yine “dosya gizlilik kararı” dediniz,
Bu ülkede artık herkes ezberi biliyor:
Bir kadın ölür, devlet susar, yargı makyaj yapar, toplum unutmak için televizyon açar.
Ama o gün sadece bir kız değil,
adalet de Van Gölü’nde boğuldu.
Cesedi 24 kilometre sürüklenmiş dediler.
Yahu, adaletiniz o kadar uzak ki,
ölüler bile size ulaşamıyor artık.
Bu ülkenin mahkemeleri adalet dağıtmıyor,
Bir baba ağlarken siz hâlâ protokol kovalıyorsunuz.
Bir anne kızının mezarına sarılırken, siz basın açıklamasında “devletimiz büyüktür” diyorsunuz.
ama sadece suçlarınızın boyutunda.
Yargı dedikleri şey artık komedi.
kan lekesiyle kaplı bir perde.
Altında kim bilir kaç gerçeği saklıyorsunuz?
Siz bu halkın adalet duygusunu paramparça ettiniz.
Artık kimse size güvenmiyor,
çünkü adaletin terazisini satmışsınız —
üstelik pazarlık bile yapmadan.
Bir gün “adalet” diye bağırıyorsunuz,
ertesi gün TikTok’ta dans ediyorsunuz.
Rojin unutuluyor çünkü siz unutmak istiyorsunuz.
Gerçeklerle yaşamak size ağır geliyor.
Sessiz kalmak ortaklıktır.
Bu ülkede bir kadının ölümü artık kimseyi şaşırtmıyor.
Korkunç olan da bu zaten.
adaletsizlik bu kadar düzenli olamaz çünkü.
Rojin’in dosyası kapanmaz.
Her sabah aynaya baktığınızda,
gözlerinizin arkasında onun sorusu yankılanacak:
Ve işte o zaman anlarsınız;
öldürdüğünüz her kadının ardından biraz daha gömülüyor.
Ama mezar kazmayı unutmayın,
çünkü bir gün o mezara siz de sığacaksınız
adı “adalet” olan o kara toprağa.