Sonsuz uyku
Bu sabah erken kalktım. Erken dediğim de 7-8 civarları. Ders yapmak istemedi canım dedim ben de birkaç sayfa kitap okuyayım. Kitapta şöyle bir diyalog geçiyordu;
...
- Peki o zaman yaratılış hakkında konuşalım.
+ Şimdi bana her şeyin altı günde felan mı yaratıldığını anlatacaksın !?
- Kısamen...
+ Nasıl, sen bir bilim insanısın! Bütün bu yıldızların varlığını galaksilerin uzaklığını evrenin yaşını biliyorsun.
- Evet evren milyarlarca yıllık, ama kim tanrının evreni on bin yıl önce yaratmadığını kanıtlayabilir ki? Sen bile biraz önceki olayları “yaşadığından” ne kadar eminsin?
+ Gayet net. Eminim yaşadım ve yaşıyorum.
- Hadi tanrı seni az önce yarattıysa ve bütün o anıları içine koyduysa. Ki zaten hafıza ve anı kavramları birer elektrik demetinden oluşmuyor mu ? Bunu sen de biliyorsun. Ayrıca tanrı bunu yapsa o kadar mükemmel yapar ki farkına bile varmazsın. Yani hala evrendeki gün ve zaman kavramının bizdeki ile aynı olduğunu mu düşünüyorsun ? “arkasına ufak bir gülümseme”
...
Aslında... Yaşamanın ne anlamı var ki (:
(David WALTON - Süpersimerti)













