Sen hiç evsiz kaldın mı?

seen from Australia

seen from Italy

seen from Italy

seen from United States
seen from India

seen from Israel
seen from Netherlands
seen from China
seen from Yemen
seen from United States
seen from United Kingdom

seen from Yemen
seen from Israel
seen from Mexico

seen from Italy

seen from Israel
seen from Germany
seen from China

seen from Israel
seen from China
Sen hiç evsiz kaldın mı?
Şu koskoca dünyada yerim yurdum yokmuş gibi hissetmekten yoruldum..
sen her acıyı, her zorluğu, her yaşanmışlığı taş yapıp bağrına basarsın. biri gelir ve o taşın üstünde mesken tutar. orayı yurdu beller. sana zarar verse de söküp atamazsın, senden bir parça olur. soğuk olur yakar orayı. tek sen ateşi hissedersin. sıcak olur su döker. o suda tek sen boğulursun. bazen öyle bir şey olur ki, o orda ev inşa eder ama sen evsiz kalırsın.
Kalana mı zor? gidene mi zor? Diyerek klasik bir soru sormak istiyorum sizlere. İnsanların hangi açıdan bakarak bu soruları cevapladıklarına, bu soruyu cevaplarken ki düşüncelerini merak ediyorum açıkçası. Kalana hangi sebepten zor? Gidene hangi sepepten zor? Bu hayatta giden mi oldunuz yoksa kalan mı?
Pekala hepimiz gidenler için gidene, kalanlar için kalanlara zor olduğunu söyleyeceklerini biliyoruz. Nasıl şimdi benim kalana zor diyerek bu düşünceyi savunacaksam gidenlerin de kendilerince savunması olacaktır. Şöyle bir örnekle başlamak istiyorum ; bir sepepten dolayı kaldığınız o evi bırakıp yeni bir eve yeni bir hayata başlamanız gerekti. O evden taşındınız, o evde ki anılarınız o evde kaldı, dinlediğiniz şarkılar duvarlarda, yaptığınız yemeklerin kokusu odalarda hapsolmuş. Her sabah camın önünde suladığınız kasımpatılar, içeriye almaya üşenip kapının önünde bıraktığınız o bir çift terlik. Oradan taşındınız ve bütün bunlar o evin içinde kaldı, geride kalan o evi ; kalan, o evi bırakıp yeni bir eve taşınanı da giden olarak düşünelim.
Kim anıların içinde kaldı? Kim her o evin önünden geçtiğinde hatıraları tekrar baş gösterdi? Hepimiz bunun cevabının kalan olduğunu biliyoruz. Bunun anlamı gidenin hiç mi gözlerini kapatınca hatıraları gözünün önüne gelmiyor anlamına gelmiyor, bu konuda anlaşalım. Anlatmak istediğim ; gözlerini kapatınca gözünün önüne gelen hatıralarla, dokunabildiğin hatıraları aynı değil gayet tabii
Aynı kefeye koyulsaydı bu ikisi soyut ve somut kavramının ne önemi kalırdı peki?
Ve gidenler, bu hayatta giden olmadım açıkçası kalan oldum daha çok, gidenin tam olarak neler hissettiğini yaşamadan sizlere aktaramam belki ama bir kaç satır düşüncelerimden bahsedebilirim.
Gidenler için bence iki şekilde gitmek vardır. Birincisi ; aklında bitirip gitmiştir, ikincisi ise kalbinde hâlâ âşk kırıntıları kalarak gitmiştir.
Kalbinde âşk kırıntıları kalanların sol tarafında hep bir ağırlık olur buna ; vicdan azabı deriz. Bedenen başka yerlerde olsa da ruhunun ve kalbinin Bir parçası her zaman bıraktığı o yerdedir.
Akılda bitirip gidenler ise arkasında bıraktıkları enkazdan Bi haber yaşamlarını sürmeye devam eder. Çünkü aklında bitirenler kalbinde de bir şeyleri bitirmeyi başarmıştır. Her ne kadar kalp akıldan üstün gözükse de tam tersidir aslında, akıl kalpten üstündür diyerek cümlelerimi bitirmek ruh-u revan bedenlerinize ve kalplerinize bol sevgili bir yaşam dilerim.
Daha 16-17 yaşında olup. Birine deliler gibi aşık olmak, sizi dünyanın en dertli insanı yapmaz. Dışarda insanlar ÖLÜYOR, ailesini KAYBEDİYOR, kolu bacağı KOPUYOR, çocuk yaşta ZORLA EVLENDİRİLİYORLAR. Babasından hergün dayak yiyenler var. Birgün anne sevgisi görmeyenler. Yıllarca okuyup üniversite bitirip işsiz kalanlar var... Seninse bilgisayarın var, telefonun var, okula gidiyorsun, sağlıklısın, gece sıcak yatağında yatıyorsun. Kusura bakma ama salağın teki senin plotonik hislerine karşılık vermedi diye, üzülüp isyan etmeye HAKKIN yok.
Burası dünya yahu burası bu kadar işte...
- Ah Muhsin Ünlü
İnanılması güç bir hadise! 785 kişi hayatını kaybetti
Pakistan, Haziran ayının sonundan bu yana aralıksız süren muson yağışlarının neden olduğu felaketle mücadele ediyor. Ülkenin çeşitli eyaletlerinde görülen aşırı yağışlar, hayatı durma noktasına getirdi. Pakistan Ulusal Afet Yönetimi Ajansı (NDMA), yaşanan şiddetli yağışlarda şimdiye kadar yedi yüz seksen beş kişinin yaşamını yitirdiğini, dokuz yüz yetmiş sekiz kişinin ise yaralandığını…