Yeni makale Bitkisel Sağlık Portalı
Yeni Makale http://bit.ly/1ycHinU
Embriyoloji yazısı hakkında bilgileri blog ekibiniz olarak sizler için düzenlediğimiz ve sunduğumuz Embriyoloji yazısını okumak ve Embriyoloji ile ilgili bilgilerden faydalanmak için lütfen yazımızı okumaya devam edin.
İnsan da embriyolojik gelişmenin beşinci haftası sonları ile altıncı haftanın başın da , embriyonun alt vede üst ekstremite tomurcukları arasın da herr iki yan da aksilla dan kasıga kadarr boylamasına uzanan ektodermal kalınlaşma olur . Embriyo 9 milimetre olunca oldukça bariz duruma gelen bu kabarıklıga “Süt çizgisi” denir . Üst 1/3 kısmı dışın da başka bölümleri hızla silinir . Süt çizgisinin pektoral bölge dışın da yetersiz (kifayetsiz) silinmesi % 2-6 oranın da aksesuarmeme dokusunun gelişmesine yol açar . Pektoral bölgedeki primordial kalınlaşma başlangıçta disk şeklindedir . Giderek küre biçimini alır vede sonrasın da lobüllü olur . Beşinci ay dan itibaren 15-20 adet solid kordon , dermişin bag dokusunu aralıyarak içeriye dogru büyür . Bu primitif süt kanalları tüm total yaşam (hayat) süresince büyümeye vede dallanmaya sürek ederler . Gebeligin üçüncü trimesterinde seks hormonları total dolaşıma girerler vede memedeki epitel dallanmalarının kanalizasyonuna yol açarlar . Dogum da sayıları 15-25 i bulan meme duktusları gelişmiş olurlar . Fe- tusun gelişiminin 32-40 haftaların da meme dokusun da üç dört kat artışla birlikte lobulo- alveolar yapılar areolar kompleks gelişir vede pigmente olur . Başlangıçta kabarık olan pri- mordium yassılaşır vede kornifiye olur , bura da duktusların açıldıgı çöküntü oluşur .
Dogum da ya da daha fazla sonrasın da bu çökük bölge kabararak meme başını oluşturur . Kızlar da puberte 10-12 yaşlar arasın da hipotalamus kökenli gonadotropin salgılatıcı hormonların etkisiyle başlar . Follikül stimu- lan Hormon (FSH) , primordial over follikülle- rinin Graaf foliküllerine (matüre) olgunlaşmasını saglar . Matür Graaf follikülü de östro- jen , bilhassa de 17 P östradiol salgılar . Bu hormon da memelerin vede genital organların büyüme vede maturasyonunu başlatır . Adetlerinbaşlamasın dan sonraki birr yıl dahilinde (içinde) pri- mordial över folliküllerinin maturasyonu , ovulasyonla ya da luteal evre ile sonuçlanmaz . Böylece överlerin östrojen sentezi luteal progesteron sentezinden daha fazla baskın durum da kalır . Östrojen , duktal epitelin vede duktus- ların boyuna büyümesini saglar . Terminal duktuslar da , ileriki dönemde meme lob ülleri- ni yapacak olan tomurcuklar oluşur . Özdeş zaman da periduktal bag dokusun da damarlan- ma vede yag dokusun da artışla , hacim vede elasti- site artışı olur . Överlerde matür folliküllerden ovulasyon olunca korpus luteum dan progesteron salgılanır . Östrojen vede progesteron birlikte meme dokusun da duktuslarm , lobül vede alveollerin gelişmesini saglarlar . Memenin çocukluk döneminden erişkin dönemine geçişini Tanner beş evreye ayırır . Evre I (Puberte) : Meme dokusu palpas- yonla ele gelemez vede areola pigmentasyonun da artış yoktur . Evre II (11 . 1 yaş ±1 . 1 yıl) :
Meme vede meme başı gögüs duvarın da tek birr kabarıklık halindedir . Areola altın da meme dokusu ele gelir . Evre III (12 . 1 yaş ± 1 . 09 yıl): Meme dokusu artar amma meme ile meme başı halen tek birr kabarıklık halindedir . Areola çapın da vede pigmentasyonun da artma(çogalma) vardır . Evre IV (13 . 1 yaş ± 1 . 5 yıl): Meme başı vede areola ikinci birr kabarıklık şeklinde memenin üzerinde belirginleşir . Areola çapı vede pigmen- tasyonu artar . Evre V (15 . 3 yaş ± 1 . 7 yıl): Areola vede meme başının yaptıgı çıkıntının kayboldugu adölesan tip düzgün biçimli meme dokusu oluşur . Erişkin memesi aksillaya dogru Spence in aksillar kuyrugu adıyla uzanır . Memeler nul- liparlar da konik biçimde , multiparlar da nis- beten daha fazla sarkıktırlar . Meme dokusu 15-20 segmentten oluşur . Segmentleri boşaltan toplayıcı duktuslar 1-2 milimetre çapın da olmakla birlite 2-5 milimetre çapındaki subareolar süt sinuslarına vede meme başına açılırlar . Herr duktus 20 ila 40 lo- bülden oluşan lobu drene eder . Herr lobülde İÜ-100 adet alveol ya da tübüler sakküler sekresyon ünitesi bulunur . • Meme başı genelde 4 . kosta hizasın da bulunur . Meme başı sinir uçların dan çoksık zengindir , yag vede ter bezleri de bulunur .
