
#dc#dc comics#batman#bruce wayne#dick grayson#batfamily#batfam#dc fanart#tim drake



seen from Malaysia

seen from United States
seen from Russia
seen from T1
seen from United Arab Emirates
seen from India

seen from United States

seen from Sweden
seen from United States

seen from United Kingdom
seen from China

seen from United States

seen from Germany
seen from Canada

seen from South Korea
seen from United Kingdom
seen from Norway
seen from South Korea
seen from China

seen from United States
[20.06.22]
This weekend I wasn't really able to do something for old greek, since I was at work, but now with my other lectures done I can concentrate on learning a new/old language again
somewhere in northern Romania
12 March 2021
I’ve been inactive for quite some time after my exams, cause I felt like I’ve had enough of sleepless nights, coffee, guarana and energy drinks.
With the beginning of semester I got involved in Orientation Week as I am in ESN and it was the longest alcoholic streak and it was an amazing, yet stressful experience.
And now I’m over at my grandma’s, resting. I have a little cold so it’s time for regeneration and when I get back, new events are coming. It makes me feel even more alive to have that sort of motor.
And of course not forgetting about studying, surprisingly I am on top of things though a lot of changes are going on in my life -- going through a breakup or quitting my job as I was v dissatisfied with both of them.
There were some bad moments and some good ones (I got in for Erasmus programme to Denmark!!!) but I’m feeling better and better. I am constantly changing and growing. Stepping out of my comfort zone has been good for me but at the same time I have learned a lot from my own mistakes. I’ve made new, international friendships and became more mindful.
It’s a long journey ahead but living in the moment is what’s most important because if we live constantly thinking about the future, it becomes meaningless bc the NOW never comes.
That was the rant of the day, thank you for your attention :) Wishing y’all the best!!!
Explicit | No Archive Warnings Apply | M/M
X-Men (Alternate Timeline Movies) | En Sabah Nur/Charles Xavier | Charles Xavier, En Sabah Nur, First Class Main Characters | Canon Divergence - Post X-Men: First Class (2011), Alternate Universe, Mutants, Mutant Powers, Mutation, Telepathy, Caretaking, Jealousy, Possessive Behavior, Protectiveness, Bottom Charles Xavier, Topping from the Bottom, Making Out, Arguing, Emotional Hurt/Comfort, Teasing, Flirting, Rutting, Fear, Cuddling & Snuggling, Mind Control, Beach Divorce Fix-It (X-Men), Hopeful Ending
Charles distantly heard Moira question Erik, but let it be for the moment. It was easy to tell that En was rather distraught, so Charles stayed tucked up in his arms and allowed the other man to hold him close as his thoughts slowly calmed down to something less erratic and frightened. It wasn’t like it was a hardship to be bundled up in his fiancé’s arms, after all, and Charles moved to tuck his face against the overly warm skin of En’s throat to warm his icy nose.
“Mhm, you’re like a space heater,” Charles purred, making another happy noise when En tightened his arms around Charles’ waist.
He knew the body heat that En was putting off was purposeful, and he brushed his thanks across En’s thoughts as he pressed closer.
Erasmus Cenabetliklerim - 1 İlk Gün
Merhabalar çok sevgili Tumblr halkı! Hazır Erasmus dönemim bitmişken size yaşadığım aşırı saçma, “ya bu kız resmen oturmuş kutup ayısının gelmesini bekliyor” dedirtecek anılarımı yazıya dökmeye karar verdim. Erasmusa kabul edilme sürecim ayrı bir hikaye, onu da bilgilendirme amaçlı yazarım. Onun başlığı da “Allah belanızı böyle de verebiliyor” olur herhalde - yapım aşamasında.
