Piri Reis’in Sırrı
“...tarih farklı kaynaklarda farklı şekiller alır. Bizse inanmak istediğimizi seçeriz sadece. Ya da başkalarının bizim için seçtiğini ezberler dururuz.”

seen from United States
seen from United Kingdom
seen from United Kingdom
seen from United States
seen from South Korea

seen from United States
seen from Germany

seen from Philippines

seen from United States

seen from Italy

seen from Italy

seen from United Kingdom
seen from Finland
seen from Finland
seen from China
seen from China
seen from Germany
seen from United States
seen from Germany

seen from Saudi Arabia
Piri Reis’in Sırrı
“...tarih farklı kaynaklarda farklı şekiller alır. Bizse inanmak istediğimizi seçeriz sadece. Ya da başkalarının bizim için seçtiğini ezberler dururuz.”
İzmir’den Karanlık Sulara...
Tarih 30 Ocak 1975... İzmir’den İstanbul’a gitmek için havalanan TK-345 sefer sayılı Türk Hava Yolları uçağı, Yeşilköy Havaalanı’na -bugünkü adıyla Atatürk Havaalanı- teker değdirdiğinde havalimanı elektrikleri beklenmedik bir şekilde kesilir. Bu gibi ani kesintilerde kullanılmak üzere alanda hazır bulunan jeneratörler, dönemin teknolojisi yüzünden yirmi saniyelik bir gecikmeyle çalıştırabilmektedir. İşte bu yirmi saniye, o gece kırk iki kişinin hayatına mâl olur…
Elektrikler kesildiğinde pilotlar prosedür gereği tekrar havalanmak zorunda kalmış ve kulenin de yönlendirmesiyle birlikte tura çıkmışlardır. Uçak, içindeki otuz sekiz yolcusu ve dört kişilik mürettebatıyla birlikte Topkapı yönünden tur atıp yeni bir iniş denemesi yapacaktır. Ancak kule, uçakla irtibatı birdenbire kaybeder. Sert bir Ayondon fırtınasının olduğu o akşam, kule görevlileri ne kadar çabaladıysa da uçağa bir daha ulaşamaz. Havadaki diğer uçakların pilotları da farklı frekanslardan uçağa erişmeyi denemişler ama başarısız olmuşlardır.
Sabaha kadar süren arama çalışmalarının ardından su üstünde bazı parçalarına ulaşılan TK-345, bugün dahi bilinmeyen bir nedenle Marmara Denizi’ne düşmüş ve yolcuları arasında kurtulan olmamıştır.
Kırk yıl önce yaşanan ve günümüzde pek az kişinin haberdar olduğu bu kazadan daha da ilginç olan bir şey varsa, o da uçağın düştüğü yer saptandıktan sonra bile çıkarılmamış olması… Uçak, bugün hâlâ Yeşilköy sahili yakınlarında, içindeki yolcularla birlikte tüm matemiyle yatmaktadır. Üstelik ne sebeple düştüğüne veya enkazın ve ölen insanların neden hâlâ denizin dibinde yattığına dair tatmin edici bir açıklama yoktur.
Ve tabii konuyla ilgili olarak; http://bit.ly/1L0dtxR
Kara Güneş
“Yazmak için can atıyorum ama ne yazık ki bu gece yazacak pek bir şeyim yok. Yorgunluktan ölüyorum. Birazdan yatıp uyuyacağım ve saatler sonra yeni bir güne uyanacak ve onun her tarafımızı saran dehşetine katlanacağım. “Tıpkı diğerleri gibi… ”Hayat bana gerçekten acımasız davrandı ve tek tesellim başka binlerce insana da öyle davranıyor olması. Onun karakteri bu. Bizle savaşmayı seviyor. Koyduğu kuralları değiştirmeye çalışmak boşuna. “Bir kâğıdın bile elinizi kesebildiği bu dünyada bunu kimse denemesin. Bu konuda samimiyim. Acı çok kolay buluyor insanı. Pusuda bekleyen bir düşman gibi adeta... “Savaş başladığından beri hiçbirimiz özgür değiliz. Bir daha da olabileceğimizi sanmıyorum. Zihinlerimiz gördüklerimizle birlikte değişti. Yapabileceklerimiz konusunda sınırlarımızın olmadığını gördük. Bedenlerimiz dayatılan kurallarla oradan oraya savruluyor artık. Ama bana sorarsanız bu çok önemli değil. Asıl açık olması gereken şey zihinlerimiz. Özgürlük belki de tutsak olduğunu bilmektir sadece.”
Kara Güneş, yenilenen ikinci baskısıyla temmuz ayında raflarda.
#hakangeda #serisi #macera #cenkkayakuş #altınbilekyayınları #birhakangedamacerası #av #saplantı #karagüneş #pirireisinsırrı #uçuş345 #kitap #kitapsever #kitapkurdu #kitapdostu #okumaklazım #instagramturkey #book