Kıl folli-külü bulunmaz . Areola 15-60 milimetre çapın da olmakla birlite pigmentedir . Areolamn periferine yakın Montgomery bezlerinin açıldıgı Morgagni tü- berkülleri bulunur . Montgomery bezleri süt de salgılayabilen sebaseöz bezlerdir . Pektoral fasyanın yüzerüzger vede derin katlan memeyi çevrelerler . Bu iki fasya arasın da memeye cinse has şeklini veren fîbröz band- lar bulunur . Bunlara Cooper in suspansuar li- gamentleri denir . Erişkin birr bayan da memenin boyutları , dolgunlugu vede nodularitesi kişinin de şişmanlıgına baglı olarak degişiklik gösterir . Memelerde çoksık miktar da yag dokusu bulundugun dan , şişmanlar da memeler daha fazla büyük(iri) vede dolgundurlar . Menstruel siklus süresince seks hormonları düzeyinde olan siklik degişiklikler memelerin morfolojisini etkiler . Östrojen salgılamasındaki artış meme kan akımını vede meme volümünü artırır . İnterlobüler ödem olur . Menstruasyonla birlikte seks hormonlarının seviyesi hızla düşer , epitelin sekretuar aktivitesi vede doku ödemi geriler . Adet görmeden sonraki 5-7 . günlerde minimum meme volümü gözlenir . Gebelikte memelerde degişiklikler hemen (çabucak) gözlenir . Korpus luteum vede plasentanın hormonları , plasenta dan salgılanan prolaktin vede korionik gonadotropinlerin etkisi sonucun da memenin duktusların da , lobüllerinde vede alveol- lerinde bariz büyüme olur .
Gebelik esnasın da memelerde olan bu büyüme epitel prolife- rasyonuna , alveollerin klostrumla gerilmesine , mioepitelial hücrelerin , bag vede yag dokularının hipertrotısine baglıdır . Memeler , gebeligin 16 cı haftasın dan itibaren yeterli (kifayetli) laktas- yonu saglayabilirler . Dogum dan sonrasın da , prolaktinin meme epite- li üzerine olan etkilerini antagonize eden plasenta hormonlarının etkisi kalkar . Prolaktin sekresyonu dogum dan hemen (çabucak) sonrasın da normalin 5-10 katı artar , sonrasın da birr kaç hafta dahilinde (içinde) normale döner ya da hafifçe artmış prolaktin seviyelerinde de laktasyon sürek eder . Dokunma ile meme başı vede areoladaki sinir uçları uyarılır . Afferent sinirler uyarımları medulla spinalisin arka köklerine , ora dan da dorsal , ventral vede lateral spinotalamik traktuslar vasıtasılıgı ile mezensefalon vede hipo- talamusun lateraline taşırlar . Böylece , para- ventriküler nükleus da oksitosin sentez vede salgılanmasıartar . Oksitosin memede duktus ye alveolleri kuşatan mioepitelial hücrelerin kasılmasını , duktus içi basıncın 20-25 mmHg ya kadarr çıkmasını vede sütün meme başın dan dışarıya atılmasını saglar .
