seen from Malaysia

seen from United States

seen from Russia
seen from China
seen from South Korea
seen from United States
seen from Netherlands

seen from South Africa
seen from Australia
seen from Australia
seen from Malaysia
seen from United States

seen from Poland
seen from China
seen from Argentina

seen from Singapore
seen from United Kingdom

seen from United States
seen from Türkiye

seen from United States
No:2
Karanlığın ilk dokunuşu, her zaman bir yanılsamayla başlar.
Saat 18:45’i geçmişti ya da bir tık ilerisi. Radyoda çalan, o anlamsız yerel kanal reklam müziği, kulaklarımda paslı bir çivi gibi dönüp duruyordu. Elimde vişneli bir kruvasanla gelmeni bekliyordum; sen yalpalaya yalpalaya, koca bir çanta ile, ter ve şekerli parfüm karışımı bir koku bırakarak geldin. Yol iki saat sürecek, diyordu navigasyon. Ama biz zaten zamanı çoktan terk etmiştik. Karanlığa sürüyorum aydınlığımı geride bırakarak. Karanlık çok tatlıydı. Hızım 178’i bulmuştu, ses etmiyordu; çünkü bundan daha korkutucu şeyler çok yakında başlayacaktı. Belki de başlamıştı bile.
O, orta boylarda, siyah saçlı, esmer bir tanrıydı. Herkese benziyordu ve hiç kimseye benzemiyordu. İri gözleri vardı; kızmadığı zamanlarda o gözler insanı içine çeken, dipsiz kuyular gibi bakardı. Talihsiz bir hayatı, yoklukla terbiye edilmiş bir ruhu taşıyordu. Dert etmezdi, olduğunca yaşardı; olmadığında ise canı sıkılırdı, sessizce, derinlerde. Neden yan koltukta oturduğunu ikimiz de çok iyi biliyorduk. Sadece sürüyordum. Nehir kenarında bir oda, odanın tam ortasında bir banyo… Gülmek için bile sebep arıyorduk, çünkü asıl ağlayacağımız konular çok daha fazlaydı. Tanışalı dört yıl, sohbet etmeye başlayalı ise henüz yarım saat olmuştu. Şirince şarap, çamur gibi akan nehir manzarası… Birbirimizin arka bahçesindeki solmuş çiçekleri gösteriyorduk. Nedenler, nasıllar, telkinler, motivasyon konuşmaları… Hepsi zamanı ileri almak için söylenen yalanlardı. Doluydum, o da öyle. Yorulmuştuk. Kalem gibi ince elleriyle başımı okşadığında hikâye aslında başlamıştı; ama bu, bir hikaye değil dibe gitmenin ilk adımıydı.
Görsel Bankası
Görsel Bankası | Görsel bankası her bilgiye ulaşabileceğiniz bir pinterest hesabıdır.
3D Mimari Görselleştirme: Archviz Nedir Sanatın İnşa Ettiği Gerçeklikler
İyi günler kahveler içildi mi
Küçümsemeyeceğini umarak sıkıntılarımı anlatmak için 9999. kez anneme adım atıyorum
Umreden gelen hediyeme bakin... Umre??? ohojohsoshoshsosj