Bu artık varoluş mücadelesi değildi... İncir ağacının aromatik kokusundan gitmekti, kuş cıvıltısı yerleştirmekti dudağının bir kenarına. Yeni bir şarkı keşfeder gibi düşmekti yollara. Açmak gibiydi eski bir yarayı ve kaldırmaktı kabuklarını. Kırılmış bir vazoyu yapıştırmak gibi umut bağlamaktı yarınlara. Okşamaktı bir kedinin başını. Köşenin ardını bilmekti lakin aynı aptallıkla dönmek gibiydi bazen yaşam.
🐈