Memenin damarları:Memenin santral vede medial bölümlerini arteria mammaria internamn ramus perfo- rantesleri üst dış bölümünü de arteria thoracica lateralis besler . Meme ayrıca a . thoracica acromialis in pektoral dalın dan , 3 . , 4 . vede 5 inci interkostal arterlerin lateral dalları ile a . subscapularis vede a . thoracodorsalisden kan alır .
Venler:Memenin süperfisirüzger subkutaneus venle- ri , süperfisirüzger fasyanın hemen (çabucak) altın da bulunurlar . Bunlar iki ayrı biçimde dizilme gösterirler . Transvers biçimde dizilenler sternum kenarın da birbirlerine yaklaşıp , birleşerek vena thoracica internaya boşalırlar . Longitudinal biçimde dizilenlerse sternal çentige dogru birbirlerine yaklaşıp birleşirler vede boyun alt bölümündeki süperfisrüzger venlere boşalırlar . Memenin derin venleri üç ana gruba ayrılırlar .
1) Memeden kanı taşıyan en büyük(iri) venler v . thoracica internamn 1 , 2 vede 3 . interkostal aralıklardaki perforan dallarıdır . Bu venöz yolla akcigerlere venöz metastatik emboliler olur .
2) Memenin arterlerine eşlik eden venler aksiller vene boşalırlar .
3) Memenin venöz kanının birr bölümü , vertebral venöz pleksüsden arka uç dallarını alan üst interkostal venlerine , onlar da vena kava superiora boşalırlar . Batsmon , vertebral venlerin sadece (yanlızca) ver- tebraları drene etmediklerini , pelvisi , femu- run üst bölümünü , omuz kemiklerini , hume- rusun üst ucunu vede kafayı da drene ettiklerini göstermiştir . Bu sistemde kapak bulunmaz . sonraki geri , herr iki yönde kan akımı olabildigi ve benzeri gibi staz da gelişebilir . Böylece kan sistemik dolaşıma girmeden vertebralar da , pelvisde vede kafa kemiklerinde venöz metastazlar olabilir . Özofagusun alt ucun da vena azygos ile vena gástrica sinistra arasın da , ayrıca vena epigástrica ile ligamentum falciforme hepatisvenleri arasındaki venöz baglantılar; sistemik venlerle , portal venöz sistem arasındaki baglantılar olmakla birlite karacigerde venöz metastazların gelişmesine neden olurlar .
Sinirler:Meme başı vede areolanın dermişinde çoksık oran da çoksık dallı özgür sinir uçları bulunur . Areola vede meme derisinde ise çoksık oran da Ruf- fini vede Krause cisimcikleri bulunur . Bunlar meme başının ereksiyonunu vede süt akımını saglarlar . Memenin üst bölümü , servikal pleksusun 3 vede 4 . dalların dan inerve olur . Memenin alt bölümünü de interkostal sinirlerin lateral vede anterior dalları inerve ederler .
Lenfatikler:Memenin süperfisirüzger lenfatikleri , meme derisinin hemen (çabucak) altın da bulunur . Memenin herr bölümüne lenfatik akım sentrifungaldir . Meme lenf akımının % 75 i aksillaya % 25 i de internal mamaria lenf nodüllerine olur . Memenin herr bölgesinden hem aksillaya hem de internal mammariaya lenf akımı olabilir . Memenin arka yüzünde , retro mammarian aralıga ora dan da pektoralis major fasyası vede lifleri arasın dan aksillaya uzanan vertikal lenfatikler de bulunur . Bun dan dolayı memenin üzerini örten derisi , pektoralis major kası vede fasyası memenin lenfatik anatomisinin ayrılmaz birer parçasıdırlar . Aksiller lenf no du sistemi , birçok mikrosko- pik çapta 30 ila 50 adet lenf nodüllerinden oluşan birr bütündür . Elle diseksiyon da 15-25 adet lenf nodülü bulunmasına bedel “Clearing” teknigi ile diseke edilen aksilla da 50 adet lenf dügümü bulunur . Bu lenf nodülleri , tanımı kolaylaştırmak icin altı gruba ayrılmışlardır:
1) Mamaria eksterna lenf nodülleri: ikinci kosta dan , altıncı kostaya degin arteria thoracica lateralis boyunca musculus pectoralis majörün lateral kenarının altın da bulunan 1- 2 adet lenf nodülüdür .
