🎀 Atatürk'ü Anlamak
10 Kasım 1938 sonrası Atatürk'ün yokluğu başlattı bütün sorunları.
Bugün Atatürk'ü anmanın yanında onu anlama günü olmalıdır.
Yaşama yolculuğu bittiği güne kadar bize bırakmış olduğu hikaye bize bütün yanlışlarımızı söylemeye yetiyor.
Atatürk'ün en büyük ilkesi TAM BAĞIMSIZLIK ülkesidir.
Tam bağımsız olmanın tek koşulu da milli üretim ekonomisidir.
Öyleyse bugün yarı sömürge haline nasıl geldiğimizi yakın tarihimizin yanlış kararlarını ve bu yanlış kararlarda ısrar etmekte aramalıyız.
Biz batıyla ilişkileri batının çıkarları adına ülkemizi yapılandırma yanlışı içinde bu işgale uğradık.
Yabancı para üretim için değil, para ile para kazanmak için geldi destek olduk.
Bunun aracısı ve işbirlikçisi olan herkesi vatan ve millet için çok değer verdik.
Sanayici değil işbirlikçi besledik büyüttük.
Köylü milletin efendisi demişti büyük lider.
Köylü tarım üretimini bıraksın diye batının fonlarını çiftçiye ekmesin diye dağıtarak tembelliği çoğalttık
Bilimsel üretici eğitimin yerine bağnaz cehaleti üreten siyasetin arka bahçesi olarak görülen devrim düşmanlığı yapan dinci eğitimi topluma dayatanlara ülkenin yönetilmesi yetkisini verdik.
Hukuk tanımadılar göz yumduk.
Yalan söylediler, inandık. Kandırdılar kandık. Kandılar inanmadık.
Milli birlik ve beraberliği yok eden ideolojilere bölünerek birbirimize karşı düşman olduk.
Emperyalizmin talepleri bizim talebimize dönüştü.
Aptal kutusu televizyon ve medyayı akıl hocası yaptık.
Ve hala aynı yanlışta ısrar ediyoruz.
Çare bunca bariz yanlışlar sonrası kurtuluşun kuruluş devrimini yarım kaldığı yerden tamamlamak olduğunu anlamaktır.
Aksi takdirde tarih bize Mustafa Kemal Atatürk'ü hak etmediğimiz için bunun bedelini ödetecek.
Önder Karaçay













