Düşündüm de film içerisinde geçen bazı sahneler bana hiç yabancı gelmedi.60 ların başında Amerika’nın özellikle güneyindeki ırkçılığa maruz kalan zencilerin durumu bugünün Türkiyesinde müzisyenlerin başına gelebilmekte ..
Gittikleri extralarda,çalıştıkları mekanlarda gördükleri muamele zencilerden farksız .Müzisyensen arabanı oraya koyamazsın,o kapıdan giremezsin,orada oturamazsın,orada yemek yiyemezsin ,kulis de şartlar zaten hak getire ,garsonda ;müdüründen ,şefinden öyle görmüştür ve “aşağılık zencilere “ ona göre davranır.Hele o taverna,bar,gazino (pavyon ) ortamlarındaki durum anlatmayım..
Ama azcık ünlüysen fotoğraf çektirmek için sıraya girerler ,bu iki yüzlülüğü şiddetle kınıyorum ve bu tarz işveren ve tayfasını bu filme davet ediyorum..
Unutmadan bu yazı bizim (ayhan tekin orkestrasının)başımıza gelen şeyler değildir ancak benden ötesi tufan anlayışında olmadığımız için ve bu filmin güncelliği sebebiyle kaleme alınmıştır .Biz zaten iyi ağırlanıyoruz ancak bu muamelelerle karşılaşan müzisyenler için ya o müzisyeni mekanınıza kabul etmeyeceksiniz ki buna varım zira müzisyen de “müzisyenliğin “ gereklerine göre duruş sergilemek zorundadır (ki başka bir yazının konusudur)..
Mekanlara ve yöneticilere ,işverenlere düşen ya hakettiğini düşündüğünüz !! müzisyen olamamış larla çalışmayacaksınız yada çalıştığınız müzisyenlere hakettiği insani şartları sağlayacaksınız .
Bu arada bu içerik her otel,her müdür,her işvereni bağlamaz zira müzisyenleri çok iyi ağırlayan oteller ve müzisyen dostları vardır ki kendilerine tüm müzisyenler adına teşekkür ederiz..