La Cierva, Goodyear ve Eckener’in Hayatlarına Bir Bakış
İspanyol mühendisi ve havacısı, 1896’da Murcia’da (İspanya) doğdu, 1936’da bir kaza sonucu Croydon’da (Büyük Britanya) öldü.
Helikopterin atası olan otojir’i gerçekleştirdi. Uçak, uçuş halindeyken, hızı dolayısıyla havadan destek almak imkânını bulur. Eğer hız belirt’ bir sınırın altına düşerse sonuç korkunç bir felâket olur, uçak düşer. İşte v 1918 yılında, Juan de La Cierva da az kalsın böyle bir hız kaybının kurbanı oluyordu. Havacı ölümden kurtulduktan sonra, uçakların uçuş dengelerini sağlamlamak üzere araştırmalara girişti. Uçağa sabit kanatlar yerine, havada serbestçe dönen, hareketli kanatlar takmayı düşündü. Böylece gerçekleşen helikopterin atası otojir 1923 yılında havalandı. Hız kaybı sonucu, araç, hareketli kanatlarının, paraşüt görevini yapması sayesinde, yere yumuşak bir inişle kondu. Bu deney. La Cierva’yı haklı çıkarmıştı. Ancak. Ia Cierva’nın deneyini yaptığı otojiri helikopterle karıştırmamak gerekir.
Doktor Hugo Eckener Alman mühendisi ve bilgini, 1868’de Flensburg’da (Almanya) doğdu, 1954’te Friedrichshafen’da (Almanya) öldü.
Dünyanın en büyük güdümlü balonlarım yaptı. 1918 yılından beri Hugo Eckener, Graf Zeppelin havacılık şirketinin müdürüydü. Bu şirket, Doktor Eckener’in önderliğinde, Atlas Okyanusu’nun bir yakasından öbür yakasına yolcuların ulaşımını sağlamak ve Normandiya ile Queen Mary isimli büyük gemilerle rekabet edebilmek için, her biri bir öncekinden daha büyük güdümlü balonlar yapıyordu. Bunlar en büyüklerinden biri olan Graf Zeppelin adlı dev güdümlü balon tek başına, Avrupa ile Amerika arasında, 15.000 den fazla yolcu 120 ton yük taşıdı. Fakat Eckener’in en fazla iftihar ettiği hava gemisi olan Hindenburg 245 metre boyundaydı ve saatte 130 kilometre yapabiliyordu. Ama Hindenburg’un acıklı bir sonu oldu: 6 Mayıs 1937 tarihinde bu dev güdümlü balon, New York’s inmeye hazırlanırken patladı ve yandı.
Charles Goodyear Amerika’lı mucit, 1800’de New Haven’de (A.B.D.) doğdu, 1860’da New York’ta öldü. Kauçuğu sıcağa ve soğuğa karşı dayanıklı olması için kükürtle işleme usulünü keşfetti.
Tabir kauçuk, olağanüstü niteliklerinin yanısıra düzeltilmesi gereken bazı özellikleri bulunan bir maddedir. Esnek olduğu, kolayca İşlenebildiği ve her kalıba girdiği için her çeşit eşya yapımına elverişlidir. Su geçirmediğinden, kauçuk, çizme yapımında da kullanılmak İstendi. Fakat ne yazık ki, olumlu bir sonuca varılamadı.
Bu çizmeler, hava değişikliğinin, özellikle sıcağın etkisiyle birkaç hafta sonunda deforme oluyordu. XIX. yüzyıl başında, birçok sanayici bu talihsiz denemeyi yapmış ve hemen hepsi de parasını batırmıştı. Bunlardan biri, hünerli bir adam olan Goodyear‘a başvurarak, kauçuğun elâstikî niteliklerini kaybetmeden, ona verilen biçimi korumasını sağlayacak bir usul bulmasını- istedi… Uzun deneme ve araştırmalardan sonra, nihayet 1839 yılında, Goodyear, kauçuğu kükürtle işleyerek soğuğa ve sıcağa dayanıklı bir hâle getirdi.