17 Mayıs Perşembe, İşler Karışıyor...
Ümit güne yine bir duble mazot içerek başlamış. Bu böyle giderse denizcilikten vazgeçer valla. Öte yandan ben biraz telaştayım. Ali’nin Pazartesi günü bir konsolosluk randevusu var. En geç Pazar günü dönmüş olması lazım fakat bu ikili İtalya geçişini planlıyorlar. 55 saatlik bir yol bu. Ali’nin dönüş tarihi riskli yetişemez bence. Ayrıca arkasından Dilek gidecekti ama onun da işleri karmakarışık olmuş durumda. Muhsine vize bekliyor ve işleri yoğun... Gelişleri gidişleri organize etmek lazım. Çok tedirginim. Neden? Çünkü Ümit’e eşlik edecek birini bulamazsam o kendi başına basıp gitme konusunda hiç tereddüt etmez. O zaman da ben korku ve endişe ile oturur kalırım. Hemen küçük bir araştırma ile “ haydi hop” deyince kimler gidebilir diye bakındım. Çok kişi yok elbette. Bir kaç yakın arkadaşa teklif ettim. İşler güçler öyle son dakikada organize edilemiyor. Yola çıkmadan Meltem Anay ile yazışmıştık. Hakan’ın böyle bir seyir için çok hevesli olduğunu, planlarda bir değişiklik olursa katılabileceğini söylemişti. Mesajlar telefonlar iletişim kurdum ve Meltem’in Amerika’da olduğunu ama Hakan’ın katılabileceğini öğrendim. Çok sevindim. Ali randevusunu çarşambaya ertelemiş o da biraz rahatlattı.
Bu arada bizimkiler teknenin Dekpa’sını teslim etmek üzere Pilos’a gittiler. Böylelikle Navarin’i de görmüş oldular ama işlerini halledecek bir mercii bulamadılar. Çıkış yapıldı Dekpa onlarda kaldı. 50 € ağırlık yapıyormuş cepten o çıkmış oldu, herşey tamam oldu.
Öğleden sonra 15.00 gibi Rocella için avara oldular. 55 saat sürecek bu etapta onlardan epey bir süre haber alamayacağız. Havanın da patlama riski var. Dualarla, iyi dileklerle mesajlaşıyoruz ve mesajlara karşılık derin bir sessizlik başlıyor, anlıyorum ki telefonların çekmeyeceği noktaya ulaştılar. Hafif tırsıyorum ve endişeliyim. Geri planda Ali Baha ile ekip değişimi ve rota planlaması yapmaya çalıştık. Ali dönecek Hakan geç gidecek nasıl ve nerede buluşabilecekler? B planı olarak Muhsine var. epey karmaşık bir durum. Biz bir takım tavsiyeler hazırladık kaptana ve yazdık artık ne zaman görürse…
O gün organize olabilmek için o kadar yazdık çizdik ki sonunda Hakan’ ı daha çıkmadan deniz tuttu başı döndü. Ve zaten işleri o kadar karıştı ki maalesef planlar yattı gidemiyor. Resmen adamı kaçırdık diye düşünürken Hakan beni rahatlattı gerçekten işleri organize edememiş.
Eyvah ki ne eyvah.. Tabii benim açımdan.
Cuma hava nispeten sakin Cumartesi ise dalgalar 3.5 m falan veriyor. Harlısı bakalım.