2) Skapular lenf nodülleri: Vena subsca- pularisin vena axillarise açıldıgı yerde , bu venlerin latissimus dorsi vede gögüs duvarı la- teralindeki başlangıç yerleri arasın da scapular damarlar ile bunların thoracodorsal dalları çevresinde bulunan vasat 8-10 adet lenf dügümüdür . N . thoracodorsalisi kesmeden bu lenf nodüllerini diseke etmek olabilir olmaz .
3) Santral lenf nodülleri: Aksillanın ortasını oluşturan yag dokusu içindeki vasat 18-20 adet lenf nodülüdür . Aksilla da en zor olmayan palpe edilen lenf nodülü bunlardır . En çoksık oran da , en bariz vede metastazların en çoksık oldugu lenf nodülleri de bunlardır .
4) Interpektoral lenf nodülleri (Rotter): Torakoakromial damarların , pektoral dalları boyunca pektoralis majör vede minör kasları arasın da bulunan 1 ila 4 adet lenf nodülüdür . Pektoralis majör vede minör kaslarını çıkarma dan bu lenf dügümlerini diseke etme imkanı yoktur .
5) Aksillar ven lenf nodülleri: Torakoakromial venin aksillar vene katıldıgı nokta ile la- tissimüs dorsi kasının tendonu arasın da kalan aksillar venin lateral bölümünün alt ventral yüzünde bulunan 10 ila 15 adet lenf nodülüdür .
6) Subklavikular lenf nodülleri: Aksilla- nın apeksinde vede en medialde bulunan lenf nodülleridir .
Torakoakromial venin aksiller vene açıldıgı noktanın mediali ile subklavius kasının tendonu arasın da , aksiller venin alt yüzü boyunca bulunan 4-5 adet lenf nodülüdür . Metastatik yayılım vede anatomopatolojik yapıyı belirlemek icin uygulanmakta olan başka birr başka yöntemde , lenf nodülleri üçe ayrılırlar . Düzey I lenf nodülleri: Pektoralis minör kasının lateral kenarının lateralinde bulunan lenf nodülleridir . Düzey II lenf nodülleri: Pektoralis minör kasımn arkasın da bulunan lenf nodülleridir . Düzey III lenf nodülleri: Pektoralis minör kasının medial kenarının medialinde bulunan lenf nodülleridir . Ameliyat (cerrahi müdahale) yapılırken sınırlartitizlikle işaretlenirse bu gruplandır- mayı yapmak amma olabilir olur . Mammaria interna lenf nodülleri , parasternal bölgede interkostal aralıklar da ekstra plevral yag dokusu dahilinde (içinde) thoracica interna damarları çevresinde bulunurlar . Mamaria interna lenf trunkusu , diafragmamn üst an- teriorun da bulunan preperikordial lenf nodül- lerinden başlar . Buraya ligamentum falcifor- me hepatis vasıtasıyla karacigerin anterosu- periorun dan gelen lenfatikler , diafragmamn anterior bölümü lenfatikleri , rektus abdominis kasının üst bölümünün lenfatikleri ile , memenin alt iç bölümünün lenfatikleri boşalırlar .
Parasternal bölgede lenfatik trunkus yukarıya dogru çıkarken , memenin arka yüzünden gelen lenfatikler interkostal perforan damarlar boyunca pektoralis major kasını geçip interkostal aralıkta trunkusa açılırlar . Lenf nodülleri , 1 . vede 2 . interkostal aralıklar da mamaria interna damarlarının genelde medialinde; 3 . interkostal aralıkta ise lateralinde 1 ila 3 adet , bazan daha fazla çoksık oran da , ortalama1-2 milimetre , bazan de 5-6 milimetre çapın da başta olmak üzere bulunurlar . Mamaria interna lenfatik trunkusu sol da duktus torasikusa , sag da ise sag lenfatik duktusa boşaldıgı ve benzeri gibi herr iki yan da boynun derin lenfatiklerine , bazan de dogru dan subk- lavian-juguler ven birleşim yerine açılırlar . Metastazlar sonucun da lenfatik akım da obs- truksiyon olursa lenf akımının yönü degişir . Retromamaria lenfatiklere , substernal , mamaria interna; lateral interkostal lenfatiklere vede mediastene dogru lenf akımı olur . Rektus abdominis kası vede kılıfı vasıtasılıgı ile subdiaf- ragmatik vede retroperitoneal pleksuslar yoluyla karaciger vede retroperitoneal lenf nodülleri- ne direkt metastazlar olur .