamıyor.
Toplum çöktü; sokakta cahillikten uyuşmuş aptallar insanlara zarar veriyor, huzur bozuyor.
Adalet çöktü; kimse hak ettiği cezayı almıyor, bütün potansiyel suçlular dışarıda cirit atıyor.
Çöpleştik; sınırlardan bilmediğimiz sayıda artık ülkeye giriyor, çocuklara, kadınlara ve insanların huzuruna zarar veriyor.
Ülke, hukuksuzluğun; güçlünün sözünün geçtiği, haklının ezildiği, haksızın savunulduğu bombok bir hale geldi. Bu da yetmiyor; Atatürk'ün bize miras bıraktığı ülkeyi, onun bunun malzemesi yapmaya çalışıyorlar. "Türk milleti" değil, "Türkiye milleti" diyerek içimizdeki artıklara destek çıkıyorlar. Ama hayır! Bu ülke kimsenin malı değildir. Türkiye Türk’tür, Türk kalacak! "Türkiyeli" veya "Türkiye milleti" değil; Türk ve Türk milleti diyeceksiniz!
Dava şuurunda olan müslüman gençlerin kâfir bir futbolcuyu, üzerinde iddaa yani kumar oynanan bir futbol takımını durmadan paylaşan müslümanları hiçbir zaman anlayamayacağım.
Galiba anlamak da istemiyorum.
Git maçını oyna, sporunu da yap. Ama şu futbol takımlarına sevdalanmak da bir akıl tutulması olsa gerek.
Allah, derdi islam olan gençlere doğruyu yanlıştan ayırt edecek şuur versin.
İzinden gittiğinimiz veya hayran kaldığımız ulemânın böyle şeyleri paylaştığını bir düşünürsek, onlara nasıl bu paylaşımın yakışmadığını görürsek ve dahi anlarsak bize de yakışmadığını anlamış olacağız.
Cehalet her zaman değişimden korkar. -
Jawaharlal Nehru
İLK TURDA BİTİRELİM.
Kristof Kolomb, gemilerin zorunlu tamiratı için Jamaika'ya uğrar.
Oradaki yerliler tamirata yardımcı olur, gemi tayfasına yiyecek içecek verir. Ancak aradan aylar geçmesine rağmen tamirat bitmez.
Üstelik gemi tayfası, yerlilerin yiyeceklerini yağmalamaya başlamıştır...
Bu duruma kızan yerliler, yardımı ve yiyeceği keser.
Çaresiz durumdaki Kolomb, o dönemlerde gemilerde bulunan ve yıldız pozisyonlarını da içeren takvimi karıştırırken, ertesi gün Ay tutulması olduğunu öğrenir.
Aklına parlak bir fikir gelir ve hemen yerlilerin şefine gider...
Şefe, Tanrı ile haberleştiğini ve Tanrı'nın yardımın kesilmesine çok kızdığını, bu kızgınlığını da Ay'ı kan kırmızıya çevirerek göstereceğini söyler.
Ertesi gün akşam Ay tutulması başlar ve Ay'ın rengi tutulmadan dolayı kızıla döner.
Kolomb'un oğlu, o anı günlüğüne şöyle yazmış:
"İnleme ve feryatlarla birlikte, her yerden gemilere doğru geldiler, yiyecek ve içecekler getirdiler, Tanrı'ya onları affetmesini söylemesi için amirale yalvardılar"
Kolomb kum saatine bakar, 48 dakika süren tutulma bitmek üzeredir.
Onlara Tanrı'nın kendilerini affettiğini ve Ay'ı birazdan normal rengine çevireceğini söyler...
Tutulma biter, Tanrı tarafından affedilen yerliler de mutludur, evrenin işleyişini bilen Kolomb da,
"Cehalet her zaman köleliği getirir" diye yazar seyir defterine..! Haziran 1503
“Kişi, ilim öğreneceği bir hoca bulduğu zaman, bütün işlerinin yularını ona bırakır (her şeyini ona havale eder). Hasta bir kimsenin doktoruna boyun eğdiği gibi, hocasının nasihatlerine boyun eğer, itâat eder. Zekâsına güvenerek kendi başına hüküm vermez. Hocasına ve ilme karşı kibirlenmez ve onlardan yüz çevirmez. Zîrâ hadîs-i şerîfte şöyle buyurulmuştur: ”İlmin yüküne bir an olsun katlanamayan, câhilliğe ebediyyen katlanır.”
Kâtip Çelebi
“Yalnızlık , cahil kişilerle oturmaktan daha hayırlıdır.”
Hz.Ömer