Yahudi Hıristiyanlığı: Ebionites, Theodotion ve Elkesailer
Hıristiyanlık Yahudi bir ortamda doğmuş ve Roma dünyasında uzunca bir süre Yahudiliğin içerisinde ortaya çıkan yeni bir mezhep olarak anlaşılmıştı, ancak pagan çevrelere intikal ederken önemli bir tartışmayı da beraberinde getirmişti. Yeni din pagan dünyaya takdim edilirken, ortaya çıktığı coğrafyadaki Yahudi âdetlerine göre mi anlatılacak, yoksa farklı bir karakterde mi sunulacaktı? Yahudi âdetleri içerisinde önemli bir yer tutan, erkeklerin sünnet edilmesi meselesi, bu tartışmada yüzeye çıkan farklılıkların sadece birisiydi. Hakikaten Incil’in Resullerin İşleri verilen, havarilerin Kudüs toplantısının ana gündemi, Hıristiyan olan Helen kökenlilerin sünnet edilip edilmeyecekleriydi. Çünkü, Yahudilik içerisinde bir ‘yenilenme’ hareketi olarak doğan Hıristiyanlık aslında Yahudi geleneklerini de olduğu gibi miras alıyor ve devam ettiriyordu.
Kitab-ı Mukaddes’in ‘Eski’ ve ‘Yeni Ahid’ olarak bölünmesi bunun en basit göstergesidir. Eski-çağ’da anti-semitizmin (Yahudi düşmanlığı) önemli nedenlerinden birisi olan, erkek çocukların sünnet edilmesi Yahudilerin çevresinde yaşayan pagan dünyada çok tepki gören bir uygulamaydı. Aziz Paulus Hıristiyanlığı Anadolu’ya tanıtırken bu sünnet meselesi yeniden ortaya çıktı.
Paulus, aslında iyi eğitimli bir Yahudi olmasına ve esasen havari de olmamasına rağmen, Yunan dünyasında Hıristiyanlığı yayabilmek için, Yahudi hukukundan vazgeçilmesini ve bağımsız bir gelenek oluşturulması gerektiğini düşünüyordu. Bu düşüncesine paralel olarak Kudüs toplantısında erkeklerin sünnet edilmesi aleyhine bir tavır takınmış ve görüşünü benimsetmişti. Fakat, Kudüs’te kalan esas Hıristiyan çekirdek ise, Yahudi değerlerin muhafazasını savunuyordu, çünkü İsa esasen Yahudi geleneklerinin bir ‘yenileyicisi’ olarak gelmişti. Pratik âdetlerden başlayan bu ayrılık tartışması zamanla ilahiyat boyutuna da kaymış olmalıdır; hakikaten Ebionites veya ‘Yahudi Hıristiyanlığı’ olarak adlandırılan grup, aşağıda da görüleceği gibi, Paulus’u Yasa’dan ayrıldığı için gerçek havari olarak kabul etmiyordu.
Kilise literatüründe, kavram olarak ‘Yahudi Hıristiyanlığı’ dört şekilde tanımlanmaktadır. Hıristiyan Kilise’nin ilk biçimi ki, bunu oluşturanlar Yahudi olarak doğmuş fakat Mesih’e inanmışlardı. Tevrat’ın emirlerini esas kabul edip İsa inancını da buna dâhil eden legalist Yahudiler ki, bunlar kendilerini özgün ve yasal Hıristiyanlık olarak kabul ederken pagan Hıristiyanlığını ‘Hellenistik’ ve ‘Paulusçu’ olarak tanımlarlar. Yahudi vahiyci (apokalypsis) düşüncesini Hıristiyan çevreye uyduran seçmeci (eclectique) Hıristiyanlar, ancak bunlar çok belirli bir gruba atfedilemiyor. Yahudi Hıristiyanlığı kavramı, ikinci yüzyılda hem Katolik Kilise’ nin dışında hem de ‘Ortodoks Sinagog’un’ dışında kalanlan tanımlayan bir etiketti. Bütün bunların ortak noktası İsa inancının bir şekilde genel inanç tanımlaması içerisine dâhil edilmesidir.
Dördüncü tanıma uyan dini gruplar Katolik Kilise tarafından genel olarak ‘sapkın’, ‘vejetaryen’ ‘Gnostik’ veya ‘birleştirici’ olarak nitelenmektedir. Kilise her ne kadar bütün bu sıfatları sapkınların genel özellikleri olarak sunmakta ise de, bütün sıfatların her bir grup için tam olarak geçerli olmadığını belirtmeliyiz. Ebionites, Cerinthus ve Symmachius taraftarları, Elkesailer bu grupların birinci ve ikinci yüzyıldaki ilk örneklerini oluşturmaktadırlar. Bunlara ilaveten ikinci yüzyıl sonlarında ortaya çıkan ve gelecek yüzyıla kadar var olan bazı düşünce akımları da vardır ki bunlar monarkbia yanlılarıdır.












