23.54
"Kurulsa pazarın hiçe gidersin
Sen zatını âlemde cevher mi sandın ? "
-- alıntıdır
seen from Türkiye

seen from Malaysia

seen from United States

seen from United States

seen from Türkiye
seen from Netherlands

seen from Sweden
seen from Malaysia
seen from Malaysia

seen from Germany

seen from United States

seen from Kuwait

seen from Germany
seen from United States

seen from Netherlands

seen from United States

seen from United States
seen from United States
seen from Germany
seen from Brazil
23.54
"Kurulsa pazarın hiçe gidersin
Sen zatını âlemde cevher mi sandın ? "
-- alıntıdır
Duacı
Ruh keşfedilmek ister, beden eriyip giderken zamanda asıl olan ruhtur...
Çocuk gelir çocuk ölür ruh...
Beden ısınır, büyür, terler, gelişir, kurumaya döner ve zamanla söner...
Ruh varoluşunun sonsuz keşfi için yolculuğu seçer...
Çözemediğin dünyada ya yok olmak, yada varlığını anlamak ister...
Kalabalık değil hislerini yaşamak güzeldir...
bugün mubi'de güzel bir film izledim, biraz filmden bahsetmek istiyorum. "Hiç kendinizin daha iyi bir versiyonunu hayal ettiniz mi? Daha genç... daha güzel... daha mükemmel bir siz... Bu yeni ürünü denemelisiniz: Cevher benim hayatımı değiştirdi!" Bir aerobik programının yıldızı olan Elisabeth Sparkle, ilerleyen yaşı yüzünden 50. doğum gününde kovulunca yıkılır. Gizemli bir laboratuvar ona, damarlarına zerk edildiğinde "kendisinin daha iyi bir versiyonunu" ortaya çıkaracak mucizevi bir maddeyi kullanması önerisiyle yaklaşır. (burası filmin özeti ve alıntı olarak yer verdim.) kendi yorumum şu şekilde:
the substance (cevher) filmi, insan ruhunun derinlerine inen ve toplumsal dinamikleri sorgulayan bir yapım olarak öne çıkmış. filmin ana teması, bireyin kendi kimliğini ve varlığını anlamaya çalışırken toplumun dayattığı normlarla olan mücadelesini de ele alıyor. bu noktada film, insan doğasının "öz" dediğimiz parçasını, yani değişmez ve kalıcı yönlerini araştırıyor. filmde, karakterlerin kendilerini keşfetme süreci izleyicilere de kendi iç dünyalarına dönmeleri için bir yol gösteriyor.
filmin görsel dili, hikâyeyi destekleyen güçlü bir sinematik doku sunmuş. renk paletinin kasvetli tonları, karakterlerin içsel çatışmalarını yansıtacak şekilde tasarlanmış. the shining (cinnet) filmine yapılan gönderme de hoş durmuş. özellikle loş ışıklandırmalar ve sert kontrastlar, izleyiciyi filmin atmosferine çekiyor ve bireyin kimlik arayışında yaşadığı sıkışmışlık duygusunu başarıyla yansıtıyor. kameranın yer yer karakterlere odaklanışı ve bazı sahnelerde kullanılan yakın çekimler, karakterlerin ruhsal durumlarını daha yakından hissetmemizi sağlıyor. bu sayede izleyici, sadece bir gözlemci değil, hikâyenin aktif bir parçası hâline geliyor.
cevher filminde karakterlerin derinliği ve oyunculuk performansları oldukça etkileyici. özellikle başrol oyuncusunun (demi moore) karakterini adım adım keşfetme süreci, izleyiciye gerçekçi bir şekilde yansıtılmış. filmdeki karakterler, yüzeyde basit görünen ancak derinlemesine incelendiğinde karmaşık iç dünyalara sahip olan bireyler olarak sunuluyor. oyuncuların güçlü performansları sayesinde karakterlerin yaşadığı ikilemler ve içsel çatışmalar daha da belirgin hâle geliyor. yapılan makyajlar ve çekimler oldukça başarılı olmuş.
filmde özellikle bir sahne var ki etkileyiciliğiyle akıllarda yer ediyor: bu sahne başrol karakterin aynaya baktığı ve kendisiyle yüzleştiği bölüm. sahne, bana göre karakterin kimlik arayışındaki kırılma noktasını temsil ediyor. Filmin genelinde olduğu gibi bu sahnede de kullanılan sessizlik, izleyiciye karakterin duygularını ve düşüncelerini derinlemesine hissettiriyor. üzerine düştüğümüzde bu yüzleşme, karakterin kendi özüyle ilgili önemli bir farkındalık kazanmasını sağlıyor ve filmin ana temasını izleyiciye daha etkili bir şekilde aktarıyor.
cevher, bireyin kimliğini keşfetme sürecinde toplumsal değerlerle olan çatışmasını ve insanın kendini bulma çabasını etkileyici bir biçimde ele alıyor. film, toplumsal roller ve bireysel öz arasında kalan bireyin yaşadığı ikilemi güçlü bir sinematik dille aktarıyor. bu bağlamda the substance, izleyicilere varoluşsal bir yolculuk sunmuş. filmden alınacak mesaj ise bireyin kendi özünü ararken yüzleştiği zorlukların, onu daha derin ve anlamlı bir kimliğe götüreceği yönünde.
.
“Ağaç der ki: Bir cevher, bir kıvılcım, bir düşünce gizlidir içimde, ebedi hayatın canıyım ben.”
Hermann Hesse
"İyilik demek kimseye kötülüğü dokunmamak değil, kötülük yapacak cevheri içinde taşımamak demektir...!"
Sabahattin Ali
“doğrusu, ben orada bir şey bulamamaktan korkuyorum.”
Neredeydin şimdiye kadar sen ay parçası...