Öncelikle temel bilgileri veriyorum.
İngilizce öğretmenliği 3.sınıfa geçtim. 2.sınıf 2.dönemimi Erasmusta geçirdim - hala yurtdışındayım.
Okulum South Bohemia University
Budweis, Czechia - cnm şehrim
İlk defa uçağa bindim, bu da ayrı komik, inada bindim “uçakla Yozgat’a mı uçayım? Şehirde havalimanı yok, bu ne vizyonsuzluk! İlk uçuşum yurtdışına olacak” dedim. VE OLDU, ama nasıl oldu...stay tuned!
Havalimanında şebek gibi tax free mağazalara bakıp lan bu ne böyle vay anasını diye dayılar gibi söylenirken buldum kendimi. 1 dakika utanç duruşu.
Sanki hep uçağa biniyormuşum gibi hiç heyecanlanmadım, zaten niye heyecanlanayım ki diyorum içimden. Salak her zaman mı uçuyorsun yurtdışına bu ne rahatlık, fyi yay burcuyum. Şimdiden “hmm anlıyorum demek yay burcusun her şey yerine oturdu”yu duydum.
Zaten her şey Prag’a inince başlıyor. Başroldeki salağımız (ben) sanki elinde hiç nakit para yokmuşçasına, merakına yenik düşüp havaalanı ATMsinden para çekmeye kalkışıyor ve gelmeden önce para çekme hakkında sayısız YouTube vlog videosu da izlemişti. Yani at this moment she knew she fucked up anacım. Kart sen git sıkış ATM’ye vallahi de ilki o ATM’ydi. Çığlıklar yardım çığlıkları çünkü bankayı arayınca sadece Çekçe telesekreter çıkıyor ve “Please press 9 for English.” de demiyordu. PANİK PANİK PANİK! Kocaman valiz ve 2 sırt çantamla information desk’e koştur koştur gittim. “Ben kart sıkıştırmak please help” demedim ama yüzüm tam o çaresizliği yansıtıyordu. O DURUMDA NASIL SAKİN KALDIM BİLMİYORUM çünkü aynı anda ablamlar beni yokluyordu. Danışmadaki kadın bankayı aradı her denileni yaptı ve oturdum kartımı bekledim. Kapıdan gelmedi kartım ne yapacağız Sinan Bey? Canım bankamı arayıp kartımı iptal ettirdim.
Prag’tan Budweis’a gidip ordan da yurduma geçeceğim. Bana buddy de atandı ama nur cemalini 2 bilemedin 3 kere gördüm onda da bana asla yardım etmiyordu, etkinliklerde karşılaşmıştık. Mesaj attım, “ben geldim beni alacak mısın?” dedim. “Um, hyr alamm özr dlrm..” dedi. NİYE BUDDY OLDUN Kİ PUŞT! Sana mı minnet eyleyeceğim diyip yola koyuldum.
Praha Airport-Hlavni Nadrazi (Büyük Tren İstasyonu) - Ceske Budejovice - Yurt
Gideceğim yol bu. Yaklaşık 3.5 saat tuttu galiba. Önce Airport Express’e bindim direkt tren istasyonunda indirdi. Tıngır tıngır sürerek ilerliyorum. Kırık Çekçeyle “Ceske Budejovice???” yapıyorum bilet yerine tabii puppy eyes da var. 2 saat yayılarak ve abur cubur kemirerek yolculuğumu bitiriyorum. Yurda nasıl gideceğim? Panik panik panik. Yerel insanlara soruyorum ama İngilizce bilmiyorlar benim de Almancam A1 seviyesinde, istediğim şeyi elde edemiyorum. AVMnin içinde turist danışma varmış! Kalm. Hemen bana bir harita çıkardı ve yükümü görünce özellikle durak işaretledi, nerede ineceğimi söyledi. İşte o gün harita saklamaya başladım.
Yurdu bulunca gözlerim nasıl ışıldadı keşke görseydiniz. Başka bir buddy sayesinde yurda giriş yapıp kontraktlarımı imzaladım (GÖZÜME GÖZÜKME ASIL BUDDYM). Odaya varınca da Tesco’ya gittik. Ben orayı lojistik deposu sanıyordum meğerse MARKETMİŞ. Mantıklı bulduğum ne varsa alıp çabucak çıktım.
İlk günüm böyleydi. Tabii ki size her günü tek tek açıklamayacağım ama bu ilk günü açıklamasaydım diğerlerinin tadı çıkmazdı. Umarım diğer cenabetliklerimi de bunu da beğenirsiniz.
You feel the magic
THOSE MENTEES WONT KNOW WHAT HIT EM. GONNA MENTOR THE SHIT OUT OF U DUDES. come to Chopin Airport at 12:30 tmr for an asskicking 💜